9. Hukuk Dairesi 2024/458 E. , 2024/3597 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/274 E., 2023/375 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasında görülen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının ikinci kez bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili; davacı asılın Kemalpaşa Belediyesi ... Beldesinde 19.09.2003-24.07.2014 tarihleri arasında aralıksız olarak çalıştığını ve işe girdiği tarihten itibaren gerçek işveren ... Belediyesinde çalışmasına rağmen kayden alt işveren ... ... İmar Teknik Tur. Hiz. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ... İnş. Dan. Tem. İşl. Ulaş. ve Tic. Ltd. Şti.nin işçisi olarak gösterildiğini, ... Belediyesinin Kemalpaşa Belediyesine devredildiğini, bu sebeple 2009 yılının Nisan ayından itibaren davacının da davalı ... Belediyesinde çalışmaya başladığını, davalı bu Belediyede de muvazaalı olarak kayden alt işveren olan ... Teknik ve Turizm Hizmetleri İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti.nin işçisi olarak gösterildiğini, sendikal ayrımcılık yapıldığını, davacının üyesi olduğu Belediye-İş Sendikası ile davalı ... Belediyesi arasında imzalanan toplu iş sözleşmelerinden yararlanması gerektiğini; bu iddianın kabul görmemesi hâlinde ise Belediye-İş Sendikası ile davacının kayden işvereni olan dava dışı ... Teknik ve Turizm Hizmetleri İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında bağıtlanan toplu iş sözleşmesine göre taleplerin değerlendirilmesi gerektiğini, muvazaa iddiası kabul edilmese dahi davalı ... Belediyesinin asıl işveren olduğunu ve davacı asılın tüm alacaklarından sorumlu olduğunu ileri sürerek fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları ile ilave tediye, sendikal tazminat ve toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan yakacak, ikramiye, yemek yardımı, giyim yardımı, kıdemli işçiliği teşvik primi, çocuk yardımı, eğitim yardımı ve eksik ödenen ücret alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2. Birleşen dava dosyasında davacı vekili, davacı asılın 19.09.2003 tarihinde Kemalpaşa ... Belediyesinde işe başladığını, 24.07.2014 tarihine kadar aralıksız olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı ... tarafından haklı bir sebep olmaksızın feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili; müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacının usulüne uygun yapılan hizmet alım sözleşmeleri kapsamında çalıştığını, muvazaa iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının taleplerinin haksız olduğunu ve ödenmeyen işçilik alacağı bulunmadığını, Belediyenin bağıtladığı toplu iş sözleşmelerinden yararlanma ... bulunmadığını ve davaya konu taleplerin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 01.02.2016 tarihli kararı ile; davalı ile dava dışı Şirketler arasındaki ilişkinin muvazaalı olması nedeniyle davacının davalı ... Belediyesi ile Belediye İş Sendikası arasında bağıtlanan 01.01.2012-31.12.2013 tarihleri arasında yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinden faydalanması gerektiğinin kabulü ile toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 12.09.2019 tarihli ilâmı ile; sendikal tazminat talebinin kabulünün hatalı olduğu, fazla çalışma ücreti alacağının davalı tanıklarının beyanına göre hesaplanmasının dosya kapsamına uygun düşeceği, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun (6356 sayılı Kanun) 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre imza tarihinde sendika üyesi olmayıp da sonradan sendikaya üye olduğu anlaşılan davacının üyeliğinin davalı Belediyeye bildirildiği tarih araştırılarak ancak bu tarihten itibaren 01.01.2012-31.12.2013 ve 01.01.2014-31.12.2015 tarihleri arasında yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmelerinden yararlanabileceğinin kabul edilmesi gerektiği, ihbar olunan Şirketin kıdem tazminatının ödendiği iddiası araştırılmadan eksik inceleme ile karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 30.12.2021 tarihli kararı ile; toplanan kanıtlar ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının 10.02.2012 tarihinde Belediye-İş Sendikasına üye olduğu, 15.10.2014 tarihinde işkolu değişikliği ile üyeliğinin düşürüldüğü, dolayısıyla davacının, davalı ... ile Belediye-İş Sendikası arasında 18.01.2012 tarihinde imzalanan ve 01.01.2012-31.12.2013 tarihleri arasında yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinden ve 31.12.2013 sonrasında ise Belediye-İş Sendikası ile Kemalpaşa Belediyesi arasında 20.02.2014 tarihinde imzalanan 01.01.2014- 31.12.2015 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinden yararlanma ... bulunduğu, ancak ihbar olunan Şirket tarafından yapılan bir ödemeye rastlanmadığı, davacının fazla çalışmasının davalı tanık beyanına göre hesaplanarak hüküm altına alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 23.05.2022 tarihli kararı ile; davacının, davalı ... ile Belediye-İş Sendikası arasında 18.01.2012 tarihinde imzalanan ve 01.01.2012-31.12.2013 tarihleri arasında yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinden yararlanması gerektiği kabul edilmiş ise de, davacının Belediye-İş Sendikasına 10.02.2012 tarihinde üye olduğu, bozma kararı sonrası dosyaya giren bilgi ve belgelere göre davacının sendika üyeliği, alt işveren ... Teknik ve Turizm Hizmetleri İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şirketine bildirilmiş ise de davalı Belediyeye bu konuda herhangi bir bildirim yapılmadığı, davacının 01.01.2012-31.12.2013 tarihleri arasında yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinden yararlanma hakkının bulunduğunun kabul edilmesinin 6356 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasına aykırılık teşkil ettiği, davalı ... tarafından bağıtlanan ve 01.01.2014-31.12.2015 tarihleri arasında yürürlükte bulunan bir toplu iş sözleşmesinin imza tarihi 20.02.2014 olduğundan davacının imza tarihinde toplu iş sözleşmesinin tarafı olan Belediye-İş Sendikasına üye olduğu ve bu toplu iş sözleşmesinden, iş sözleşmesinin son bulduğu 24.07.2014 tarihine kadar yararlanmasının mümkün olduğu; diğer yandan davacının dava dilekçesindeki taleplerinin terditli olduğu dikkate alındığında 01.01.2014 tarihinden önceki taleplerin, dava dışı alt işveren ... Teknik ve Turizm Hizmetleri İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şirketi ile Belediye-İş Sendikası arasında karara bağlanan 13.11.2013 imza tarihi toplu iş sözleşmesi hükümleri dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiği; kabul şekline göre de bozma kararı öncesi hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplanan ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin alacağı ve kıdemli teşvik primi alacağı tutarının, bozma sonrası hükme esas alınan raporda hesaplanandan daha az olduğu ve hükmün sadece davalı temyizi üzerine bozulduğu görüldüğünden ilgili alacaklar bakımından davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hak ilkesine aykırılık oluşturduğunun gözetilmemesinin hatalı olduğu, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ilave tediye alacağı brüt 4.575,38 TL olarak hesaplanmış olmasına rağmen Mahkemece bu alacak kaleminin brüt 7.000,00 TL olarak hüküm altına alınmasının doğru olmadığı gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilâmı doğrultusunda kapsama alınan 05.05.2023 tarihli ek bilirkişi raporu dikkate alınmak ve davalı lehine usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili; ek bilirkişi raporuna sunulan itirazların dikkate alınmadığını, tüm işçilik alacaklarının düşük miktar üzerinden hesaplandığını, müvekkilinin sendikaya üye olduğu 10.02.2012 tarihinden itibaren Belediyenin tarafı olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlanması gerektiğini, zira davalı ... ile dava dışı ... Teknik ve Turizm Hizmetleri İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu, ayrıca üyeliğin Sendika tarafından Belediye adresine ve Belediye yetkililerine bildirildiği hususu dikkate alındığında davacının en geç 22.02.2012 tarihinden itibaren Belediyenin tarafı olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlanması gerektiğinin kabulü gerektiğini ileri sürerek Mahkeme kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
2. Davalı ... vekili; Belediyenin tarafı olduğu 01.01.2012-31.12.2013 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinin imza tarihi 18.01.2012 olup davacının sendika üyeliğinin 10.02.2012 olduğu hususu dikkate alındığında taraflarına yapılan üyelik bildirimi olmadığı için davacının ilgili toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlanmasının mümkün olmadığını, zira bildirimin dava dışı alt işveren Şirkete yapıldığını, bilirkişi raporuna sunulan itirazların dikkate alınmadığını; ayrıca Belediyeye karşı davası mevcut olan tanık anlatımları uyarınca fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasının hatalı olduğunu, ilave tediye ücreti bakımından bilirkişi raporunda hesaplanan miktardan fazla miktara hükmedildiğini, davacıya yapılan ödemelerin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile mahsubu gerektiğini ileri sürerek Mahkeme kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının 01.01.2014 tarihinden öncesinde ve sonrasında hangi toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlanacağının ve özellikle davalı Belediyenin tarafı olduğu toplu iş sözleşmesinden hangi tarih itibarıyla yararlanabileceğinin belirlenmesi ile alacakların hesaplanma yöntemine ve usuli kazanılmış hak ilkesine uygun şekilde karar verilip verilmediğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
2. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2 nci maddesinin yedinci fıkrası ve 32 nci maddesi.
3. 6356 sayılı Kanun'un 39'uncu maddesi hükümleri.
4. Dairemizin 14.12.2022 tarihli ve 2022/16498 Esas, 2022/16753 Karar sayılı ilâmında usuli kazanılmış hak ilkesi şu şekilde açıklanmıştır:
"...
3. Bilindiği üzere 6100 sayılı Kanun'da usuli kazanılmış hak kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Bu kurum, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri hâline gelmiştir. Anlam itibarıyla bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan ... ifade etmektedir.
4. Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir (Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu, 09.05.1960 tarihli ve 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı karar). Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usuli kazanılmış hakları oluşturup, korumaktır. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur (Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu, 04.02.1959 tarihli ve 1959/13 Esas, 1959/5 Karar sayılı karar).
..."
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dairemizin 23.05.2022 tarihli son bozma ilâmında, davacının Belediye-İş Sendikasına 10.02.2012 tarihinde üye olduğu, davacının sendika üyeliğinin alt işveren ... Teknik ve Turizm Hizmetleri İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şirketine bildirildiği; ancak davalı Belediyeye bu konuda herhangi bir bildirim yapılmadığı, davacının davalı ... ile Belediye-İş Sendikası arasında 18.01.2012 tarihinde imzalanan ve 01.01.2012-31.12.2013 tarihleri arasında yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinden yararlanma ... bulunduğunun kabulünün hatalı olduğu, ancak sendika üyelik tarihi dikkate alındığında davalı ... ile Belediye-İş Sendikası arasında 20.02.2014 tarihinde imzalanan 01.01.2014-31.12.2015 tarihleri arasında yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinden 01.01.2014 tarihinden iş sözleşmesinin sona erme tarihi olan 24.07.2014 tarihine kadar yararlanmasının mümkün olduğu belirtilmiştir. Diğer yandan, ilgili bozma ilâmında, davacının dava dilekçesindeki taleplerinin terditli olduğu hususu dikkate alındığında davacının 01.01.2014 tarihinden önceki işçilik alacaklarının hesaplamalarının da dava dışı alt işveren ... Teknik ve Turizm Hizmetleri İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şirketi ile Belediye-İş Sendikası arasında bağıtlanan 13.11.2013 imza ve 01.03.2013-28.2.2015 yürürlük tarihli toplu iş sözleşmesine göre yapılması gerektiği ifade edilmiştir.
3. Buna göre, 01.03.2013-01.01.2014 tarihleri arasındaki dönem için dava dışı alt işveren ... Teknik ve Turizm Hizmetleri İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şirketi tarafından bağıtlanan 13.11.2013 imza tarihi toplu iş sözleşmesi; 01.01.2014 -24.07.2014 tarihleri arasındaki dönem için ise davalı ... tarafından bağıtlanan 20.02.2014 imza tarihli toplu iş sözleşmesi hükümleri uygulanmak suretiyle dava konusu alacak kalemlerinin yeniden hesaplanması gerekmektedir.
4. Mahkemece bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiş olup bozma ilâmı doğrultusunda hesaplama yapan 03.05.2023 tarihli ek bilirkişi raporu dosya kapsamına alınmıştır. Ancak söz konusu raporun bozma ilâmı öncesinde hükme esas alınan 24.09.2021 tarihli bilirkişi raporu ile aynı hesaplamaları içerdiği, 01.01.2014 tarihinden öncesine ilişkin hesaplamaların da, bozma ilâmına aykırılık teşkil edecek şekilde davalı ... ile Belediye-İş Sendikası arasında 18.01.2012 tarihinde imzalanan ve 01.01.2012-31.12.2013 tarihleri arasında yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre yapıldığı anlaşılmaktadır. Oysaki 01.03.2013-01.01.2014 tarihleri arasındaki dönem için, dava dışı alt işveren ... Teknik ve Turizm Hizmetleri İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şirketi tarafından bağıtlanan 13.11.2013 imza tarihli toplu iş sözleşmesinin dikkate alınması gerektiği açıktır. Dolayısıyla bozma gereği yerine getirilmeksizin yanılgılı değerlendirme ile hesaplamaların yapıldığı bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
5. Mahkemenin bozma öncesi 01.02.2016 tarihli kararında, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarından 1/4 oranında indirim yapıldığı hususu açıkça belirtilerek alacak miktarı tespit edildikten sonra dava dilekçesinde talep edilen miktarlar ile sınırlı şekilde hüküm kurulmuştur. Ancak bozma sonrası Mahkemece, yine dava dilekçesindeki miktarla sınırlı şekilde hüküm kurulmuş ise de, gerekçede davacının hak kazandığı kabul edilen fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti miktarlarının indirimsiz miktarlar olduğu anlaşılmaktadır. Her iki kararda hüküm altına alınan miktarlar sonucu itibarıyla aynı ise de bozma sonrası kararın gerekçesinde, yapılan indirim oranının ve tespit edilen alacak miktarının açıkça belirtilmemesi davalı bakımından usuli kazanılmış hak ilkesine aykırılık teşkil etmektedir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
26.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!