9. Hukuk Dairesi 2025/6251 E. , 2025/8565 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/703 E., 2025/892 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 16. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/17 E., 2025/1 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; fon alacağının tahsili bakımından müvekkili Şirketin temettü hariç ortaklık haklarının yönetim ve denetiminin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından devralındığını, hazırlanan inceleme raporunda 2000-2001 yıllarında Şirket tarafından ... Firmasına sipariş edilerek ithaline gidilen 2.580.000 adet ve 1.980.308 Euro tutarlı kredi yükleme kartının (...) ilgili personelce dönemin üst yönetimine yapılan tüm ikazlara rağmen hiçbir gerekçe gösterilmeksizin uzun süreler boyunca gümrükte bekletilmesi sonucu kredi yükleme kartının tamamen kullanılmaz hâle geldiğini, gümrükte bekletilen ...'lar için ayrıca ... firması ile ... (...) toplam 517.999,98 TL tutarında antrepo borcunun biriktiğini iddia ederek zararın şimdilik 10.000,00 TL'lik kısmını davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin görev, nitelik ve konumu itibarıyla davacı tarafın dava konusunun dayanağı kanun maddelerinin kendisine uygulanmasına olanak olmadığını, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; inceleme raporunda belirtilen bu raporun tarafına tebliğ olmadığını, bu nedenle beyanda bulunmalarının mümkün olmadığını, davacının dilekçesini somutlaştırdıktan sonra beyanda bulunma hakları saklı tutularak öncelikle dava dilekçesindeki eksikliklerin giderilmesi gerektiğini savunmuş ve koşullarının oluşmadığından haksız, yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının dava dilekçesinde zikrettiği ve tarafına tebliğ olmayan rapor eklerinin taraflarına tebliğini, tebliğden sonra cevap verme haklarının saklı tutulmasını talep ettiklerini, zamanaşımı def'i ve husumet yönünden itirazlarının bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
4. Davalı ... cevap dilekçesinde; zarara uğradığı iddia edilen Şirket ile ilgisi olmadığını, zarara konu olayla ilgili herhangi bir bağının olmadığını, farklı bilirkişi raporlarında kusurunun bulunmadığının tespit edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava dosyasında, davalıların kusurlarına ilişkin tek belgenin 03.03.2005 tarihli Teftiş Kurulu Raporu olduğu, söz konusu rapordan davalıların kusurları ve hangi davalının ne ölçüde kusurlu oldukları hususunda tespitte bulunulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalılardan ...'nun Şirket Yönetim Kurulu üyesi (14.03.2001-13.02.2004), ...'nün genel müdür, ...'in nakit akış koordinatörü, ...'ın da Şirket çalışanı olduğunun anlaşıldığı, açılan davanın Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından hazırlanan 03.03.2005 tarih ve 2 sayılı inceleme raporuna dayandırıldığı, bahse konu inceleme raporunda; 2000-2001 yıllarında Şirket tarafından ... Firmasına sipariş edilerek ithal edilen 2.580.000 adet ...'nın ilgili personelce üst yönetime yapılan tüm ikazlara rağmen hiçbir gerekçe gösterilmeden uzun süre gümrükte bekletilmesi nedeniyle 1.980.308,00 Euro tutarındaki kredi yükleme kartının tamamen kullanılamaz hâle geldiği, bu ...’lar nedeniyle ... firması ile ...’ye 517.999,98 TL tutarında antrepo borcu biriktiğinin tespit edildiği, bu nedenle Şirketin söz konusu ...'ların gümrükten çekilememesinden kaynaklanan (antrepo+nakliye+imha+komisyon vb.) masraflar kadar, 'basiretli bir tüccar gibi hareket etmemeleri' nedeniyle davalıların zarara sebebiyet verdiklerinin mütalaa edildiği ve eldeki davanın açıldığının anlaşıldığı, davalılar ... ile ...’in, dava konusu işlemlerin yapıldığı 2000-2001 yıllarında, davacı Şirkette değil, dava dışı ... Telekomünikasyon AŞ’de çalıştıkları, davalı ... ...’nün ise dava konusu işlemlerin gerçekleştiği 2000-2001 yıllarında davalı Şirkette çalıştığı, ancak adı geçen davalının, 1998/2 dönemine kadar (bu dönem dâhil) ... Mobil Telekomünikasyon Hiz AŞ’de, 1998/3 – 2003/3 dönemi arasında ise (bu dönem dahil) ... Telekomünikasyon AŞ’de çalıştığı, davalı ...'nun ise Yönetim Kurulu üyesi olduğu, davanın dayanağı olan 03.03.2005 tarihli ve 2 sayılı inceleme raporunun davalıların bahse konu zarardan sorumluluklarına sebebiyet verecek şekilde zararı ve davalılarının kusurlarının ispatına tek başına yeterli olmayacağı, davacının davasının başkaca somut delillerle de ispatlanamadığının anlaşıldığı, bunun yanı sıra dosyanın görevsizlik kararı verilmeden önce Asliye Ticaret Mahkemesinde yargılama sırasında da bilirkişi raporu alındığı, bu kapsamda tanzim olunan 10.01.2019 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; ''Dava konusu, Plastik kartlar Türk Gümrük Tarife Cetvelinin 3926.90.99.90.19 GTİP'inde yer almaktadır. Gümrük Beyannamelerinin tescil tarihi itibariyle bu kartların Avrupa Birliği ülkeleri dışındaki ülkelerden ithalatında Xe6,5 Gümrük Vergisi ve 4018 Katma Değer Vergisi söz konusu olup, fotokopileri ibraz edilen Gümrük Beyannamelerinde bu oranların doğru olarak beyan edildiği ve Gümrük mevzuatına göre yasal işlemlerin yapıldığı müşahede edilmiştir. Kartların ithali için herhangi bir kurumun izni gerekli değildir. İthal edilen Plastik kartlara ilişkin gümrük beyannamesi eki satış faturalarında ayırt edici bilgi ve işaret bulunmadığından sayım sonucunda stok eksikliği olarak tespit edildiği belirtilen 13.986.582 adet Kontör yükleme kartları ile ilişkilendirmek mümkün olamamaktadır.'' şeklinde tespitlere yer verildiği; yine zarar ve illiyet bağı unsurlarının Şirket kayıtlarından tespit edilemediği belirtilerek 20 00... yıllarına ilişkin Şirket Genel Kurulunda alınan ibraların bu yıllardaki zararlar dolayısıyla dava açılmasına engel olacağının belirtildiği, tanzim edilen diğer teknik bilirkişi raporlarında da benzer tespitlere yer verildiği, neticeten somut olayda, dosyaya sunulan belgeler çerçevesinde, davalıların dava konusu işlemler bakımından kusurlarının mevcut olup olmadığı ve hangi davalının ne ölçüde kusuru bulunduğunun tespit edilemediği, buna göre davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın dayanağı bilirkişi raporunda davalıların kusursuzluğu yönünde hiçbir somut delil ortaya konulmadığını, davanın Teftiş Kurulu Raporu'na istinaden açılmış bir dava olduğunu, usulsüz olarak yapılan iş ve işlemlerin Şirketi zarara uğrattığının Teftiş Kurulu Raporu'nda açık ve net olarak görüldüğünü, teftiş raporu ekinde yer alan teknik personel ve yetkililerin ifadelerinin zararın varlığına işaret eder nitelikte olduğunu, deliller ve eklerinin bilirkişi heyetince yeterince incelenmeksizin rapor oluşturulduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının uğradığı zarardan davalıların sorumlu olup olmadığına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Davacı Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!