T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1550 - 2025/1271
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1550
KARAR NO : 2025/1271
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/05/2023
NUMARASI : ... Esas, ... Karar
DAVACI : 1- ...
VEKİLLERİ : Av.
DAVACI : 2- ...
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 1- ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLLERİ : Av.
DAVALI : 2- ...
VEKİLLERİ : Av.
DAVA : Ölüm Nedeniyle Açılan Maddi ve Manevi Tazminat
KARAR TARİHİ : 22/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 22/05/2025
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 04.05.2023 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı araç ile müvekkillerinin murisi ...’in 20.07.2020 tarihinde karıştıkları trafik kazası neticesinde müvekkillerinin murisinin vefat ettiğini, kazaya neden olan ... plaka sayılı aracın , davalı sürücü ...’a ait olup davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığını, kazanın meydana gelmesinde müvekkillerinin murisi ve davalı sürücünün kusurlarını bulunmadığını, ölüm nedeni ile müvekkilleri murislerinin tüm desteklerinden yoksun kaldıklarını ve manevi olarak çok büyük elem ve ızdırap çektiklerini belirterek; fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydı ile her bir müvekkili için müvekkili ... için 500,00 TL, ... için 500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi zararın tazmini amacı ile müvekkili ... için 50.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren reeskont oranında ticari faiz ile birlikte davalı ...’dan alınarak müvekkillerine verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müteveffanın kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, davacıların maddi ve manevi tazminat taleplerinin müvekkilinin kusurun bulunmaması nedeniyle hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, ayrıca talep edilen tutarların çok yüksek olduğunu belirterek müvekkili aleyhinde açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; dava öncesi dava şartı arabuluculuğa başvurulmadığını, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, uyuşmazlık konusu bedeni zararlara ilişkin tazminat hesaplamaları bakımında poliçe tanzim tarihi itibariyle geçerli güncel mevzuata göre değerlendirme yapılmak suretiyle tazminat hesaplanmasına karar verilmesini, davayı kabul manasında olmamak üzere kusur oranının tespiti bakımından dosyanın adli tıp trafik ihtisas dairesine gönderilmesini, kabul manasında olmamak üzere faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması, ayrıca faizin yasal faiz olması gerektiğini belirterek usul ve yasaya aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacıların maddi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne, davacı eş ... için 177.313,50-TL, çocuk ... için 31.087,64-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketinden 26.11.2021 tarihinden itibaren davalı ... yönünden ise kaza tarihi olan 20.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, davacı ... için 40.000,00 TL, davacı ... için 20.000,00-TL manevi tazminatın davalı ...'dan kaza tarihi olan 20.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacılar vekili istinaf dilekçesinde; müvekkillerinin dava konusu olay neticesinde ruh sağlıklarının bozulduğunu, çok büyük acı ve ızdırap çektiklerini, psikolojik sıkıntılar yaşadıklarını, eşi ve babalarını kaybeden müvekkilleri lehine hükmedilen manevi tazminat miktarlarının çok düşük olduğunu belirterek kararın bu yönü ile kaldırılmasını ve talepleri doğrultusunda davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Karara karşı davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; olay yeri cd-kamera görüntüleri ile fotoğraflara göre müvekkilinin kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, davacıların murisinin geçiş önceliği kuralına uymaması nedeni ile kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğunu, hüküm altına alınan manevi tazminat tutarlarının olayın oluş ve özellikleri ve kusur oranları dikkate alındığında yüksek olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan aktüer raporuna itiraz ettiklerini, ancak itirazlarının mahkemece değerlendirilmediğini, müteveffanın oğlu davacı ... yönünden 25 yaşına kadar destek göreceği yönünden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, davacı ...'nın üniversite öğretimine devam ettiğine dair dosyada herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığını, müteveffanın anne ve babasının hayatta olup olmadığı araştırılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, anne ve babasının nüfus kayıtlarının temini ile yeniden hesaplama yapılması gerektiğini, destek paylarının hatalı hesaplandığını, desteğin kaza anında kaskının takılı olmadığını bu nedenle hükmolunan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, ölümlü trafik kazası nedeni ile destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece davacıların maddi tazminat taleplerinin kabulüne, manevi tazminat taleplerinin ise kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davacılar vekili ve davalı ... vekilinin manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf başvuruları yönünden yapılan incelemede;
6098 TBK'nın 56/2. maddesi hükmüne göre “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.”Aynı Yasanın 51.maddesinde de “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hakimin takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)
Somut olayda, 20.07.2020 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde davacıların desteği ...'in vefat ettiği, alınan kusur raporlarına göre kazanın meydana gelmesinde, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü %25 oranında kusurlu ise de, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayın meydana geliş şekli, kaza ve davanın tarihi, davacıların ölene yakınlıkları, ölenin kaza anındaki yaşı, paranın satın alma gücü, olay tarihi ve TMK'nın 4. Maddesindeki hakkaniyet ilkesi birlikte değerlendirildiğinde hükmolunan manevi tazminatın yetersiz ve az olduğu bir miktar arttırılması gerektiği anlaşılmıştır. Bu nedenle davacılar vekilinin manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, davalı ... vekilinin manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf başvurusunun ise reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı ... vekilinin kusura yönelik istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede;
Davalı vekili olay yeri cd-kamera görüntüleri ile fotoğraflara göer müvekkilinin kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, davacıların murisinin geçiş önceliği kuralına uymaması nedeni ile kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğunu ileri sürmüştür.
Eldeki dosyaya baktığımızda kazanın hemen akabinde düzenlenen kaza tespit tutanağı incelendiğinde destek ...'in tam kusurlu olduğu, davalı sürücü ...'nın ise kusursuz olduğu tespit edilmiştir.
... C. Başsavcılığına sunulan 04.09.2020 günlü kusur raporuna göre, davalının kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, davacıların desteğinin ise asli ve tam kusurlu olduğu belirlenmiştir.
.... Asliye Ceza Mahkemesince ... ATK Trafik ihtisas Dairesinden aldırılan 09.02.2021 günlü raporda olay yeri kaza anı kamera görüntüsüne göre davalı sürücü ...'nın tali, desteğin ise asli kusurlu olduğu tespiti yapılmıştır.
.... Asliye Ceza Mahkemesince ... ATK Trafik İhtisas Dairesinden aldırılan 30.06.2021 günlü kusur raporuna göre, davalı sürücü ...'nın tali kusurlu olduğu, davacıların desteğinin ise asli kusurlu olduğu belirlenmiştir.
Son olarak mahkemece kusur oranlarının tespiti amacı ile dosya ... görevlilerinden oluşan bilirkişi heyetine gönderilmiş, ... bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 20.04.2022 günlü kusur raporuna göre davalı sürücü ...'ın dikkatsiz bir şekilde kavşağa girerek geçiş önceliği kuralına uymaması nedeni ile %25 oranında tali, davacıların desteğinin ise %75 oranında tali kusurlu olduğu tespiti yapılmıştır.
Buna göre dosya arasındaki ceza dosyalarından alınan ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporlar ile işbu dosyada ... görevlilerinden oluşan bilirkişi kurulandan alınan raporun birbirleri ile uyumlu olduğu, raporların kaza anını gösteren kamera görüntüleri incelenmek sureti ile hazırlandığı, buna göre davalı sürücü ...'nın kavşağa yaklaşırken hızını azaltmaması nedeni ile meydana gelen kazada %25 oranında tali kusurlu olarak kabul edilmesinde herhangi bir yanlışlık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin kusura yönelik sebepleri yerinde görülmemiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekili ve davalı ... vekilinin hesap raporuna ve maddi tazminatın miktarına yönelik istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede;
Davalı vekili müteveffanın anne ve babasının hayatta olup olmadığı araştırılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, anne ve babasının nüfus kayıtlarının temini ile yeniden hesaplama yapılması gerektiğini, destek paylarının hatalı hesaplandığını belirterek usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Destek payları hesaplanırken, Yargıtayın ve dairemiz uygulamalarına göre 18 yaşında gelir elde etmeye başladığı kabulü ile askere gideceği, askerlik görevini tamamladıktan sonra 2 yıl içinde evleneceği ve bir yıl sonra bir çocuğu daha sonra ikinci çocuğunun olacağı varsayılarak hayatın olağan akışına göre bekar olarak ölen çocuğun ileride evleneceği ve en az iki çocuk sahibi olacağı kabul edilerek, desteğin evleninceye kadar gelirinin yarısını kendi ihtiyaçları yarısını da anne ve babası için ayıracağı varsayılarak bu dönemde desteğe iki anne ve babaya birer pay vermek suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında evlenmeden önceki dönem için de anne ve babanın her birine %25 pay verilmesi gerektiği, desteğin ileride evlenmesi ile birlikte desteğe iki, eşe iki, anne ve babaya birer pay verilerek, yine desteğin tüm gelirinin oranlanarak anne ve babaya %16’şar pay ayrılması, desteğin bir çocuğunun olması durumunda iki pay desteğe, iki pay eşe, bir pay çocuğa ve birer pay anne ve babaya ayrılmak suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında anne ve baba için %14'er pay verilmesi daha sonra ikinci çocuğun doğacağı varsayılarak bu kez desteğe iki, eşe iki, çocukların her birine birer ve anne ve babaya birer pay verilerek desteğin tüm gelirine oranlanarak anne ve babaya %12,5’er pay verilmesinin uygun olacağı, daha sonra anne ve babadan yaşam tablosuna göre hangisi destekten çıkacaksa kalan kişiye diğerinin payının ilave edilerek destek tazminatlarının varsayımsal hesabının yapılması gerekeceği yerleşik uygulaması gereğidir.
Buna göre, dosyada alınan nüfus kayıt örneğine göre davacıların desteği olan ...'in 29.07.2020 tarihinde vefat ettiği, ölüm tarihinde davacılar ... ile ... ile birlikte desteği annesi ...'nin de hayatta olduğu anlaşılmakla, dava dışı anne için pay ayrılamadan hazırlanan ve ilk derece mahkemesince hükme esas alınan hesap raporu hatalı görülmüştür.
Yine davacı ... yönünden 25 yaşına kadar destek tazminatı hesaplanmış ise de dosya arasındaki verilere göre davacının üniversite eğitimini sürüdüğüne ilişkin bir kayıt bilgi olmadığı gibi davacının kaza tarihi ve sonrasında SGK'lı olarak çalıştığı anlaşılmakla hükme esas alınan raporda davacı için öğrenci olduğunun kabulü ile 25 yaşına kadar destek tazminatı hesaplanmasının da hatalı olduğu anlaşılmıştır.
Dairemizce 18.03.2025 günlü tensip ara kararı ile destek ...'in ölüm tarihi olan 29.07.2020 tarihi itibarı ile destek tazminatı alma hakkı olan davacılar ... ve ... ile birlikte ölüm anında sağ olan desteğin annesi ... ...'in payının ayrılarak davacıların destek zararlarının belirlenmesi hususunda dosyanın bilirkişiye teslimine karar verilmiştir.
Dairemizce alınan usul ve yasaya uygun, denetime olanak verir, hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre desteğin dava dışı annesinin payıda düşülmek sureti ile davacı ...'in talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatı tutarının 163.614,61 TL olduğu, davacı ...'in ise Lise hayatından sonra öğrencilik kaydının olduğuna ilişkin bir bilgi olmaması nedeni ile talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatı tutarının ise 6.617,97 TL olduğu belirlenmiştir.
Kural olarak desteğin, küçük çocuklarının bakım ihtiyacından ne zaman kurtulacaklarını tayin etmek çocuğun yaşadığı yöreye sosyal çevreye, çocuğun özelliklerine, cinsiyetine ailenin sosyal ve ekonomik durumuna göre değişmektedir. Talep edenin destekten yoksun kalacakları sürenin, çocuklar için, yaşları, okuldaki eğitim durumları, içinde yaşadıkları sosyal ve ekonomik koşullar değerlendirilerek, ayrı ayrı belirlenmesi, yüksek öğrenim yapacaklar ise, öğrenimlerinin sona erdiği tarih, yapamayacaklar ise yerleşik ve kabul gören uygulamaya göre, erkek çocukları için 18 yaşın, kız çocukları için 22 yaşın, desteğin sona ereceği yaş olarak kabulü dikkate alınarak denetime elverişli şekilde belirlenmesi suretiyle destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması gerekmektedir.
Yargıtay'ın yerleşik içtihatları incelendiğinde, normal şartlarda erkek çocukların 18, kız çocuklarının 22 yaşına kadar destek tazminatı alacakları, çocukların yüksek okul okuyor olması yada okuması ihtimali varsa 25 yaşına kadar destek alabileceklerdir.
Dairemizce kurulan 18.03.2025 günlü tensip ara kararı ile davacı vekiline davacı ...'nın lise hayatından sonra üniversite okuyup okumadığı, üniversite eğitimine devam edip etmediği hususunda süre verilmiş, davacı vekili dairemize sunmuş olduğu 27.03.2025 günlü beyan dilekçesi ile davacı ...'in liseden mezun olduğunu ve liseden sonra öğrenciliğinin devam etmediğini bildirdiği görülmüştür. Yine Uyap üzerinden alınan SGK kayıtlarına göre davacı ...'nın düzenli olarak gelir getiren bir işte sigortalı olarak çalıştığı anlaşılmıştır. Buna göre davacı ... yönünden 18 yaşına kadar destekten faydalanabileceğinin kabulü ile 6.617,97 TL yönünden kabul kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. Bu yönü ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Dairemizce alınan bilirkişi raporuna karşı davacılar vekili sunmuş olduğu itiraz dilekçesinde davacı ...'nın ıslah tarihi itibarı ile eğitim hayatına devam edip etmeyeceğinin belli olmadığı, dolayısıyla 25 yaşına kadar tazminat hesabı yapılması gerektiğini belirtmiş ise de, bilindiği üzere Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarına göre bilinen gerçek bir durum mevcut iken farazi ihtimallere göre hesaplama yapılamaz. Dosyadaki mevcut delil durumuna göre davacı ...'nın yüksek öğrenimine devam etmediği, lise hayatından sonra çalışmaya başladığı, SGK kayıtları ile belirlenmiş olduğundan ve bu durum davacı vekilinin kabulü ile tespit edilmiş olduğundan davacılar vekilinin davacı ...'nın destek tazminatının 25 yaşına kadar hesaplanması gerektiği yönündeki itirazı reddedilmiştir.
Yine, bilindiği üzere Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarına göre destek tazminatı hesaplaması yapılırken tazminat alma hakkı bulunan tüm mirasçıların ya da hak sahiplerinin payları ayrılmak sureti ile hesaplarının yapılması zorunludur. Bu kapsamda dosya içerisinde bulunan nüfus kayıtlarına göre destek ...'un annesi olan ...'nin desteğin ölüm tarihi olan 29.07.2020 günü itibarı ile hayatta olduğu, dava dışı annenin 26.01.2021 gününde vefat ettiği, dolayısıyla vefat tarihine kadar destek tazminatına ilişkin hesaplamada annenin de payının ayrılması zorunlu olduğundan davacılar vekilinin bilirkişi raporuna yönelik bu itirazının da reddi gerekmiştir.
Davalı sigorta vekilinin müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği yönündeki istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede;
Davalı sigorta vekili her ne kadar desteğin kaza anında kaskının takılı olmadığını bu nedenle hükmolunan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini ileri sürmüş ise de, dosya içerisinde mevcut 29.07.2020 günlü ölü muayene raporuna tutanağına göre, desteğin ölümünün C5-6 omur zedelenmesi ve peşine gelişen komplikasyonlardan kaynaklandığı, desteğin kask takmaması ile ölümü arasında illiyet bağının bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
HMK 353/1-b-2 maddesine göre" Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilebileceği düzenlenmiştir. Dosya kapsamına göre yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığı anlaşılmakla davacılar vekilinin, davalı ... Sigorta A.Ş vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak üzere kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı ... vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvurularının KISMEN KABULÜNE;
2-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
3-HMK’nın 353/1-b.2 maddesi gereğince, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 04.05.2023 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararının yeniden hüküm kurulmak üzere KALDIRILMASINA,
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353.maddesinin 1.fıkrası (b) bendinin 2.maddesi uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla;
4-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE;
A-Davacılar tarafından açılan maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ İLE;
A-1-Davacı ... tarafından açılan destekten yoksun kalma Davacı eş ... için eşi ...'in ölümünden kaynaklı 163.614,61 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketinden 26.11.2021 tarihinden itibaren davalı ... yönünden ise kaza tarihi olan 20.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine,
A-2-Davacı çocuk ... için babası ...'in ölümünden kaynaklı 6.617,97 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketinden 26.11.2021 tarihinden itibaren davalı ... yönünden ise kaza tarihi olan 20.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e (velayeten annesi ...'e) verilmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine,
B-Davacılar tarafından açılan manevi tazminat davasının KABULÜ İLE;
B-1-Davacı ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan kaza tarihi olan 20/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı ...'e verilmesine,
B-2-Davacı ... için 30.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan kaza tarihi olan 20/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı davacı ...'e (velayeten annesi ...'e) verilmesine,
5-a-Harçlar Kanunu uyarınca maddi tazminat yönünden alınması gereken 11.628,59 TL karar ve ilam harcından ıslah harcı ile birlikte peşin alınana 996,66 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.631,93 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
b-Harçlar Kanunu uyarınca manevi tazminat yönünden alınması gereken 5.464,80 TL karar ve ilam harcının davalı ...'dan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
c-İlk derece mahkemesince 04.05.2023 günlü karar ile tüm davalılardan tahsiline karar verilen 13.239,22 TL harç ile davalı ...'dan tahsiline karar verilen 4.098,60 TL harcın davalılardan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine,
d-Harç tahsil edilmiş ise tahsil edilen miktarın Dairemizce tahsiline karar verilen bakiye harçtan mahsup edilmesine, fazla yatan kısmın iadesine,
6-Davacılar tarafından dava açılırken yatırılan 59,30 TL başvuru harcı, 276,66-TL nispi peşin harç ve 720,00 TL ıslah harcı toplamı olan 1.055,96-TL harcın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
7-Davacı tarafından yargılama aşamasında harcaması yapılan 2.850,00 TL bilirkişi ücreti ve 325,80 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplam 3.175,80 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 2.724,76 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, (Davalı sigorta şirketinin yargılama giderinin 1.853,65 TL'si ile sınırlı sorumlu tutulmasına), bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına
8-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminatın kabul edilen kısmı yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca hesap olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine,
9-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminatın kabul edilen kısmı yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca hesap olunan 6.617,97 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine,
10-Davalı ... ve ... Sigorta A.Ş kendisini vekille temsil ettirdiğinden davacı ... lehine hükmedilen maddi tazminatın reddedilen kısmı yönünden 13.698,89 TL, davacı ... yönünden maddi tazminatın reddolunan kısmı yönünden 6.617,97 TL olmak üzere toplam 20.316,86 TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalı ... ve ... Sigorta A.Ş verilmesine,
13-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminatın kabul edilen kısmı yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca hesap olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan tahsili ile davacı ...'e verilmesine,
14-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminatın kabul edilen kısmı yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca hesap olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan tahsili ile davacı ...'e verilmesine,
15-HMK'nın 333. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının ilgililerine iadesine,
İstinaf giderleri bakımından;
16-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
17-Davacılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
18-Davalı ... tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
19-Davalı ... Sigorta A.Ş tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
20-Davacılar tarafından harcaması yapılan 150,00 TL istinaf yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
21-Davalı ... tarafından harcaması yapılan 234,00 TL istinaf yargılama giderinin davacılardan alınarak bu davalıya verilmesine,
22-Davalı ... Sigorta A.Ş tarafından harcaması yapılan posta ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.564,00 TL istinaf giderinin davacılardan alınarak bu davalıya verilmesine,
23-Kesin olan iş bu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri beş yüz kırk dört bin (544.000,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.22.05.2025
Başkan Üye Üye Katip
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!