WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

9. Hukuk Dairesi         2024/508 E.  ,  2024/3602 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2530 E., 2023/3242 K.
KARAR : İstinaf başvurularının esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 32. ... Mahkemesi
SAYISI : 2020/358 E., 2022/50 K.
BİRLEŞEN DAVA
MAHKEMESİ : ... 32. ... Mahkemesi
SAYISI : 2021/572 E., 2021/551 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından birleşen dava bakımından davacı aleyhine reddedilen ve davacı vekilince temyize konu edilen miktarın, 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince karar tarihi itibarıyla bölge adliye mahkemeleri tarafından verilen kararların kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla; davacı vekilinin birleşen dava bakımından temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.

Asıl dava bakımından davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin başlangıçtan beri fiilen ... Business Machines ... Limited Şirketinde (IBM Şirketi) çalıştığını, ... Hizmet ve Danışmanlık AŞ (... Şirketi) ile IBM Şirketi arasında imzalanan sözleşmede; IBM Şirketinin görevlendireceği elemanların gelir vergisi ve sosyal güvenlik kesintileri de dâhil olmak üzere ücretlerinin ödenmesinden, tazminat, maluliyet, sakatlık ve benzeri ödemelerinden tüm hak ve yükümlülüklerinden münferiden sorumlu olacağının açıkça düzenlenmiş olduğunu, müvekkilinin tüm çalışmasının IBM Şirketinde olduğuna dair bir çok belge bulunduğunu, müvekkilinin sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) müracaat ederek IBM Şirketine ibraz ettiği fesih bildirimi ile ... sözleşmesini feshettiğini, müvekkilinin 21.05.2007 tarihinde IBM Şirketinde ilk defa işe girmiş gibi gösterilerek 2002 yılından 2019 yılına kadar fazladan kullanabileceği yıllık izinlerle birlikte kullanabileceği izinlerden eksik kalan yıllık ücretli izin alacağının ödenmediğini, IBM Şirketi çalışanlarına sağlanan haklardan yararlandırılmadığını, IBM Şirketinde 2005 yılı öncesi çalışanların 15 yıl ve 55 yaşını doldurmaları hâlinde IBM Şirketi emeklisi olma haklarının bulunduğunu, 15 yılını doldurup 55 yaşını bekleyenlere sağlık sigortası sağlandığını, ayrıca toplu ödemeler yapıldığını, davalı IBM Şirketinin çalışanlarına bir emeklilik planı uygulamasının bulunduğunu, bu uygulamadan müvekkilinin de yararlanmasının gerektiğini beyanla yıllık izin ücretinin tahsili ile birlikte müvekkilinin 10.10.2025 tarihinde (55 yaşını doldurduğunda) erken IBM Şirket emeklilik hakkının ve 10.10.2030 tarihinde (60 yaşını doldurduğunda) ise normal IBM emeklilik hakkının bulunduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davacı vekili birleşen davaya ilişkin dava dilekçesinde; tüm çalışanlara işyeri uygulaması olarak ödenmesi ... şartı hâline gelen en az iki yıllık toplam planlanmış gelir tutarının (IBM emeklilik paketi) davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı vekili asıl davaya ilişkin cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede açılmış olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak ikamesinin mümkün olmadığını, davacının imzalamış olduğu ... sözleşmesine istinaden 21.05.2007 tarihinden emeklilik nedeniyle istifa ederek ayrıldığı 09.08.2019 tarihine kadar müşteri desteği elemanı olarak çalıştığını, çalıştığı süre boyunca tüm hak edişlerinin eksiksiz olarak ödendiğini, davacının tüm hak edişleri ödenerek çıkış işlemlerinin gerçekleştirildiğini, davacının 2007 öncesi davalı Şirket işçisi olmadığını, davacı ile ... Şirketi arasında imzalanan sözleşme gereği davacının tüm ücret ve sosyal haklarının ... Şirketi tarafından ödendiğini, çalışma şartlarının ... Şirketi tarafından düzenlendiğini, bu kapsamda davalı Şirketin hiçbir dahli olmadığını, davalı Şirketten ... ve talimat almadığını ve davalı Şirket işyerinde çalışmadığını, davacının dava dışı ... Şirketi ile davalı Şirket arasındaki ... sözleşmesini dosyaya sunmadığını ve soyut iddialarda bulunduğunu, birtakım farazi iddialarda bulunarak haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, dava dışı ... Şirketinin bir hizmet şirketi olduğunu sadece davalı IBM Şirketine değil farklı şirketlere de kendi elemanları ile kendi işyeri numarası altında hizmet ettiğini, davacının 2005 yılı öncesi davalı IBM Şirketi işçisi olmadığını ve iddia ettiği emeklilik planından yararlanmasının mümkün olmadığını, davacının IBM Şirketi işçisi olarak kabul edilse dahi emeklilik planından yararlanmak için aranan şartları haiz olmadığını, bu nedenle davacının emeklilik hakkının tespit talebinin de tüm yönleriyle reddi gerektiğini, davacının bütün yıllık izinlerini kullandığını, davacının imzasını havi yıllık izin formları ile bu durumun sabit olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

2. Davalı vekili birleşen davaya ilişkin cevap dilekçesinde; emeklilik planının koşullarını sağlayamayan davacının IBM emeklilik paketinden yararlanamayacağını, müvekkili Şirket tarafından, işten ayrılan herkese işyeri uygulaması olarak en az 2 yıllık planlanmış gelir ödemesi uygulaması adı altında bir ödeme yapıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının 2005 yılı öncesinde müvekkili Şirket işçisi olmadığından iddia ettiği emeklilik paketinden yararlanmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; işyeri tescil bilgileri ve emsal kararlar birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalı IBM Şirketi çalışanı olduğunun anlaşıldığı, davacının dosyada mevcut yıllık ücretli izin formlarından 58 gün izin kullandığı, ... sözleşmesinin sona ermesiyle kullanılmayan (18 ... günü karşılığı 25 takvim günü) yıllık ücretli izin alacağı olarak 7.390,00 TL ödeme yapıldığı, bilirkişi raporunda davacının IBM Şirketinde çalıştığı esas alınarak eksik yıllık izin hesabı yapıldığından bu yönüyle bilirkişi raporunun esas alınmadığı, davacının IBM Şirketi çalışanı olarak toplam 84 gün yıllık izin ... olduğu tespit edilerek yıllık ücretli izin alacağının 24.830,40 TL olarak hesaplandığı, davacının 10.10.1970 doğumlu olduğu, ... sözleşmesinin sona erdiği 01.08.2019 tarihinde 55 yaşını doldurmadığı tespit edildiğinden davacının emeklilik planından yararlanma hakkına sahip olmadığı, işyerinde işyeri şartı hâline gelmiş planlanmış gelir adı altında bir ödemenin bulunup bulunmadığına dair dosya kapsamında yazılı bir delile ve dinlenen tanık ifadesinde beyana rastlanmadığından davacının işyeri uygulaması olarak ödenmesi şart hâline gelen planlanmış gelir alacağının olmadığı gerekçeleriyle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; herkese işyeri uygulaması olarak ödenmesi ... şartı hâline gelen ödeme konusunda emsal yargı kararlarının bulunduğunu ve dosyaya sunulduğunu, yıllık izin ücreti alacağının hatalı hesaplandığını, ek rapor talebinin reddedildiğini, müvekkilinin tüm belgelere göre 104 gün izin alacağının bulunduğunu, müvekkilinin 55 yaşını doldurduğunda erken IBM emeklilik hakkını ve 60 yaşını doldurduğunda normal emeklilik IBM hakkını elde etmiş bulunduğunun tespiti taleplerinin açık olduğunu, Mahkeme kararının hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının müvekkili Şirkette 21.05.2007 - 09.08.2019 tarihleri arasında çalıştığını, davacının 2002 yılından itibaren müvekkili Şirket işçisi olduğunun tespitinin hatalı olduğunu, müvekkili Şirketin adresinin ... değil ...'da olduğunu, davacının 21.05.2007 tarihi öncesinde müvekkili Şirkette herhangi bir fiilî çalışmasının bulunmadığını, dava dışı ... Şirketinin hizmet şirketi olduğunu, sadece müvekkili Şirket değil başka şirketlere de kendi elemanı ve kendi işyeri numarası ile hizmet sunduğunu, yıllık izin sürelerine ilişkin olarak değerlendirmeye esas alınan evrakın üzerinde davacının imzasının bulunmadığını, söz konusu evrakın davacıya tebliğ edildiğinin şüpheli olduğunu, hiçbir dayanağı olmaksızın davacı tarafından izin hesaplama yöntemi belirlendiğini, ancak hukuki dayanağı olmadan kabul edilemeyeceğini, davacının tüm yıllık izinlerini kullandığını, bakiye alacağının istifa tarihinde kendisine ödendiğini, kişinin emekli olmaya hak kazanması için emeklilik planının "Bölüm 8" başlığı altında kişinin Şirkette 20 yıl veya daha uzun süre çalışmış olması ve ... sözleşmesinin sona erdiği tarihte bu şartları taşıyor olması gerektiğini, davacının hizmet süresinin fesih tarihinde 20 yılın altında olduğunu, ayrıca istifa ettiği tarihte 50 yaşında olan davacının iddia ettiği emeklilik planından yararlanmasının mümkün olmadığını, planlanmış gelir alacağı olmadığına ilişkin tespitin hukuka uygun olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının ilk önce dava dışı ... Şirketi işyerinde çalışma bildiriminin yapıldığı, davalı IBM Şirketinin kendi bünyesinde çalıştırmak istemediği personeli ... Şirketi vasıtası ile işe aldığı, tanık beyanları, kayıt ve belgeler gereğince davacının baştan beri IBM Şirketi işyerinde müşteri desteği elemanı olarak çalıştığının anlaşıldığı, buna göre yıllık izin ücreti alacağı hesabında tüm hizmet süresinin esas alınmasında bir hatanın bulunmadığı, yıllık izin formalarına göre 2010 Mayıs-2016 Mart döneminde davacının 58 gün izin kullandığı belirlenerek Mahkemece tüm çalışma dönemi yönünden bakiye yıllık izin ücreti hesabının yapıldığı, davacının emeklilik nedeniyle ... sözleşmesini feshettiği tarihte 49 yaşında olması nedeniyle IBM emeklilik hakkını kazanmadığı gerekçesiyle davacı ve davalının istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf başvurusunda ileri sürdüğü nedenlere benzer gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının IBM emeklilik hakkının bulunduğunun tespitini talep etmesinde hukuki yararı bulunup bulunmadığına ve yıllık izin alacağının hesaplanmasına (kesinlik değişecekse bu da çıkartılacak) ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 ... Kanun'un 114 ve 115 inci maddeleri, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi.

2. 4857 ... ... Kanunu'nun 53 ve 59 uncu maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Dava şartı, mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi ve esasa ilişkin bir hüküm verebilmesi için gerekli şart olarak tanımlanmaktadır. Hukuki yarar da açıkça 6100 ... Kanun'un 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde genel dava şartları arasında sayılmıştır. Hukuki yarar, dava ikamesiyle mahkemeye yöneltilen talebin esası hakkında incelemede bulunulabilmesi ve esasa ilişkin karar verilebilmesi için varlığı aranan olumlu bir dava şartı olarak kabul edilmektedir (... ..., Ejder ..., ... Taşpınar Ayvaz, ... Hanağası, Medenî Usul Hukuku, ..., 2022, s.332, 338; ... Pekcanıtez, ... Özekes, ... Akkan, ... Taş Korkmaz, Medeni Usûl Hukuku, Cilt II, ..., On Beşinci Baskı, 2017, s.927, 947).

3. Bir dava şartı olarak hukuki yararın varlığını kabul etmek için davacının, mevcut hukuki durumunu değiştirecek ve iyileştirecek bir hükme ihtiyaç duyması gerekir (... Hanağası, Davada Menfaat, ..., 2009, s.155, 344). Davacının bu ihtiyacı kişisel, güncel ve hukuki nitelikte olmalıdır. Hukuki yararı dava şartı olarak düzenleyen 6100 ... Kanun'un 114 üncü maddesinin gerekçesinde de bu husus açıkça vurgulanmıştır.

4. Bir kişinin, hakkına ulaşmak için, mahkeme kararının o an için gerekli olması durumunda hukuki yararın olduğundan söz edilebilir. Bir mahkeme kararına ihtiyaç yoksa hukuki yarardan söz edilemez. Diğer taraftan bir dava şartı olan hukuki yarar, kararın kesinleşmesine kadar yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gereken bir husustur.

5. Somut uyuşmazlıkta davacı, 10.10.2025 tarihinde (55 yaşını doldurduğunda) erken IBM emeklilik hakkının ve 10.10.2030 tarihinde (60 yaşını doldurduğunda) ise normal IBM emeklilik hakkının davalı IBM Şirketi nezdinde bulunduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

6. Davalı işyerinde uygulanan IBM emeklilik planında, belli süre çalışma ve yaş koşulları ile birlikte işçilerin ... sözleşmesinin sona ermesinden sonraki süreçte faydalandırılacakları emeklilik aylığı, özel sağlık sigortası ve benzeri sosyal haklar düzenlenmiştir. Emeklilik planının, "Emeklilik tarihi" başlıklı 2 nci maddesinde: "A- Normal emeklilik tarihi personelin 60 yaşını doldurduğu ayı izleyen ayın ilk günüdür. B- 15 yıl ya da daha çok sürekli olarak çalışmış ya da eş değerde süreyi tamamlamış ve IBM ... Limited şirketi "Tam ve Sürekli İşgöremezlik (Sakatlık) Planından" yararlanmayan bir kişi, en az altı ay öncesinden yazılı olarak şirkete bilgi vermek koşulu ile, normal emeklilik tarihinden beş yıl önce herhangi bir ayın ilk günü erken emekli olabilir." hükmüne yer verilmiştir. Emeklilik planının 2 nci maddesinden yararlanmanın koşulu, işçinin belirlenen çalışma süresi ve yaş koşulunu tamamlayıncaya kadar işyerinde çalışması ve işyerinden emeklilik talebinde bulunarak ayrılmasıdır. Anılan maddenin (B) bendinde ise erken emekliliğe ilişkin şartlar yer almaktadır.

7. Davacı yönünden değerlendirme yapıldığın ise doğum tarihinin 10.10.1970 olduğu, ... sözleşmesinin de 09.08.2019 tarihinde emeklilik nedeniyle feshedildiği anlaşılmaktadır. Dava tarihi itibarı ile davacı erken IBM emeklilik hakkının koşulu olan 55 yaşını ve normal IBM emeklilik ... olan 60 yaşını doldurmadığından ileriye dönük tespit talebiyle dava açılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. Açıklanan nedenle davacının emekli hakkının tespitine ilişkin talebinin hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile işin esası yönünden inceleme yapılarak sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Birleşen Dava Yönünden
Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

B. Asıl Dava Yönünden
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacı tarafa iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.