9. Hukuk Dairesi 2025/7130 E. , 2025/8543 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2133 E., 2025/1453 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 28. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/524 E., 2024/195 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bankadaki çalışmalarında başarılı olmasına rağmen performans notlarının bilinçli olarak düşürüldüğünü, bu nedenle ücretine daha az zam yapıldığını, primini de eksik aldığını, 2019 yılı Aralık ayında kobi müşteri ilişkileri yöneticisi olarak vekâleten atamasının yapıldığını, 3 ay geçmesine rağmen asaletinin verilmediğini, diğer çalışanların 3 ay sonra asaletlerinin onaylanmış olmasına rağmen davacının 10 ay boyunca görevine vekâleten devam ettirildiğini, asaleti onaylanmayan tek çalışan olarak davacının bırakıldığını, bu nedenle psikolojisinin bozulduğunu, 22.01.2020 tarihinde davacının başka bir şubede görevlendirilmesine rağmen davalı tarafından bilinçli olarak araç tahsis edilmediğini, davacının kendi aracıyla gitmek zorunda kaldığını, ayrıca kaza geçirdiğini, aracında hasar meydana geldiğini, bu durumu iş kazası olarak insan kaynakları birimine e-posta yoluyla bildirdiğini, ancak işyerinde yapılan baskılar sonucunda e-postayı geri çekmek zorunda kaldığını ve hiçbir talebinin olmadığını bildirdiğini, 2020 yılı Ağustos ayında başka bir şubeye yine vekâleten geçirildiğini, bu hususun da herkesin içinde alaycı tavırla kendisine söylendiğini, yıllık izin sürelerinin sürekli ve sistemli olarak reddedildiğini, pandemi döneminde evden çalışmasına devam etmesine rağmen bu sürelerin yıllık izinden sayıldığını, izinlerinin bölünerek verildiğini ve fazla çalışmalarının ödenmediğini, belirtilen bu sebeplerle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma ve yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili yasal süresinden sonra sunduğu cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, mobbing (psikolojik taciz) iddiasının gerçeği yansıtmadığını, taraflar arasındaki iş sözleşmesine göre fazla çalışma ücretinin davacının aylık ücretine dâhil olduğunu, fazla çalışma alacaklarının davacıya ödendiğini, başkaca alacağının kalmadığını, davacının iş sözleşmesini kendisi feshettiğinden kıdem tazminatına hak kazanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının iş sözleşmesini haklı nedenle fesih sebebini ve haftalık 45 saati aşan çalışması olduğunu ispat edemediğinden kıdem tazminatı ve fazla çalışma ücreti alacaklarına hak kazanamadığı, ödenmeyen yıllık ücretli izin alacağı bulunduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemece iş sözleşmesinin feshine dair yapılan tespitlerin yerinde olduğu, davacının fesih ihtarnamesinde belirttiği nedenlerle bağlı olduğu ve ihtarnamede belirtilen nedenlerin dosya kapsamına göre ispatlanmadığı, dinletilen tanıklardan birinin davacı ile menfaat birliği içinde olan tanık olması, diğer tanığın davacıyla aynı şubede çalışmaması ve yan delillerle de desteklenmeyen fazla çalışmasının kanıtlanmadığı, yıllık ücretli izin alacağı yönünden davacının hizmet süresine göre hak ettiği sürenin tespit edilerek yapılan ödemenin mahsup edilmek suretiyle varılan sonucun isabetli olduğu gerekçeleriyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Gerekçeli karar ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini,
2. Mahkemece haklı fesih sebeplerinin hatalı değerlendirildiğini, davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ve kıdem tazminatına hak kazandığını,
3. Davacının yıllık 270 saatten fazla, fazla çalışma yaptığını, bu hususun sabit olduğunu, davalı Bankadaki çalışma saatlerinin hatalı değerlendirildiğini, fazla çalışmanın ücrete dâhil olduğuna dair sözleşmenin geçersiz olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı, iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı ve buna bağlı olarak da kıdem tazminatına ve fazla çalışma alacağına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!