WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

9. Hukuk Dairesi         2024/505 E.  ,  2024/4812 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/191 E., 2023/430 K.
KARAR : Asıl ve birleşen davaların kısmen kabulü
BİRLEŞEN DAVA
MAHKEMESİ : Zonguldak 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/917 E, 2016/894 K.
BİRLEŞEN DAVA
MAHKEMESİ : Zonguldak 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/224 E., 2021/456 K.
BİRLEŞEN DAVA
MAHKEMESİ : Zonguldak 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/469 E, 2021/531 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiş, Dairece kararın ikinci kez bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen 2016/917 Esas sayılı davanın kabulüne, birleşen diğer davaların reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı ... AŞ (EÜAŞ) vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Davacı vekili EÜAŞ'a karşı açtığı asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin EÜAŞ Termik Santralinde iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği tarihe kadar değişen alt işverenlerde ara vermeden temizlik işçisi olarak çalıştığını, 2014 yılında özelleştirme nedeniyle iş sözleşmesinin feshedildiğini, Çates Elektrik Üretim AŞ (... AŞ) bünyesinde çalışmaya devam ettiğini, feshe bağlı alacaklarının ödenmediğini, iş ilişkisi devam ederken müvekkiline ibranameler ve boş dekontlar imzalattırıldığını, bu belgelerin geçersiz olduğunu ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davacı vekili birleşen Zonguldak 2. İş Mahkemesinin 2016/917 Esas sayılı dosyası ile davalı EÜAŞ'a karşı açtığı dava dilekçesinde; davalı EÜAŞ ile dava dışı alt işverenler arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu ve davacının başından itibaren davalı EÜAŞ'ın işçisi olduğunu ileri sürerek ücret farkı ve ilave tediye alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

3. Davacı vekili birleşen Zonguldak 3. İş Mahkemesinin 2017/638 Esas (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 14.04.2021 tarihli gönderme kararından sonra 2021/224 Esasına kaydedilen) sayılı dosyasının dava dilekçesinde; davalılar ile dava dışı alt işverenler arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunun ve davacının başından itibaren davalıların işçisi olduğunun tespiti ile ücret farkı, ayrımcılık tazminatı ve ilave tediye alacağının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
4. Davacı vekili birleşen Zonguldak 2. İş Mahkemesinin 2019/469 Esas sayılı dosyasının dava dilekçesinde; davalılar ile dava dışı alt işverenler arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu ve davacının başından itibaren davalıların işçisi olduğunu ileri sürerek ücret farkı ve ilave tediye alacakları ile ayrımcılık tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı EÜAŞ vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ihale makamı olduğunu ve alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; davacının 2015 yılında işten ayrıldığını, davalı Şirketin ise davacının çalıştığı santrali 22.12.2014 tarihinde devraldığını, davacının devir sonrası çalışmasının olmadığını, devir öncesi tüm sorumluluğun EÜAŞ'a ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 17.05.2017 tarihli ve 2015/601 Esas, 2017/363 Karar sayılı kararıyla; alt işveren ... İnş. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından 12.01.2015 tarihinde davacının çıkış bildirgesinin verildiği, 01.02.2015 tarihinde makul süre içerisinde özelleştirme sonucu işyerini devralan ... AŞ'de beden işçisi olarak alt işveren ... işçisi olarak çalışmaya devam ettiği, davacının iş sözleşmesinin feshedilmemiş olduğu, bu nedenle feshe bağlı alacaklarının reddi gerektiği, davalının esas işinin termik santral işletmek yani elektrik üretimi olması ve temizlik işinin yardımcı iş niteliğinde olması sebebiyle hizmet alımı yoluyla gerçekleştirilmesinin mümkün olduğu, diğer muvazaa kriterlerinin somut olayda gerçekleşmediği ve ispatlanamadığı, bu nedenle asıl işveren alt işverenler arasında iş sözleşmesinden kaynaklı muvazaalı bir ilişkinin bulunmadığı gerekçesiyle asıl dava ve birleşen 2016/917 Esas sayılı davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 29.12.2017 tarihli ve 2017/2678 Esas, 2017/3620 Karar sayılı kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 17.05.2021 tarihli ve 2020/3541 Esas, 2021/8972 Karar sayılı kararı ile; davacının iş sözleşmesinin 12.01.2015 tarihinde sona erdirildikten sonra 01.02.2015 tarihinde yeni alt işveren ... işçisi olarak çalışmaya başladığı, dinlenen davacı tanığının davacının 2014 yılı sonlarında özelleştirme nedeni ile iş sözleşmesinin sona erdirildiğini ancak 15-20 gün sonra yeni alt işveren tarafından işe alındığını beyan ettiği, davacı tanığı beyanı ve davacın iş sözleşmesinin sona erdirilmesi ile yeniden işe başladığı tarih dikkate alındığında makul sürenin aşıldığı, bu nedenle davacının feshe bağlı alacaklarının hesaplanması gerektiği, davacının çalıştığı alt işverenler ile davalı EÜAŞ arasındaki asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğunun ve davacının başından itibaren asıl işveren olan davalı EÜAŞ'ın işçisi olduğunun kabul edilmesi gerektiği; ancak davacının sendika üyesi olup olmadığı araştırılarak sendika üyesi olmadığının anlaşılması hâlinde davalı işveren bünyesinde davacı ile aynı işi yapan ve sendika üyesi olmayan emsal işçi olup olmadığının araştırılması gerektiği, emsal işçi varsa davacının tazminat ve alacaklarının emsal işçi ücretine göre hesaplanıp hüküm altına alınması; sendikalı olmayan emsal işçi bulunmamakta ise davalı EÜAŞ ile dava dışı alt işverenler arasındaki sözleşme ve şartnamelerde işçiye ödenecek ücretin belirlenmiş olması ya da işçiyle yapılan bireysel iş sözleşmesinde ücretin gösterilmiş olması ve buna göre eksik ücret ödendiğinin tespiti durumunda bu ücrete göre ücret farkı ve ilave tediye alacağı hesaplanması; böyle bir tespit yapılamadığı takdirde ise ücret farkı alacağı talebi reddedilerek ilave tediye alacağı davacının fiilen aldığı ücret üzerinden hesaplanıp hüküm altına alınması gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 15.09.2022 tarihli kararıyla; davacının herhangi bir sendikaya üyeliği bulunmadığı, davacının ücretinin asgari ücretin %20 fazlası olarak belirlendiği, hesap bilirkişisinden bu doğrultuda ek rapor alındığı, birleşen ek dava belirsiz alacak davası olarak açıldığından talep artırım dilekçesine karşı ileri sürülen zamanaşımı def'inin dikkate alınmadığı, davacının iş sözleşmesinin 12.01.2015 tarihinde feshediliği, davacıya ihbar süresi verilmediği ve feshin haklı sebeple yapıldığının davalı tarafça ispat edilemediği, ek bilirkişi raporunda hesaplanan kıdem ve ihbar tazminatları ve yıllık ücretli izin talebinin davalı EÜAŞ yönünden kabulüne karar verildiği, bozma kararı dikkate alındığında söz konusu hizmet alım sözleşmesinin davacı açısından muvazaalı olduğu, bu nedenle davacının ilave tediye ve fark ücret alacaklarının hizmet alım sözleşmeleri ve şartname içeriklerine göre tespit edilen asgari ücretin %20 fazlası üzerinden hesaplandığı, bu alacaklar bakımından davalı ... AŞ yönünden; birleşen Zonguldak 3. İş Mahkemesinin 2021/224 Esas ve birleşen Zonguldak 2. İş Mahkemesinin 2019/469 Esas sayılı dosyalarında davanın kabulüne karar verildiği, davalı EÜAŞ yönünden; davacının davalı EÜAŞ'a karşı açtığı fark ücret ve ilave tediye alacakları taleplerine ilişkin olarak birleşen 2016/917 Esas sayılı ek dava devam ederken birleşen Zonguldak 3. İş Mahkemesinin 2021/224 Esas ve birleşen Zonguldak 2. İş Mahkemesinin 2019/469 Esas sayılı davaların açıldığı ve asıl dava dosyası ile birleştirildiği göz önüne alındığında EÜAŞ açısından derdestlik söz konusu olduğundan birleşen dosyalarda bu davalı yönünden davanın reddine karar vermek gerektiği, davacının çalıştığı işyerinin özelleştirme sonucu 22.12.2014 tarihinde davalı EÜAŞ tarafından diğer davalı ... AŞ'ye devredildiği, Zonguldak 2. İş Mahkemesinin 2016/917 Esas dışındaki birleşen Zonguldak 3. İş Mahkemesinin 2021/224 Esas ve birleşen Zonguldak 2. İş Mahkemesinin 2019/469 Esas sayılı davalarının 2 yıllık hak düşürücü süreden sonra açıldığı, dava tarihi itibarıyla birleşen ek davalar ile talep edilen ücret farkı, ilave tediye ve ayrımcılık tazminatı taleplerinden davalı EÜAŞ'ın sorumluluğu bulunmadığı, 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 5 inci maddesine göre ayrımcılık tazminatı şartları oluşmadığından bu talebin reddi gerektiği, kısa kararda asıl davanın numarasının sehven 2015/601 olarak belirtilerek maddi hata yapıldığı, kısa kararla çelişki oluşmaması için hatanın gerekçede belirtilmekle yetinildiği gerekçesiyle asıl dava ve birleşen 2016/917 Esas sayılı davanın EÜAŞ yönünden kısmen kabulüne, birleşen 2021/224 Esas sayılı ve birleşen 2019/469 Esas sayılı davanın ... AŞ yönünden kısmen kabulüne, davacının ilave tediye ve ücret farkı alacağı talebinin EÜAŞ yönünden, ayrımcılık tazminatı talebinin her iki davalı yönünden reddine karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

2. Dairemizin 10.01.2023 tarihli ve 2022/17710 Esas, 2023/165 Karar sayılı kararı ile; asıl davada davacının kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin alacaklarının EÜAŞ'tan tahsiline karar verilmesi, asıl dava dilekçesinde talep edilen miktarla sınırlı olarak yıllık izin ücretine hükmedilmesi, birleşen Zonguldak 2. İş Mahkemesinin 2016/917 Esas sayılı dosyasında davacının ilave tediye ve ücret farkı alacaklarının zamanaşımı süresi dikkate alınarak hesaplanması ancak bu dosyada talep edilen miktarlarla sınırlı olarak hüküm altına alınması, birleşen Zonguldak 3. İş Mahkemesinin 2021/224 Esas sayılı dosyasında EÜAŞ yönünden ilave tediye ve ücret farkı alacaklarının usulden reddine, ayrımcılık tazminatının esastan reddine, ... AŞ yönünden talep edilen alacakların esastan reddine karar verilmesi, birleşen Zonguldak 2. İş Mahkemesinin 2019/469 Esas sayılı davanın ise hem EÜAŞ hem de ... AŞ yönünden usulden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararı doğrultusunda asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen 2016/917 Esas sayılı davanın kabulüne, birleşen diğer davaların reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı EÜAŞ vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili; davacının davalı EÜAŞ, sonrasında ... AŞ bünyesinde muvazaalı bir şekilde değişen alt işverenler nezdinde çalıştığının ispatlandığını, dava konusu alacaklardan davalı EÜAŞ'ın sorumluluğunun olmadığının kabul edilmesi hâlinde davacının kazanılmış haklarının ihlal edileceğini, muvazaadan kaynaklanan haklarından davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, EÜAŞ'ın davacının ilave tediye ve ücret farkı alacağından, her iki davalının da ayrımcılık tazminatı alacağından sorumluluklarının bulunduğunu, birleşen davaların kabul edilmesi gerektiğini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

2. Davalı EÜAŞ vekili; davalının ihale makamı olduğunu, muvazaa tespitinin hatalı olduğunu ve hüküm altına alınan alacaklardan sorumluluğunun bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriği, bozmanın kapsamı ve mahiyetine göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; bozmaya uygun araştırma yapılıp yapılmadığına, baştan itibaren davalının işçisi olarak kabul edilen davacının alması gereken ücret miktarına ve bu ücret miktarına göre dava konusu alacaklara hak kazanıp kazanmadığı ile işçilik alacaklarından sorumluluğun tespitine ve zamanaşımına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107 nci maddesi, 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 4857 sayılı Kanun'un 2, 5, 6, 32, 17, 25, 53 ve 59 uncu maddeleri ile aynı Kanun'un 120 nci maddesi atfıyla hâlen yürürlükte bulunan mülga 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14 üncü maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 147 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen lk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekili ile davalı EÜAŞ vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalı EÜAŞ'a yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

14.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.