T.C. ADANA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/383 - 2025/863
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/383
KARAR NO : 2025/863
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/11/2024
NUMARASI : ... Esas ... Karar
DAVACI : ... ELEKTRİK DAĞITIM ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLİ : Av.
DAVALI : ... YAPI VE TİCARET A.Ş.
VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : İTİRAZIN İPTALİ
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVACI : ... ELEKTRİK DAĞITIM ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLİ : Av.
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVALI : ... YAPI VE TİCARET A.Ş.
VEKİLİ : Av.
TALEP KONUSU : Mahkeme Kararının Kaldırılması
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 22/05/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 22/05/2025
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/11/2024 tarih ve ... Esas ... sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle taraf vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan esas incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE :
Davalı şirketin "... Mahallesi ... Bulvarı No:375 ..." adresinde bulunan, bir dönm ... ve ... mağazalarının bulunduğu binanın maliki olduğunu, bu binaya ... nolu elektrik tesisatı üzerinden elektrik sağlandığını, ... personelleri tarafından 02/011/2018 tarihinde dava konusu adreste yapılan denetimlerde davalının ... nolu elektrik tesisatı üzerinden abonesiz elektrik tüketimi yaptığının tespit edildiğini, ... tarafından Enerji Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğine göre kaçak tahakkuku düzenlendiğini, sayaç üzerinde abonesiz tüketilen tüketim miktarına göre 665.768,85.-TL kaçak tahakkuku düzenlendiğini ve davalı adına ....İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığını, davalının haksız borca itiraz ettiğini belirterek davalının .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyadaki itirazının iptalini talep etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:
Davalı şirketin kiracısı olan ... Alışveriş Merkezleri A.Ş'nin 31/08/2012 tarihinde taşınmazdan taşındığını, 31/08/2012 tarihinden itibaren taşınmazın boş olduğunu, taşınmazda elektrik kullanımı söz konusu olmadığını sadece kış aylarında bodrum katları su basması nedeniyle bu suyu tahliye amaçlı olarak küçük güçlü bir motopomp çalıştırıldığını, geriye doğru endeks değerleri incelendiğinde aktif tüketimlerinin çok düşük olduğunu, 13/12/2017 tarihinde ... tarafından ... seri nolu Sayaç ve Ölçü Trafoları Sökme Takma Değiştirme Tutanağı ile mevcut sayacın damga süresinin dolmuş olmasına istinaden taşınmazdaki elektrik sayacının değiştirildiğini, 02/01/2018 tarihinde abonesiz elektrik kullanılması nedeniyle Kaçak/Usulsüz Elektrik Kullanım Tutanağı tanzim edilerek elektriğin kesildiğini, sonrasından taşınmazın maliki davalı şirket adına 09/01/2018 tarihinde abonelik sözleşmesi yapıldığını, bir süre sonra davalı şirket adına Enerji Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 26-1-(a) maddesine göre 688.499,09.-TL kaçak tahakkuk bedeli hesaplanarak icra takibi başlatıldığını, davacı şirketin dava konusu elektrik tesisatının elektriğini kesmediğini, Enerji Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 26-1-(a) maddesine göre dağıtım sistemine müdahale olmadığı için müvekkil şirketin kaçak elektrik kullanımının söz konusu olmadığını, davacı şirket tarafından kaçak tahakkuk hesabında yönetmeliğin 44. Ve 45. Maddelerinde düzenlemelerin görmezden gelindiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI :
"DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, 119.229,10.-TL asıl alacak ve 1.974,63.-TL işlemiş faizi ve 355,43.-TL KDV si olmak üzere toplam 121.559,16.-TL alacak asıl alacağın takip tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi, faizin %18 KDV'si masraflar ve vekalet ücreti ile birlikte tahsili hakkında borçlunun itirazının iptaline, takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, takip konusu alacak likit nitelikte olmadığından tarafların tazminat isteminin reddine, " şeklinde karar verildiği görülmüştür.
DAVALILARDAN ... YAPI VE TİCARET A.Ş. VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Yargılama sürecinde her defasında belirtikleri gibi davalı ... Yapı Ve Ticaret A.Ş.'ın uzun yıllardan bu yana ve halen de boş olan ... ... Bulvarı. No: 375 adresindeki taşınmazında iddia edildiğinin aksine herhangi bir kaçak elektrik kullanımının söz konusu olmadığını, mahkemece hükme esas alınan 05.05.2024 tarihli bilirkişi kurulu raporunda "..kaçak tüketim miktarı karşılığının 119.229,10-.TL asıl alacak, 1.974,63-.TL faizi ve 355,43-.TL KDV'si olmak üzere toplam 121.559,16-.TL olduğu.." kanaatında açıklanmış ise de, açıklanan kanaatın dosya kapsamındaki kanıtlarla örtüşmediğini, mahkemece takip konusu alacağın likit olmaması gerekçesiyle icra inkar tazminatı taleplerinin reddedilmiş ise de, davacının takipte haksız ve kötüniyetli olduğunu, icrai takibata konu tutarın yaptığı işin uzmanı olduğunu tartışmasız davacı-şirket açısından hesaplanabilir nitelikte ve likit olduğunun nazara alındığında davalı lehine icra inkar tazminatına karar verilmesi gerektiğini, istinaf başvurularının kabulü ile, davalı istinaf nedenleri doğrultusunda hükmün ortadan kaldırılmasını, davanın reddine, davacının takip miktarının % 20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, istinaf incelemesi sonuçlanıncaya kadar hükmün icrasının ertelenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf dilekçesine cevap veren davacı vekili dilekçesinde özetle;
Karşı tarafın yapmış olduğu istinaf talebinin reddi ile yerel mahkeme tarafından verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğundan yerel mahkeme kararının onanmasına, karar verilmesini talep etmiştir.
DAVACI ... ELEKTRİK DAĞITIM ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun14.06.2019 tarihli ve 44831307-11003.99-27485 sayılı yazısı ile aktif ve dağıtım bedeline ayrı ayrı hesaplanması gerektiğini, fon bedellerinin sadece aktif enerji bedeli üzerinden hesaplaması sonucu eksik olarak hesaplandığını, fon bedellerinde aktif enerji ve cezalı enerji bedeli üzerinden hesap yapılaması gerektiğini, davaya konu tutanakların, müvekkili şirketin mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisinin mücbir sebeplerin halleri dışında açılması üzerine tüketici hizmetleri yönetmeliği 42’nci madde 1’inci fıkra (ç) bendi kapsamında düzenlendiğini, tahakkuk hesaplamaları, yönetmeliğin 44’üncü maddesinin 4’üncü fıkrasının esas alınarak, 45’inci madde 2’nci fıkrası kapsamında belirtilen tarih aralıklarına yapıldığını, müvekkili şirket tarafından yapılan hesaplamalarda hata bulunmadığını, yargıtay karalarının da aynı doğrultuda olduğunu, bilirkişi, raporunun bilimsel dayanaklarını da açık ve anlaşılır biçimde göstermek ve eksiksiz cevaplandırmak suretiyle hazırlandığını, bilirkişi raporunu kaleme alırken özel ve teknik bilgi bağlamında uzman kimliği bulunmayan hakimin ve tarafların anlayabileceği kavram ve terimleri kullanmasının, raporun tarafların ve hakimin denetimine uygun açıklıkta olmasını, dolayısıyla, uzmanlık gerektiren teknik bir konuda yapılmış hesaplama detaylarının tarafların anlayabileceği şekilde açıkça ve tek tek izah edilmesi gerektiğini, ancak ilk derece mahkemesi tarafından eksik bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kuruldugundan müvekkili kurumun ciddi hak kayıplarına uğradığını, TMK. m. 3/1'e göre, “Kanunun iyi niyete hukukî bir sonuç bağladığı durumlarda, asıl olan iyi niyetin varlığıdır”. kanun koyucu, iyi niyet aranan hallerde asıl olan onun varlığıdır demek suretiyle, iyi niyetin varlığının değil, fakat yokluğunun ispat edilmesi gerektiğinin belirtildiğini, iyiniyet varlığının karine olarak davalı tarafca cevap dilekçesinde bu karineyi çürütecek deliller sunmadığını, elektrik dağıtım şirketleri tarafından usulüne uygun olarak düzenlenmiş olan kaçak elektrik tespit tutanağının aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan resmi belgelerden olduğunu, bu nedenle, ispat yükünün bu belgenin aksini ispat eden tarafa düştüğünü, müvekkili kurum tarafından tutulmuş olan kaçak tutanağın da usulüne uygun olarak düzenlenmiş bir kaçak tutanağı olup kaçak kullanım yapılmadığı yönündeki ispat yükü kendisinde olan davalı tarafından ispat edilemediğini, bu sebeple davalı borçlunun söz konusu kaçak tüketimden kaynaklı borçtan fiil kullanıcı olarak sorumlu olduğunun kabulü gerektiğini, davacı vekilinin yapmış oldugu müvekkilinin ... Yapı A.Ş aboneliğinin kendisine ait olmadıgı dönemde elektriği kullandığı şeklinde beyan verdiğini, ancak abonesiz şekilde kaçak kullanan kişinin de haksız fiil hükümlerine göre sorumlu olduğunu, davacı kurumun abone sahibinden isteyebileceği gibi abonesiz şekilde kaçak kullanan fili kullanıcıdan da bu tutarı talep edebileceğini, bu nedenlerle bilirkişi raporuna itirazları doğrultusunda dosyanın ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesini yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf dilekçesine cevap veren davalılardan ... Yapı Ve Ticaret A.Ş. vekili dilekçesinde özetle;
Karşı tarafın yapmış olduğu istinaf talebinin reddi ile yerel mahkeme tarafından verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğundan yerel mahkeme kararının onanmasına, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER : Yazılı beyanlar ve tüm dosya kapsamı.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava, kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen de kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmış olup,
İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın istinaf incelemesi sonucunda, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 04.01.2024 tarih ve 2021/2047 Esas ve 2024/16 Karar sayılı ilamı ile; "Somut olayda, yerel mahkeme tarafından çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren bu konuda uzman bilirkişi görüşünün alınmasının yerinde olduğu açıktır. Mahkemece elektrik mühendisi bilirkişiden alınan raporda davacının alacağı 170.104,55.-TL olarak hesaplanmıştır. Mahkemece alınan ikinci bilirkişi heyeti raporunda ise davacının toplam alacağı 459.293,15.-TL olarak hesaplanmıştır. Söz konusu rapora karşı da tarafların itirazlarını sundukları anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporuna itirazların çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hususlara ilişkin herhangi bir teknik değerlendirme yoluyla irdelenmeksizin yerel mahkemece reddine karar verildiği, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları arasında misli düzeyde fark bulunduğu, bilirkişi heyeti raporunda 2014 yılı Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 29. Maddesindeki süre sınırlamalarına riayet edilmediği gibi bu haliyle raporlar arasındaki çelişki giderilmediği hal böyle olunca tarafların iddia ve savunmalarını, önceki rapora itirazlarını da ayrıntılı şekilde irdeler tarzda, alanında uzman yeni bir üç kişilik elektrik mühendisi bilirkişi heyetinden "raporlar arasındaki çelişkiyi giderir" şekilde rapor alınıp, 2014 yılı Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği hükümleri uyarınca değerlendirme yapılarak, niteliklerine uygun biçimde deliller de değerlendirilmek suretiyle sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, konuya ilişkin yerleşik Yargıtay uygulamaları ile teknik hususlara yönelik yapılması gereken değerlendirmeler yönünden eksik inceleme sonucu mevcut şekilde hüküm kurulmuş olmasının yerleşik Yargıtay uygulamalarına, usule, yasaya ve 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a maddesine aykırı olduğu görülmüştür. " gerekçesi ile kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür.
İlk derece mahkemesince kaldırma kararı doğrultusunda; alınan elektrik mühendisi bilirkişi heyeti raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiş bu karara karşı taraflarca istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun kaldırma kararında belirtilen hususlara uygun düzenlendiği anlaşılmaktadır. Tarafların istinaf istemleri bu yönüyle yerinde görülmemiştir.
Davalı lehine tazminata hükmedilmesini talep etmiş ise de; hemen belirtilmelidir ki, alacağının varlığına maddi hukuk kuralları çerçevesinde inanarak icra takibine girişen, ancak bunu usul hukuku kurallarına uygun şekilde kanıtlayamadığı için itirazın iptali istemi reddedilen bir alacaklı, İİK’nın 67. maddesi anlamında ‘haksız’ ise de, ‘kötü niyetli’ olarak kabul edilmesine ve dolayısıyla, bu iki koşulun birlikte gerçekleşmesini açıkça şart koşan söz konusu hüküm çerçevesinde tazminatla sorumlu tutulmasına hukuken olanak yoktur. (HGK'nun 13.06.2019 tarihli ve 2017/19-928 E., 2019/658 K., 01.03.2017 tarihli ve 2015/1048 E., 2017/380 K. sayılı kararları ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2022/6498 E. Ve 2023/2058 K. Sayılı kararı) Davalının istinaf istemleri de bu yönüyle yerinde görülmemiştir.
HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, mahkemesince kaldırma kararı doğrultusunda alınan bilirkişi heyet raporuna göre karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı yan olmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmıştır.
Mahkemenin dosyada toplanan delillere göre, vermiş olduğu kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından istinaf talebinde bulunanın istinaf başvurusunun HMK.'nun 353/1-b-1 maddeleri uyarınca reddine dair aşağıdaki kararın verilmesi gerekmiştir
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-İstinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b(1) maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 8.303,70.-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 2.085,00.-TL harcın mahsubu ile bakiye 6.218,70.-TL harcın istinaf talebinde bulunan davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken istinaf karar harcı olan 615,40.-TL davacıdan peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
4-İstinaf ile ilgili yapılan masrafların istinaf talebinde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
5-Kararın, 6100 Sayılı HMK'nın 359/4 maddesi gereğince dairemiz tarafından taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda Hukuk Muhakemeleri Kanunu 361/1 maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde YARGITAY ilgili Hukuk Dairesine TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 22/05/2025
Başkan- Üye- Üye- Katip-
e-imzalı e-imzalı e-imzalı e-imzalı
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!