WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

9. Hukuk Dairesi         2023/19523 E.  ,  2024/7508 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2759 E., 2023/3066 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 44. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/226 E., 2023/287 K.

Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı asıl tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (4) üncü alt bendi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı asıl ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı asıl tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Davacı asıl dava dilekçesinde; davalı işyerine başlamadan önceki görev yaptığı kamu kurum ve kuruluşlarında geçen hizmet sürelerinin derece ve intibakında dikkate alınması gerekirken davalı işverence bu hususta eksik tesis edilen idari işlemlerin düzeltilmesi veya ilgili intibak işlemlerinin tam ve eksiksiz yapılması talebi ile davalıya 03.09.2018 tarihinde yapılan başvurusuna 60 gün içinde davalı işverence cevap verilmeyerek başvurusunun reddedildiğini, hukuka aykırı olan işlemin iptaline karar verilmesi istemi ile idari yargı yolunda görülen dava sürecinde Ankara 18. İdare Mahkemesinin 2018/2224 Esas, 2019/904 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verildiğini, bu karara karşı istinaf başvurusu yapıldığını, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 7. İdari Dava Dairesinin 2019/665 Esas, 2019/831 Karar sayılı kararı ile; görevsizlik kararının onanarak kesinleştiğini, işbu davada adli yargının görevli olduğu hususunun kesinleştiğini ileri sürerek davalı tarafından hukuka aykırı yapılan işlemin iptalini talep etmiştir.

2. Davacı asıl 22.06.2021 tarihli dilekçesinde; daha önce kamu kurum ve kuruluşlarında geçen çalışma sürelerinin dikkate alınmadığını ileri sürerek derece ve kademesinin fark yıllık izin süresi, fark kıdeme teşvik primi, fark ücret, fark kanuni ve akdi ikramiye alacaklarının hesaplanması bakımından tespitine, bu alacakların süre ve miktar olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının alacaklarının zamanaşımına uğradığını, alacakların asgari miktarının belirtilmediğini, Ankara 18. İdare Mahkemesinin 2018/2224 sayılı dosyasında 13 gün iznin eksik tahakkuk ettirilmesi dışında herhangi bir talebinin bulunmadığını, 03.09.2018 tarihli dilekçesinin ise kamuda geçen hizmetlerinin intibakına ilişkin olmadığını, Kapsam Dışı Personel Yönetmeliği'nin "Dış hizmet intibakı" başlıklı 47 nci maddesinde yer alan "Personelin hizmet süresi ve ücret intibakında kamuda geçen hizmet süreleri askerlikte geçen hizmet sürelerinin tamamı ve uygun öğrenim seviyesinden sonra özelde geçen çalışmaları dikkate alınır." hükmü uyarınca 7 yıl 7 ay 21 günlük hizmeti için 8 kademe verildiğini, mevzuatın genel sistematiği içerisinde geçmiş hizmetlere ilişkin intibakın kademe harici başka bir ücret unsurunu etkilemediğini, meslek tazminatı gösterge toplamının 8.000 olduğunu, akdi ve kanuni ikramiyelere ilişkin alacak talebinin temelde ücret intibakı ile ilişkili bulunduğundan herhangi bir eksik ücret tahakkuku bulunmadığını, kıdeme teşvik priminin de tamamen müvekkili Kurumda geçen hizmetlerine yönelik olduğundan işlem tesisinde bir hata bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 12.10.2005-28.12.2009 tarihleri arasında Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığında şoför olarak, 29.12.2009-24.04.2013 tarihleri arasında Kalkınma Bankasında uzman yardımcısı olarak görev aldığı, 25.04.2013-17.12.2019 tarihleri arasında ise davalı Kurumda çalıştığı, davacının 25.04.2013 tarihinde 7 yıl 7 ay 21 gün kıdeminin bulunduğu, bütün çalışmaları dikkate alınarak kıdeme esas süresinin 14 yıl 2 ay 5 gün olduğu, BOTAŞ Kapsam Dışı Personel Yönetmeliği'nin; "Dış hizmet intibakı" başlıklı 47 nci maddesinin "Personelin hizmet süresi ve ücret intibakında, kamuda geçen hizmet süreleri ile askerlikte geçen hizmet sürelerinin tamamı ve uygun öğrenim seviyesinden sonra özelde geçen çalışmaları dikkate alınır.” şeklindeki hükmü dikkate alındığında davacının kıdeme esas süresinin 14 yıl 2 ay 5 gün olduğunun ve yıllık izin süresinin 51 gün eksik tanındığının tespitine, kıdeme teşvik primi, ücret farkı, kanuni ve akdi ikramiye farkına yönelik taleplerin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı asıl ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı asıl; hükme esas alınan tespitlerin hatalı olduğunu, taleplerinin zamanaşımına uğramadığını, derece ve kademesinin hatalı belirlendiğini, bu nedenle tahakkuk eden ücretinin de hatalı olduğunu, "Dış hizmet intibakı" başlıklı 47 nci maddede; personelin hizmet süresi ve ücret intibakında kamuda geçen hizmet süreleri ile askerlikte geçen hizmet sürelerinin tamamının ve uygun öğrenim seviyesinden sonra özelde geçen çalışmalarının dikkate alınacağının düzenlendiğini, "Kademe ve Derece Terfi" başlıklı 49 uncu maddesinin (a) bendinin beşinci alt bendinde teşekkül ve bağlı ortaklıkta geçen fiili hizmet süresinin her tam 5 yılı için ayrıca bir kademe verileceği ve (b) bendinde, bulunduğu derecede üst üste 3 yıl olumlu sicil alarak kademe terfi alan personelin ünvan değişikliği yapılmaksızın bir üst dereceye yükselmeye hak kazanacağı, derece ve terfiin personelin 3 yılı doldurduğu tarihi takip eden ayın başından geçerli olmak üzere yapılacağı ve yükseldiği derecede ücret kademesi yoksa, ücret kademesine ulaşıncaya kadar kademe karşılığı ücretini önceki derecesinden almaya devam edeceğinin düzenlendiğini, bu düzenlemelere göre derece ve kademesinin hatalı belirlendiğini, Botaş Kapsam Dışı Personel Yönetmeliği'nin 29 uncu maddesi uyarınca 1 yıldan 5 yıla kadar hizmeti olanlara 23, 5 yıldan 10 yıla kadar hizmeti olanlara 28, 10 yıldan fazla hizmeti olanlara 30 iş günü yıllık ücretli izin verileceğine ilişkin düzenleme bulunduğunu, 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 54 üncü maddesine göre aynı Bakanlığa bağlı işyerleri ile aynı Bakanlığa bağlı tüzel kişilerin işyerlerinde geçen süreler ve kamu iktisadi teşebbüsleri yahut özel kanuna veya özel kanunla verilmiş yetkiye dayanılarak kurulan banka ve kuruluşlar veya bunlara bağlı işyerlerinde geçen sürelerin işçinin yıllık ücretli izin hakkının hesaplanmasında göz önünde bulundurulacağına dair emredici düzenlemenin bulunduğunu, davacının da davalıdan önce 7 yıl 7 ay 21 gün geçmiş kamu hizmetinin bulunduğunu, ilgili düzenlemelere göre daha önce geçen bu çalışmalarının derece kademe, ikramiye, yıllık izin ve kıdeme teşvik primi hesabında dikkate alınması gerektiğini beyan ederek Mahkeme kararının kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

2. Davalı vekili; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının müvekkili bünyesinde Kapsam Dışı Personel Yönetmeliği hükümlerine tâbi olarak, kapsam dışı personel statüsünde istihdam edildiğini, davacının Devlet Planlama Teşkilatında geçen hizmet sürelerinin yıllık izin ve kıdeme esas hizmetinden sayılmasının mevzuat gereği mümkün olmayacağını, bu nedenle davanın reddi gerekirken kabulünün hatalı olduğunu beyan ederek Mahkeme kararının kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın maktu harç yatırılarak tespit davası olarak açıldığı, talep edilen ücretlerin tahsiline dair, harcı ödenerek usulüne uygun açılmış bir dava bulunmaması sebebiyle Mahkeme kararının yerinde olduğu, ayrıca bu alacakların tahsili için açılacak davada tutarların tespiti de yapılacağından ayrıca açılan tespit davasında hukuki yararın bulunmadığı, Mahkeme kararında belirtilen gerekçelerle davacının tamamı farklı kamu kurum ve kuruluşlarında geçen hizmet süresinin toplanarak kıdem hesabına dâhil edilmesinin mevzuata ve BOTAŞ Kapsam Dışı Personel Yönetmeliği hükümlerine uygun olduğu, bu nedenle davacının kıdem süresinin ve buna bağlı olarak izin süresinin tespitine dair kararın yerinde olduğu, davacının 7 yıl 7 ay 21 gün hizmeti üzerinden izin hakkının kalmadığına dair Mahkeme kararının bu dosyadaki hüküm yönünden bir çelişki ya da kesin hüküm oluşturmadığı gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacı asıl temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı asıl; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

2. Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Bölge Adliye Mahkemesince tesis edilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesine uygun olup olmadığı noktasındadır.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun'un "Kanun yolları" başlıklı sekizinci kısmının istinafa ilişkin birinci bölümünde yer alan “Duruşma yapılmadan verilecek kararlar” başlıklı 353 üncü maddesi şöyledir:
“(1) Ön inceleme sonunda dosyada eksiklik bulunmadığı anlaşılırsa;
a) Aşağıdaki durumlarda bölge adliye mahkemesi, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine ya da görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar verir:
1) Davaya bakması yasak olan hâkimin karar vermiş olması.
2) İleri sürülen haklı ret talebine rağmen reddedilen hâkimin davaya bakmış olması.
3) Mahkemenin görevli ve yetkili olmasına rağmen görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermiş olması veya mahkemenin görevli ya da yetkili olmamasına rağmen davaya bakmış bulunması
4) Diğer dava şartlarına aykırılık bulunması.
5) Mahkemece usule aykırı olarak davanın veya karşı davanın açılmamış sayılmasına, davaların birleştirilmesine veya ayrılmasına, karar verilmiş olması.
6) Mahkemece, tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması.
b) Aşağıdaki durumlarda davanın esasıyla ilgili olarak;
1) İncelenen mahkeme kararının usul veya esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığı takdirde başvurunun esastan reddine,
2) Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında,
3) Yargılamada bulunan eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra yeniden esas hakkında, duruşma yapılmadan karar verilir.”

2. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1. 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1), (2) ve (3) üncü alt bentlerinde bölge adliye mahkemesinin verebileceği karar türleri açıklanmıştır. Bölge adliye mahkemesi, incelenen mahkeme kararının usul veya esas yönünden hukuka uygun olduğu sonucuna vardığı takdirde başvurunun esastan reddine; yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında ya da yargılamada bulunan eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra yeniden esas hakkında karar verebilir.

2. Somut uyuşmazlıkta İlk Derece Mahkemesince, kıdeme teşvik primi alacağının zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle, fark yasal ve akdi ikramiye alacağına ilişkin talebinin ise derece ve kademesi doğru belirlendiğinden ücret farkı yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verildiği belirtilmiş ve hükümde kıdeme teşvik primi, ücret farkı, yasal ve akdi ikramiye farkına yönelik taleplerin reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince ise davanın maktu harç yatırılarak tespit davası olarak açıldığı, talep edilen ücretlerin tahsiline dair harcı ödenerek usulüne uygun açılmış bir dava bulunmaması sebebiyle Mahkeme kararının yerinde olduğu, ayrıca alacakların tahsili için açılacak davada tutarların tespiti de yapılacağından ayrıca tespit davasında hukuki yarar bulunmadığı yönünde değerlendirme yapılarak İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi değiştirilmiş olmasına rağmen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmektedir.

3. 6100 sayılı Kanun'da buna cevaz veren bir düzenleme mevcut olmayıp İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi değiştirildiğine göre Bölge Adliye Mahkemesince, 6100 sayılı Kanun’un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) nci alt bendi gereğince davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulması gerekirken anılan hükme aykırı şekilde istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır.

4. Bölge Adliye Mahkemesi kararı 6100 sayılı Kanun’un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) nci alt bendine aykırı olduğundan, 6100 sayılı Kanun'a uygun şekilde karar verilmek üzere Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına ve dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının usulden BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.