WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

9. Hukuk Dairesi         2024/380 E.  ,  2024/6812 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Gölcük Tersane Komutanlığı 39 İzolasyon Fabrikası, Gölcük işyerinde çalıştığını, Türk Harb İş Sendikası üyesi olarak işletme toplu iş sözleşmesinden yararlandığını, üyelerinin ısı izolasyonu ile alakalı taş yünü ısı battaniyesi, cam yünü, keçe (seramik yünü) gibi pnömokonyoz içeren malzemeler kullandığını, ayrıca zemin kaplama ve zımpara işlerinde epoksi ve poliüreten malzemeler yine zemin temizliğinde sellocik epoksi ve sentetik tiner malzemeleri kullanıldığını, tekne ve boru devresi izolasyonlarında yapıştırıcı olarak bally, yanmaz tutkal, ahşap (plastik) tutkalı kullanıldığını, denizaltı et sebze odaları izolasyonlarında poliüreten köpük PVC kaplamada kimyasal yapıştırıcısı makinaların montajı esnasında takoz vazifesi göre A+B karışımlı epocest 36 malzemesi kullanıldığını, zaman zaman yüzey temizliğinde farmik asit kullanıldığını, yaptığı iş sebebiyle 7,5 saatten az çalışması gerektiğini, işyerinde ağır metallere dair ölçüm yapılmadığını, işyerinde ağır metallerin kullanıldığını, demir de dahi pnömokonyoz yapan toz bulunduğunu, ölçüm düşük çıksa dahi gürültüye müsait olduğunu ileri sürerek davacının Sağlık Kuralları Bakımından Günde Ancak Yedi Buçuk Saat veya Daha Az Çalışılması Gereken İşler Hakkında Yönetmelik (Yönetmelik) kapsamında olduğunun ve günde 7,5 saat çalışması gerektiğinin tespitiyle, buna bağlı olarak kısa çalışma primi ve fazla çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taleplerin zamanaşımına uğradığını, izolasyon meslek kolunda çalışan işçilerin kendine özgü malzemeler ve yöntemlerle engelleme işlemini yapan personeller olduğunu, bu personellerin kişisel koruyucu donanımını usulüne uygun kullandığını, bu durumdan kendisinin de sorumlu olduğunu, Tozla Mücadele Yönetmeliği ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'u kapsamında yapılması zorunlu olan risk değerlendirmesi, kontrol, ölçüm ve araştırmaların yapılarak tozlu ortam ölçümlerinin yapıldığını, ölçüm değerlerinin Toz Mesleki Maruziyet Değerleri Tablosunda gösterilen değerlerin altında olduğunu, personele kişisel koruyucu melbusatların düzenli olarak verildiğini, periyodik muayenelerin düzenli yapıldığını, Gölcük Tersanesi Komutanlığı tarafından yapılan değerlendirme ve sonuçlara göre İzolasyon Fabrikasında görevli personellerin çalıştıkları ortamın ilgili kanun ve yönetmelik maddelerine uygun olduğunu, günlük 8,5 saat çalışmanın yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; işyerinde keşif yapılarak bilirkişi kurul raporu alındığı, davacının işyerinde yaptığı işin Yönetmelik kapsamında olduğu, diğer taraftan bu Yönetmelik kapsamına giren işlerde çalışmada kullanılan maddelerin özellikleri, uygulanan teknoloji ve alınan teknik ve idari toplu koruma önlemlerinin iş güvenliği ve sağlığı bakımından önemine göre çalışma saatlerinin yedi buçuk saat ile sınırlandırıldığı, Yönetmelik'in 7 nci maddesinde; sayılan işlerde fazla çalışma yapılmayacağının açıkça düzenlendiği, bu kurallar çerçevesinde Yönetmelik'te sayılan işlerde çalışan işçiler için “günlük yedi buçuk saat üzeri” olan çalışmaların fazla çalışma sayılması gerektiği, buna göre davacının yedi buçuk saat üzeri olan çalışmasının fazla çalışma ücreti olarak belirlendiği, dava konusu kısa çalışma primi ve fazla çalışma alacağı bakımından son tutanak tarihi olan 08.08.2019 tarihine kadar hesaplama yapılması gerekirken bilirkişi tarafından 15.07.2019-14.09.2019 dönemini de kapsayacak şekilde hesap yapılması ve davacı tarafından bu yönde ıslah yapıldığı görüldüğünden arabulucuk son tutanak tarihi itibarıyla muaccel olmayan kısım yönünden ret kararı verildiği, alacakların dayanağı toplu iş sözleşmesi olduğundan alacaklara en yüksek işletme kredisi faizi işletildiği, faiz başlangıç tarihleri yönünden kısa çalışma primi için toplu iş sözleşmesinde bir ödeme günü belirlenmediğinden temerrüt tarihi olan 08.08.2019 tarihinden itibaren faize hükmedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili; zamanaşımı def'inin değerlendirilmediğini, izolasyon meslek kolunda çalışan işçilerin yeni gemi su üstü platformları denizaltı gemilerinin modernizasyon ve bakımları çerçevesinde ihtiyaç duyulan tüm mani izolasyon ve zemin kaplamalarının sökülmesini, montajını bir yerin satıh veya tesirini engellemek ve ısı, su, ses yangın transferlerini önlemek için kendine özgü malzemeler ve yöntemlerle yapılan engelleme işlemini gerçekleştirdiğini, kanunen yapılması zorunlu olan risk değerlendirmesi ve kontrolleri ile tozlu ortam ölçümlerinin yapıldığını, ölçüm değerlerinin Toz Mesleki Maruziyet Değerleri Tablosu’nda gösterilen değerlerin altında olduğunu, İş Sağlığı ve Güvenliği birimince yaptırılan toz ve gürültü ölçümlerine göre davacının Tozla Mücadele Yönetmeliği kapsamına girmediğini, kimyasalların maruziyet sınır değerlerinin altında ve düşük düzeyde bulunduğunu, kanserojen etkisinin bulunmadığını ve davacının bugüne kadar günde 8,5 saat çalıştığını, personele kişisel koruyucu melbusatların düzenli olarak verildiğini, iş güvenliği eğitimlerinin ve periyodik muayenelerin düzenli olarak yaptırıldığını, İzolasyon Fabrikasında görevli personelin çalıştığı ortamın ve günlük 8,5 saat çalışmasının mevzuata uygun olduğunu, kısa çalışma yaptırılamayacağını, faiz tür ve başlangıçlarının hatalı belirlendiğini ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince keşif yapılarak aldırılan bilirkişi raporu ile davacının çalıştığı fabrikada imalat, tamir, bakım, tadilat gibi işlemlerde kullanılan malzemeler dikkate alındığında gerek imalat işleminin yapıldığı çalışma ortam havasında ve gerekse de tamir-bakım-tadilat kapsamında gemi içerisinde yapılan çalışmalar sırasında ortam havasında çalışanların sağlığı için pnömokonyoz rahatsızlığı yönünde risk bulunduğunun, dolayısıyla davacının 39 İzolasyon Fabrikasında yaptığı işlerin Yönetmelik'in 4 üncü maddesinde düzenlenen "pnömokonyoz yapan tozlu işler", "pnömokonyoz yapan tozların bulunduğu işyerlerindeki işler" kapsamında olduğunun tespit edildiği, davacının günde 7,5 saati aşmayacak şekilde çalıştırılması gerektiği, davacının hak kazandığı fazla çalışma ve kısa çalışma primi alacaklarının davalı işyerinde geçerli toplu iş sözleşmesi ve emsal içtihatlara göre hesaplandığı, İlk Derece Mahkemesince arabuluculuk son tutanak tarihi gözetilerek alacaklara hükmedildiği, dava ve ıslah zamanaşımı def'inin değerlendirildiği, faiz türü ve başlangıcında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının görev ve çalışma şartlarının Yönetmelik kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve buna bağlı olarak fazla çalışma ile kısa çalışma primi alacaklarına hak kazanıp kazanamayacağı ve alacaklara uygulanan faiz türü ve başlangıç tarihleri hususlarındadır.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 39 uncu maddesi.

3. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 41 ve 63 üncü maddeleri.

4. 16.07.2013 tarihli ve 28709 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik'in 4 üncü maddesinin (s) bendinin (1) inci alt bendi.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı Millî Savunma Bakanlığı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.