WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

9. Hukuk Dairesi         2023/20071 E.  ,  2024/8247 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/3422 E., 2023/3861 K.
KARAR : Davacının istinaf başvurusunun esastan reddi, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 44. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/17 E., 2023/404 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesinin 29.06.2021 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 01.12.2021 tarihli ve 2021/2842 Esas, 2021/3251 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 19.10.2023 tarihli kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun ise kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeninden esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi.
Davacı vekili tarafından temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin miktardan reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait Rusya'da bulunan şantiyede 26.03.2015 tarihinden 21.07.2016 tarihine kadar alçı ve boya ustası olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin işverence haksız feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücreti, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; talep konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, davacı işçinin müvekkili Şirketin işçisi olmadığını, iş sözleşmesinden kaynaklanan talep konularının Rusya hukukuna göre değerlendirilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Rusya İş Kanunu'nun 392 nci maddesinde zamanaşımının düzenlendiği, anılan Kanun maddesine göre çalışanın hakkını ihlal edildiğini öğrendiği veya öğrenmesi gerektiği günden itibaren 3 ay içinde bireysel iş uyuşmazlığının çözümü için başvurma hakkına sahip olduğu ve bu maddede belirtilen sürelerin geçerli bir nedenle kaçırılması durumunda bu sürelerin Mahkeme tarafından tekrar başlatılabileceği, anılan düzenlemede görüldüğü üzere süreler kesin olmayıp Mahkeme tarafından tekrar başlatılabileceğine dair bu hüküm göz önüne alınarak alacağın zamanaşımına uğramadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili; davalı ile arasındaki ilişkide Türk hukukunun uygulanması gerektiğini, tüm alacaklara belirsiz alacak davası olarak karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.

2. Davalı vekili; davacının kendi bünyelerinde çalışmadığını, aslen çalışmış olduğu Şirketin Renaissance Construction AO olduğunu, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, davanın hak düşürücü sürede açılmadığını, yurt dışındaki ulusal bayram ve genel tatil günlerinde davacının izin kullandığını, davacı tanıklarının aleyhine davasının bulunması sebebiyle beyanlarına itibar edilemeyeceğini ileri sürerek istinafa başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında bir hukuk seçimi anlaşması bulunduğundan uyuşmazlık hakkında Rus hukukunun uygulanması gerektiği, Rus hukukunun dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşıldığı üzere aynı zamanda mutad işyeri hukuku olduğu, davacının davalıya ait işyerinde 26.03.2015 tarihinden 21.07.2016 tarihine kadar çalıştığı, belirtilen çalışma dönemi yönünden hak düşürücü süre niteliğinde başvurma hakkına dair düzenleme içerdiği değerlendirilen Rusya Federasyonu İş Kanunu'nun 392 nci maddesi uygulanarak tanık anlatımları ile davacı tarafça iş sözleşmesinin feshedildiğinin bilindiği, dava tarihi de nazara alındığında başvurma süresi olan 3 aylık sürenin dolduğu, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın esası hakkında karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçeleriyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) nci alt bendi gereğince ortadan kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; Rus iş mevzuatı kapsamında zamanaşımı değerlendirmesi yapıldığını ve Rusya iş mevzuatındaki düzenlemenin kesin bir zamanaşımı süresi olmadığının hükme bağlandığını, Rusya Federasyonu İş Kanunu'nun 392 nci maddesinde sürelerin sözleşmenin feshi ile başlayacağını gösterir bir düzenleme bulunmadığını, Rus iş mevzuatı ve Medeni Kanun kapsamında zamanaşımı uygulamasının incelenmesinde işçiye işten çıkarma emrinin veya çalışma kitabının bir kopyasının tebliğinin zorunlu olduğunu, söz konusu evrakın verilmemesi hâlinde zamanaşımı sürelerinin başlamayacağının düzenlendiğini, dosya kapsamında zamanaşımı süresini başlatacak şekilde işten çıkarma emrinin veya çalışma kitabının verilmediği ve zamanaşımı sürelerinin başlamadığının açık olduğunu, işverenin işçinin tâbi olduğu hukukun hangisi olduğuna dair işçiyi bilgilendirdiğini, aydınlattığını ve işçinin kanundan doğan haklarının işçi ile müzakere edildiğini ispatla yükümlü olduğunu, davalının sorumluluğunu yerine getirdiği ve işçiyi bu konuda aydınlattığını gösterir bir delilin dosya içerisinde bulunmadığını, işçinin Türk hukukuna ve yerleşik içtihatlara güven ile hareket ettiğini, ileriye yönelik olarak bu şekilde bir öngörüde bulunmasının da mümkün olmadığını, Türk İş Kanunu'na göre hâlihazırda talepte bulunulmuş olması, işçinin Rus iş mevzuatına göre talepte bulunması gerektiğini bilmemesi, bu konuda yerleşik Yargıtay uygulamaları gereği uygulanacak hukukun Türk hukuku olarak belirlenmiş olması ve sürpriz karar yasağına aykırı şekilde görüş değiştirilmiş olması nedeniyle Rus iş mevzuatındaki sürenin yenilenmesi için geçerli sebeplerin oluştuğunu ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, davanın süresinde açılıp açılmadığı ve davalı lehine hükmedilen vekâlet ücreti ile yargılama gideri noktalarında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunu'nun (5718 sayılı Kanun) 24 üncü maddesinin ilgili bölümü şöyledir:
"...
(3) Hukuk seçimi taraflarca her zaman yapılabilir veya değiştirilebilir. Sözleşmenin kurulmasından sonraki hukuk seçimi, üçüncü kişilerin hakları saklı kalmak kaydıyla, geriye etkili olarak geçerlidir.

..."

3. 5718 sayılı Kanun'un 27 nci maddesi şöyledir:
" (1) İş sözleşmeleri, işçinin mutad işyeri hukukunun emredici hükümleri uyarınca sahip olacağı asgarî koruma saklı kalmak kaydıyla, tarafların seçtikleri hukuka tâbidir.
(2) Tarafların hukuk seçimi yapmamış olmaları hâlinde iş sözleşmesine, işçinin işini mutad olarak yaptığı işyeri hukuku uygulanır. İşçinin işini geçici olarak başka bir ülkede yapması hâlinde, bu işyeri mutad işyeri sayılmaz.
(3) İşçinin işini belirli bir ülkede mutad olarak yapmayıp devamlı olarak birden fazla ülkede yapması hâlinde iş sözleşmesi, işverenin esas işyerinin bulunduğu ülke hukukuna tâbidir.
(4) Ancak hâlin bütün şartlarına göre iş sözleşmesiyle daha sıkı ilişkili bir hukukun bulunması hâlinde sözleşmeye ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri yerine bu hukuk uygulanabilir."

4. 5718 sayılı Kanun'un 2, 5, 8, 24, 40 ve 44 üncü maddeleri.

5. Rusya Federasyonu İş Kanunu'nun 392 nci maddesi şu şekildedir:
“Çalışan, hakkının ihlal edildiğini öğrendiği veya öğrenmesi gerektiği günden itibaren üç ay içinde bireysel iş uyuşmazlığının çözümü için mahkemeye başvurma hakkına sahiptir.
Çalışan, ücretlerin ve diğer ödemelerin ödenmemesi veya eksik ödenmesine ilişkin bireysel işçi ihtilaflarının çözümü için, işten çıkarılma nedeniyle ödenmesi gereken ücretlerin ve diğer ödemelerin yapılmaması veya eksik ödenmesi de dahil olmak üzere, bu tutarların ödenmesi için belirlenen tarihten itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurma hakkına sahiptir. (03.07.2016 tarihli Kanun ile değişiklik yürürlüğe girmiştir)
İşveren, çalışanın işletmeye verdiği zararın tazminine ilişkin uyuşmazlıklarda, zararın tespit edildiği tarihten itibaren bir yıl içinde mahkemeye gitme hakkına sahiptir.
Bu maddede belirtilen sürelerin geçerli bir nedenle kaçırılması durumunda, bu süreler mahkeme tarafından tekrar başlatılabilir.”

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıda yer alan paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklarda, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukukun tespiti bakımından yeni esaslar belirlenerek yabancı hukukun uygulanması yönünde içtihat değişikliğine gidilmiştir. Diğer taraftan gerek Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin gerekse Dairemizin önceki uygulamasına güvenilerek açılan davaların bir kısmında, benimsenen yeni görüş doğrultusunda yabancı hukukun uygulanması, davacı taraf aleyhine bazı olumsuz sonuçların ortaya çıkmasına sebebiyet verebilmektedir. Bu sebeple Dairenin önceki uygulamasına güvenilerek açılan davalarda, Mahkemece görüş değişikliğine bağlı olarak yabancı hukukun uygulanması sonucunda davanın reddine karar verilmesi hâlinde, davacı aleyhine vekâlet ücreti ile yargılama giderine hükmedilmesinin hakkaniyetli olmayacağı ve adaletsizliğe yol açacağı sonucuna varılmıştır.

3. Somut uyuşmazlıkta Mahkemece Rusya Federasyonu İş Kanunu'nun ilgili hükmü uyarınca dava tarihi itibarıyla bireysel iş uyuşmazlığının çözümü için mahkemeye başvurma süresinin geçmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesi isabetli ise de dava tarihinin 24.09.2020 olması ve davanın yabancı hukukun uygulanması sonucunda reddedilmiş olması karşısında, Dairenin önceki uygulamasına güvenerek dava açan davacı aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi hakkaniyete aykırıdır.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davacı tarafın Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinin dördüncü alt bendinde yer alan "Davacı tarafından yapılan 2.059,00 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 764,19 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine," ibaresinin hükümden tamamen çıkartılarak yerine "Davacı tarafından yapılan 2.059,00 TL yargılama giderinin davacı üzerinde, davalı tarafından yapılan 764,19 TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına," ibaresinin yazılması,

Hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinin beşinci alt bendinde yer alan "Davalının kendisini vekille temsil ettirdiği dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine," ibaresinin hükümden tamamen çıkartılarak yerine, "Davalı yararına vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına," ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.