WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 18 Temmuz 2026

YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

9. Hukuk Dairesi         2023/19189 E.  ,  2024/1941 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2358 E., 2023/2102 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. ... Mahkemesi
SAYISI : 2021/517 E., 2023/178 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 14.01.2014-14.04.2021 tarihleri arasında davalı asıl işveren Akdeniz Elektrik Dağıtım AŞ'ye (Akdeniz AŞ) ait işyerinde alt işveren Ak-Den Enerji Dağıtım ve Perakende Satış Hizmetleri AŞ (Ak-Den AŞ) bünyesinde muhasebe ve insan kaynakları biriminde çalıştığını, görevlerinin sözleşmeye aykırı şekilde sürekli genişletildiğini, 2021 yılı başından itibaren müvekkiline sürekli mobbing (psikolojik taciz) uygulandığını, 2021 yılı Ocak ayında davalı tarafından emsal çalışanlara ortalama %20 oranında zam yapılmasına rağmen müvekkiline bu zammın uygulanmadığını, davacının attığı e-postalarda bu baskılar nedeniyle ... sözleşmesinin dayanılmaz bir hâl aldığını dile getirdiğini, bunun üzerine davalının kıdem tazminatı adı altında bir kısım ödeme yapmayı kabul ettiğini, ancak bunun için Şirketle anlaşmalı olarak arabulucunun tutacağı anlaşma tutanağının imzalanmasını şart koştuğunu, müvekkilinin maddi durumu itibarıyla haklarını alabilmek için işverenin bu dayatmasını kabul ettiğini, davalının ... sözleşmesini sonlandırmasına rağmen aynı zamanda müvekkilinden baskı ile istifa dilekçesi aldığını, aynı gün 15.04.2021 tarihli arabuluculuk tutanağı tanzim edilerek imzalandığını, sonrasında kıdem tazminatı ödendiğini, müvekkilinden alınan istifa dilekçesi ile 15.04.2021 tarihli arabuluculuk anlaşma tutanağının geçersiz olduğunu ileri sürerek arabuluculuk anlaşma tutanağının geçersizliğinin tespiti ile kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili, ... ... ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, ... sözleşmesinin sona ermesinin ardından taraflarca imzalanan arabuluculuk tutanağının geçerli olduğunu, davacının arabuluculuk anlaşma belgesinde yazılı tutardan başka hak ve alacağının bulunmadığını, davanın tümden reddi gerektiğini, davacının çalışması sırasında hak kazandığı tüm ücret alacaklarının ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, zamanaşımı def’inde bulunduklarını, davacının ... sözleşmesinin sona ermesinin ardından taraflarca imzalanan arabuluculuk tutanağının geçerli olduğunu, işverenin davacıyı istifaya zorlamak için hiçbir nedeni olmadığını, bu düşüncede olan bir işverenin kıdem tazminatı ödemeyeceğini, davacının tüm alacaklarının ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 15.04.2021 tarihli ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesindeki alacakların davada talep edilen alacaklarla birebir aynı olduğu, davacı tarafça ihtiyari arabuluculuk konusunda irade fesadı ileri sürülmüşse de bu hususun ispatlanamadığı, işverene karşı davası olan davacı tanığının beyanında arabuluculuk görüşmesi ile ilgili bir fesattan bahsetmediği, aksine kendilerine fazla ... yüklenmesini psikolojik taciz olarak nitelendirmelerinden dolayı işten çıkmak istediklerini beyan ettiği, davalı tanıklarının beyanına göre davacının arabuluculuk tutanak içeriğini kendisinin hazırladığı, arabulucu tarafından okunması üzerine herhangi bir itirazda bulunmadığı veya imza etmekten imtina etmediği, bu durumda irade fesadından bahsedilmesinin mümkün olmadığı, arabulucunun kimliğinin, görüşme yapılan adresin işveren tarafından seçilmiş ve belirlenmiş olmasının tutanağın geçersiz sayılması için ... başına yeterli olmadığı, kaldı ki bunlara ilişkin bir itirazda bulunulduğuna dair dosyada bir delil bulunmadığı, anlaşmaya varılan hususlar hakkında dava açmanın mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; davalı işverenin, davacının ... sözleşmesini kendisi sonlandırmasına rağmen davacıdan baskı ile istifa dilekçesi aldığını, sonrasında kendi belirlediği arabulucu ile anlaşma tutanağı tanzim edip kıdem tazminatına karşılık bir ödeme yaptığını, davalının ... sözleşmesinin haksız feshini gizleme çabasına girdiğini, müvekkilinden alınan istifa dilekçesi ile 15.04.2021 tarihli arabuluculuk anlaşma tutanağının geçersiz olduğunu, aynı arabulucunun tüm arabuluculuk işlemlerinde işyeri ile çalıştığını, arabulucu anlaşma belgesindeki anlaşma tutarı üzerinden nispi arabuluculuk ücreti alınması gerekirken maktu arabuluculuk ücreti alındığını ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının imzaya itiraz etmediği, evrakın sahteliğine ilişkin bir başvurusu olduğunun kanıtlanamadığı, arabuluculuk tutanağının hata, hile ve ikrah gibi irade fesadına maruz kalınması nedeniyle imzalandığının dosyadaki delillerle ispatlanamadığı, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması isteminde bulunmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesinin geçerli olup olmadığı noktasındadır.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 7036 ... ... Mahkemeleri Kanunu'nun 3 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları şu şekildedir:
" (1) Kanuna, ... veya toplu ... sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir."

3. 6325 ... Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18 inci maddesinin beşinci fıkrası şöyledir:
"(5) (Ek: 12/10/2017-7036/24 md.) Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz."

4. 6098 ... ... Borçlar Kanunu’nun 30 vd. maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 ... Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin davacı tarafa yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.