WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

YARGITAY 9. HUKUK DAIRESI

A- A A+

9. Hukuk Dairesi         2025/4838 E.  ,  2025/8455 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/820 E., 2025/328 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 6. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/227 E., 2023/409 K.

Bölge Adliye Mahkemesi davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi.
Davacı vekili tarafından temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 04.11.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... geldiler.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı hastanede 01.09.2004- 28.04.2017 tarihleri arasında radyasyon onkolojisi bölümünde profesör doktor olarak kesintisiz çalıştığını, 14.03.2017 tarihinde gerekçesiz olarak sözlü fesih bildirimi ile ihbar öneli de verilmek suretiyle işten çıkarıldığını, kullanmadığı yıllık izni ve hiç kullanmadığı şua izni alacağı bulunduğunu, öte yandan davacının fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri ile hafta tatili ücreti alacaklarının ödenmediğini belirterek fazla çalışma, yıllık ücretli izin, şua izni ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının fazla çalışma yapmadığını, olası fazla çalışma ücretlerinin de kendisine ödenen aylık ücretinin içerisinde olduğunu, davacının radyasyonlu alanlarda çalışmadığını, her ne kadar radyasyon onkolojisi uzmanı olarak istihdam edilmiş ise de fiilen röntgen ve radyum ile ya da iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ile çalışmadığını ve radyasyonlu alanlarda bulunmadığını, bu hususun müvekkili tarafından davacıya tedbiren verilen dozimetre kayıtlarıyla sabit olduğunu, davacının günlük 7,5 saatin üzerinde çalışmadığını, davacının yıllık ücretli izinlerini dahi kullanmayıp bu izin sürelerinde hak ediş üreterek daha fazla kazanç elde etmeyi tercih ettiğini, davacının hiçbir zaman şua izni kullanmak istemediğini, işverenine bu yönde bir talepte bulunmadığını, işvereninden yıllık ücretli izin alacağı da olmadığını, davacının bir kısım yıllık ücretli iznini kullandığını, iş sözleşmesinin feshinden sonra da bakiye yıllık ücretli izin alacağını işvereninden tahsil ettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından Gebze 8. İş Mahkemesinin 2017/140 Esas sayılı dosyasından verilen ve 04.09.2018 tarihinde kesinleşen işe iade kararı üzerine 02.10.2018 tarihinde işe iade müracaatında bulunulduğu, davalının işe iadeyi kabul etmediği ve 01.11.2018 tarihinde boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatı ödemesi yaptığı, davacının yapılan ödemelerin eksik olduğundan bahisle eksik ödenen boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatının tahsilini talep ettiği, davalının cevap dilekçesinde 01.11.2018 boşta geçen süre ücreti, işe başlatmama tazminatı ve 4 ay uzatılmış kıdem tazminatı farkının eksiksiz olarak ödendiğini iddia ettiği, yargılama neticesinde davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilerek bakiye işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretine hükmedildiği, kararın henüz kesinleşmediği, davacının iş sözleşmesinin, işe iade kararı sonrası davacının müracaatı üzerine davalının boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatını ödemekle eylemli olarak davacıyı işe başlatmayacağını belirttiği 01.11.2018 tarihinde feshedildiği, işbu davanın ise geçersiz sayılan fesih sonrası işe iade davasının derdest olduğu 08.06.2017 tarihinde açıldığı, işe iade kararı üzerine davacının işe iade için müracaat etmiş olmasına göre ilk feshin ortadan kalktığı, iş sözleşmesi 01.11.2018 tarihinde feshedilmiş olmakla yıllık ücretli izin ve şua izni alacaklarına ilişkin işbu davanın iş sözleşmesinin feshinden önce açıldığı, buna göre feshe bağlı olan, fesihle birlikte muaccel olan yıllık ücretli izin ve şua izni alacaklarına ilişkin davanın erken açıldığı, davacının davalı nezdinde radyasyon onkolojisi uzmanı olarak çalıştığı, tanık beyanlarına göre davacının ayrı bir odası olduğu, hastaların radyasyonla tedavisine ilişkin planlamayı yaptığı, ışınlama sırasında hastaların yanında olmadığı, acil bir durum olması hâlinde müdahale etmesi gerektiği ancak davacının böyle bir durum nedeniyle ışınlama esnasında müdahale ettiğini gösteren delil bulunmadığı, dozimetre kayıtlarının sıfır olduğu, buna göre davacının hekimlik görevini radyasyon kaynağından ayrı bir yerde yapması, radyasyonla teşhis ve tedavi işleminde fiilen çalışmaması, tedaviyi planlaması, acil durumlarda müdahale etmesi gerektiği ifade edilmiş ise de dosya kapsamında müdahale ettiğini gösteren delil olmaması ve dozimetre kayıtlarının da sıfır olmasına göre davacının 35 saati aşan çalışmasının fazla çalışma kabul edilemeyeceği, davacı tarafın ulusal bayram ve genel tatil ücreti talebinden feragat ettiğinden ulusal bayram ve genel tatil ücreti talebinin feragat nedeniyle reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle yıllık ücretli izin ve şua izni alacağının usulden reddine, fazla çalışma alacağının reddine, ulusal bayram ve genel tatil alacağının feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı işyerinde radyasyon onkoloji uzmanı olarak çalıştığı, dosya kapsamına göre, davacının zorunlu dozimetre uygulamasına tâbi olduğu, bunun da toplum bireyleri için belirlenen dozun üstünde radyasyona maruz kalma olasılığının bulunduğunu gösterdiği, çalıştığı bölüm ve yaptığı işin mahiyeti ve yasal düzenlemeler dikkate alındığında davacının davalı işyerinde yürüttüğü çalışmasının 3153 sayılı Radyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, İlk Derece Mahkemesince davalı tarafça işyeri çalışma düzenini ve koşullarını gösterir puantaj kaydı ya da eşdeğer bir belge ibraz edilmediğinden ve ibraz edilen bordrolarda fazla çalışma yapıldığını gösterir tahakkuklar mevcut olmadığından, dinlenen tanık beyanlarına göre davacının davalı işyerindeki haftalık çalışma süresinin 40 saat olarak tespit edilmesinin yerinde olduğu, dosya kapsamında mevcut olan 23.11.2023 tarihli bilirkişi raporuna göre davacının fazla çalışma ücreti alacağının brüt 78.906,61 TL (%30 indirimle brüt 55,234,62 TL) olarak hüküm altına alınması gerektiği, İlk Derece Mahkemesince feshe bağlı olan, fesihle birlikte muaccel olan yıllık ücretli izin ve şua izni alacaklarına ilişkin davanın erken açıldığı değerlendirilerek ve Yargıtayın yerleşik içtihatları da dikkate alınarak yıllık ücretli izin ve şua izni ücreti alacaklarına ilişkin davanın fesihten evvel açıldığı gerekçesiyle yıllık ücretli izin ve şua izni ücreti talepleri yönünden davanın usulden reddine karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak esas hakkında yeni hüküm kurmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının yıllık ücretli izin ve şua izni bakımından usul kazanılmış hakkı bulunduğunu, davalı tarafından istinaf aşamasında işe iade davasının bekletici mesele yapılmasının istenmediğini, her hâlükârda ıslah yeni bir ek dava niteliği taşıdığından ıslah tarihi itibarıyla işe iade davası kesinleştiğinden bu alacakların reddinin hatalı olduğunu,
2. Davacının ücretinin hatalı tespit edildiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; işe iade davası kesinleşmeden açılan alacak davasının erken açılan dava olup olmadığı, buna bağlı olarak yıllık ücretli izin ve şua izni alacaklarının dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinin doğru olup olmadığı ve ücret miktarı noktasındadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Davalı yararına takdir edilen 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.