WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 30 Haziran 2026

YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

9. Hukuk Dairesi         2023/19183 E.  ,  2024/879 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/235 E., 2022/322 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulü

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi.

Taraf vekilleri tarafından temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 23.01.2024 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.

Duruşma günü davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...geldiler.

Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.

Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketin Cidde/Suudi Arabistan'da bulunan şantiyesinde 01.08.2012-12.06.2016 tarihleri arasında net 11.000,00 USD ücret ile inşaat mühendisi/inşaat müdür yardımcısı olarak çalıştığını, ödenmeyen fazla çalışma ücreti alacağı bulunduğunu belirterek fazla çalışma ücreti alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya çalışma süresi içerisinde doğan tüm haklarının eksiksiz olarak ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.06.2018 tarihli 2016/1393 Esas, 2018/596 Karar sayılı kararı ile; tanık beyanlarına göre davacının haftanın 6 günü 07.00-18.00 saatleri arasında çalıştığı kabul edilerek 1 saat ara dinlenme süresi düşüldükten sonra günde 10 saat ve haftada 60 saat çalıştığı, buna göre davacının haftada 15 saat fazla çalışma yaptığı, dava dilekçesinde, 20.000,00 TL üzerinden fazla çalışma alacağı talep edildiği ve bilirkişi tarafından yapılan hesaplamadan sonra ortaya çıkan miktar USD’ye çevrilerek ıslahta bulunulduğu, dava dilekçesi ile talep edilen miktarın dava tarihindeki USD efektif satış kuru üzerinden USD'ye çevrilmesi sonucunda ortaya çıkan 5.705,00 USD'nin, hesaplama neticesinde ortaya çıkan ve ıslah tarihi itibarıyla USD efektif satış kuru üzerinden USD'ye çevrilen miktardan düşülmesi ile bakiye miktarın hüküm altına alınması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. Gerekçe ve Sonuç
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesinin 04.11.2020 tarihli 2018/3039 Esas, 2020/2097 Karar sayılı kararı ile; İlk Derece Mahkemesince dinlenen tanık beyanları doğrultusunda davacının çalıştığı dönemde bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde fazla çalışma yaptığı; ancak karşılığının ödendiğinin davalı işverence ispatlanamadığı gerekçesiyle tarafların istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

2. Dairemizin 25.03.2021 tarihli ve 2020/9125 Esas, 2021/6983 Karar sayılı kararı ile; taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilerek; davacı tarafın, dava dilekçesiyle tercih hakkını kullandığı ve borcun Türk lirası üzerinden ödenmesini istediği, bundan sonra tercihinden dönüp yabancı para üzerinden tahsil isteyemeyeceği gözetilerek Türk lirası üzerinden hüküm kurulması gerekirken alacağın yabancı para cinsinden davalıdan tahsiline karar verilmesinin hatalı olduğu, hükme esas alınan raporda bilirkişi tarafından davacının çalışma süresi boyunca aynı ücret ile çalıştığı gerekçesiyle, USD para cinsinden alınan ücretin önce dava tarihindeki satış kuruna göre Türk lirası para cinsine çevirerek tüm hesaplama dönemini bulduğu tutar üzerinden hesaplama yapıldığı, fazla çalışma alacağının dönemsel olarak hesabı gerektiğinden bu hesaplama yönteminin hatalı olduğu, yapılması gerekenin ya tüm dönemin USD para cinsi üzerinden hesaplanmasının ardından bulunan miktarın dava tarihindeki satış kuruna göre Türk lirası para cinsine çevrilmesi ya da USD para cinsinden alınan ücretin her hesaplama dönemi için ilgili dönemin satış kuruna göre Türk lirası para cinsine çevrilerek her dönem için alacak miktarının ayrı ayrı hesaplanması olduğu, İlk Derece Mahkemesinin fazla çalışma alacağını 93.946,30 USD kabul ederek bu miktardan %30 indirim yaptığı ve fazla çalışma alacağını 65.762,41 USD olarak hüküm altına aldığı, İlk Derece Mahkemesi gerekçesi ve hüküm altına alınan alacak miktarı dikkate alındığında; Mahkemenin sehven dava dilekçesinde talep edilen tutarı hiç dikkate almadan sadece talep artırım dilekçesinde artırılan miktara göre hüküm kurduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak aldırılan bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili; dava konusu alacağa işletilen faiz tarihinin hatalı olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.

2. Davalı vekili; davacının imzasını taşıyan son mutabakat belgesine göre tüm haklarını aldığını kabul ettiğini, bu belgeye göre yıllık izin alacağından 71 günlük sürenin dışlandığını, kabul edilen fazla çalışma süresinin hatalı olduğunu, mutad işyeri hukukunun uygulanması gerektiğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyetine ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, fazla çalışma alacağının ispatı ve hesabı noktalarında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 24 ve 27 nci maddeleri, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 41 ve 63 üncü maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 99 uncu maddesi.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. 5718 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre hukuk seçimi, taraflarca açıkça yapılabileceği gibi zımni olarak da yapılabilir. Yabancılık unsuru taşıyan bir iş sözleşmesinin varlığı karşısında, Türk hukukuna göre açılmış bir davada davalı tarafça en geç cevap dilekçesi ile yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde itirazda bulunulmaması yahut en geç ön inceleme duruşmasında tarafların hukuk seçimi konusunda anlaşmamış olmaları durumunda uyuşmazlığa uygulanacak olan hukukun Türk hukuku olarak zımnen seçilmiş olduğunun kabulü gerekir. Buna göre somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

3. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Davalı yararına takdir edilen 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine,

Davacı yararına takdir edilen 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,23.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.