9. Hukuk Dairesi 2025/7207 E. , 2025/8516 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/2215 E., 2025/1403 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 12. İş Mahkemesi
SAYISI: 2019/779 E., 2021/150 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Faiz, icra inkar tazminatı, vekâlet ücreti ve yargılama giderleri hesaba katılmaz.
6100 sayılı Kanun'un 362/2 hükmü uyarınca alacağın tamamının dava edilmesi hâlinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kesinlik sınırını aşmayan tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır. Bu nedenle talebinin kabul edilmeyen bölümü kesinlik sınırını aşmayan tarafın, icra inkar tazminatı, vekâlet ücreti, yargılama giderleri veya gerekçeye yönelik temyizi de incelenmez. Ancak, talebin kabul edilmeyen bölümü kesinlik sınırını aşmamakla birlikte, temyiz konusu yapılan icra inkar tazminatı, yargılama gideri veya vekâlet ücretinin değerinin tek başına kesinlik sınırını aşması hâlinde, dava değerine ilişkin kesinlik sınırı kıyas yoluyla uygulanarak temyiz incelemesi yapılabilir (Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, Cilt IV, İstanbul, İlaveli Beşinci Bası, 1991, s. 4217).
Dosya içeriğine göre gerek reddedilen ve davacı tarafından temyize konu edilen toplam miktar gerekse tek başına reddine karar verilen icra inkar tazminatı miktarı, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi dikkate alındığında 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi ile değiştirilen 6100 sayılı Kanun'un ek madde 1/2 hükmü uyarınca dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 58.800,00 TL'nin altında kalmakla, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekir.
Davalı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı işveren tarafından iş sözleşmesinin sonlandırılması üzerine müvekkili işçi tarafından açılan işe iade davasında müvekkilinin işe iadesine karar verildiğini, kararın onanarak kesinleştiğini ancak davalı tarafından müvekkilinin işe başlatılmadığını, bir kısım ödeme yapılmış ise de ödemelerin eksik olduğunu, bunun üzerine başlattıkları icra takibinde işe başlatmamaya bağlı alacak ve tazminatlarının eksik ödendiğini, icra takibine yapılan itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini ve alacağın en az %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; işe iade davasının reddi gerekirken haksız olarak kabulüne karar verildiğini, davacıya her türlü ücret alacaklarının ve işe başlatmamaya bağlı hak kazandığı tazminatların ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının işe iade davasını kabul edilerek kesinleştiği, davalı işverence davacının işe başlatılmadığı, banka hesabına bir kısım ödemeler yapıldığı, davacı tarafından başlatılan icra takibine davalının kısmi itirazda bulunduğu, davacının bakiye alacaklarının bilirkişi raporunda tespit edildiği, icra inkar tazminatı talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalıya ait tıp merkezinde genel cerrahi uzmanı hekim olarak belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalıştığı, açmış olduğu işe iade davasının kabul edildiği ve kararın kesinleştiği, davacının süresinde işverene başvurmasına rağmen işe başlatılmadığı ve buna bağlı alacaklarının bir kısmının ödendiği, davalı vekili işe iade davasının kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu ve davacının eylemleri ile ilgili ceza davası açıldığını savunmuş ise de işe iade davası kesin hüküm ile sonuçlandığından bu itirazın dinlenebilir olmadığı, alacaklar hesaplanırken yapılan ödemelerin mahsup edildiği, buna ilişkin itirazın yerinde olmadığı, işe iade kararında dava tarihindeki mevzuata göre boşta geçen süre alacağı ile işe başlatmama tazminatının parasal olarak belirlenmediği, anlaşmazlığın çözümünün yargılamayı gerektirdiği, icra inkar tazminatı şartlarının bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davacının tüm alacaklarının müvekkili Kurum tarafından hesaplandığı ve eksiksiz olarak banka hesabına yatırıldığını,
b. İcra takibinin tamamen haksız ve kötüniyetli olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davacı vekilinin temyiz istemi kesinlik sınırı nedeniyle reddedildiğinden temyiz sebeplerine yer verilmemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davacının dava konusu alacaklarının ispat ve hesaplanmasına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
A. Davacı Temyizi Yönünden
Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
B. Davalı Temyizi Yönünden
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Davalı ... Genel Başkanlığı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!