WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Temmuz 2026

YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

9. Hukuk Dairesi         2023/19686 E.  ,  2024/2180 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2674 E., 2023/3146 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 36. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/362 E., 2023/166 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (6) ncı alt bendi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonunda, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Millî Savunma Bakanlığının 26.04.2010 tarihli sınavını kazandığını; ancak güvenlik gerekçesiyle işe başlatılmadığını, idare mahkemesinde dava açtığını, açılan davanın kabul edilerek 27.04.2011 tarihinin işe başlangıç tarihi olarak belirlenip parasal hakların ödenmesine karar verildiğini, 15.01.2016 tarihinde 21. Ana İkmal Merkezi Komutanlığı işyerinde marangoz olarak işe başlatıldığını, geçmiş tüm maddi kayıplarının 1. derece kabul edilerek ödendiğini, 23. Dönem Toplu İş Sözleşmesi'nin 36 ncı maddesine göre 5. derecede işe başlatılarak alacaklarının buna göre ödenmesi gerektiğini, 21.02.2012 tarihli ptorokol ile toplu iş sözleşmesinin işe başlatma ücret derecelerinde bazı değişiklikler yapıldığını ancak davacının işe giriş tarihi 27.04.2011 olduğundan bu değişiklikten etkilenmemesi gerektiğini ileri sürerek davacının işe başlangıç derecesinin 5. derece olması gerektiğinin tespiti ile fark ücret, fark ikramiye ve fark ilave tediye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının idare mahkemesi kararı gereğince 15.01.2016 tarihinde işe başlatıldığını, 27.04.2011-14.01.2016 tarihleri arasındaki tüm haklarının ödendiğini, gerekli bildirimlerin yapılıp primlerinin de ödendiğini, işbaşı yaptığı tarihteki toplu iş sözleşmesi hükümlerine uygun şekilde 1. dereceden işe başlatıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının fiilen işe başlatıldığı 15.01.2016 tarihinde, yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre derecesinin doğru belirlendiği ve buna göre başlatılması gereken ücretle işe başlatıldığı, ödenmeyen fark alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; taleplerinin İlk Derece Mahkemesince yanlış anlaşıldığını, müvekkilinin 25. Dönem Toplu İş Sözleşmesi'nin 21 inci maddesi gereğince eğer hukuka uygun şekilde işe başlatılmış olsaydı 5. ücret derecesinden işe başlayacağından 15.01.2016 tarihinde 1. ücret derecesinden işe başlatılmasının ve bu tarihteki toplu iş sözleşmesine göre derecesinin belirlenmesinin hukuka aykırı olduğunu ve müvekkilinin hak kaybına uğradığını, davalının hatalı işe başlatmaması nedeniyle davacının işe geç başlatıldığını ve zararlarının doğduğunu, idare mahkemesi kararıyla davacının işe başlama tarihinin 27.04.2011 olduğunu, buna göre işlem yapılması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının fiilen işe başlatıldığı tarih olan 15.01.2016 tarihinde yürürlükte olan toplu iş sözleşmesine göre fark alacağı bulunmadığı, ücretinin doğru şekilde belirlendiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının işe başlama tarihi, işe başlama tarihine göre derecesinin doğru belirlenip belirlenmediği ve buna göre dava konusu fark ücret, fark ikramiye ve fark ilave tediye alacaklarının bulunup bulunmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 32 nci maddesi, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 39 uncu maddesi.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.