WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2024/90 E.  ,  2024/1794 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/2004 E., 2023/1846 K.
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma

İstinaf bozma kararı öncesinde Bakırköy 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.12.2020 tarihli ve 2018/54 Esas, 2020/485 Karar sayılı kararı ile; sanık ... hakkında verilen beraat kararına yönelik katılan mağdure vekili, katılan ... sanık ... müdafiinin istinaf yoluna başvurmaması, katılan Bakanlık vekilinin istinaf talebinin mahkûmiyet hükümlerine yönelik, o yer Cumhuriyet savcısının istinaf talebinin ise sanıklar ...,... hakkında kurulan hükümlere yönelik olması karşısında sanık ... hakkında kurulan beraat hükmünün istinaf edilmeksizin kesinleştiği gözetilmeden bozma üzerine yapılan yargılamada İlk Derece Mahkemesince aynı suçtan sanık ... hakkında kurulan beraat hükmünün hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu, bu bakımdan hukuken varlık kazanmayan bir kararın da temyize konu edilmesi mümkün olmadığı belirlenmiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanıklar ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Sanıklar ... ve ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve fuhuş suçlarını işlediği, sanıklar ... ve ...'in çocuğun cinsel istismarı suçunu işledikleri iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Bakırköy 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.06.2023 tarihli ve 2021/208 Esas, 2023/256 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanıklar ...,...'ın birlikte hareket ederek katılan mağdurenin para karşılığı sanık ... ile farklı zamanlarda cinsel ilişkiye girmesine aracılık yaptıkları ve sanık ...'ın aracılık yapması dışında katılan mağdureye verdiği haplarla direnmesini engelleyecek duruma getirerek farklı zamanlarda cinsel ilişki yaşadığının kabulü ile sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, sanıklar ... ve ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’nun 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanıklar ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddesi ve sanık ... için 58 inci maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık ... için mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına dair verilen kararın katılan Bakanlık vekili ve sanıklar müdafileri tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 10.10.2023 tarihli ve 2023/2004 Esas, 2023/1846 Karar sayılı kararı ile katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi ve 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kısmi temyiz ret, kısmi bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemleri
İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet ve beraat hükümlerinin usul ve kanuna aykırı olarak eksik inceleme ve araştırma sonucunda verildiğine, alt sınırdan ceza tesisi ile takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemleri
Katılan mağdure ...’ın bariz çelişki barındıran ifadeleri dışında mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, asılsız isnatlarla sanıklardan maddi menfaat teminin amaçlandığına ve katılan mağdurenin başkaca dosyalarının da bulunması karşısında bu işi meslek edindiğinin anlaşıldığına, katılan mağdurenin yaşı hususunda gerekçeli kararın kendi içinde çelişkiler barındırdığına, katılan mağdurenin, ... isimli platformunda suç tarihi olan 2018 yılında açtığı canlı yayınlarda birçok kez on sekiz yaşında olduğunu söylemesi, sanıklara da yaşını büyük olarak söyleyip fiziki görünümünün de bunu desteklemesi karşısında hata hükümlerinin uygulanmasının gerektiğine, olayın geç intikali de gözetildiğinde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun da oluşmadığına, sanık ... yönünden katılanın cinsel ilişkiye girdiği kişiyi karıştırdığı beyanından ötürü beraat kararı verilirken sanık ... yönünden aleyhe bir uygulama yapılmasının adalet ilkesini zedelediğine ilişkindir.

C. Sanık ... Müdafilerinin Temyiz İstemleri
Bölge Adliye Mahkemesi kararının soyut ibareler içerdiğine ve karara yönelik itirazlarının incelenmediğine, yargılamada oluşan çelişkiler giderilmeden katılan mağdure lehine değerlendirilip şüpheden sanık yararlanır ilkesi gözetilmeden hüküm kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna, katılan mağdurenin fiziksel görünümü ve kendi beyanı ile yaşında hataya düşülmesine karşın Mahkemesinde ikrar şartı gerçekleşmediğinden hata hükümlerinin uygulanmamasının hukula aykırı olduğuna, beyanları önem arz edecek ... isimli şahsın kimlik bilgilerinin tespiti ile beyanı alınmaksızın eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, kuaför olan sanığın, katılan mağdurenin barınma için yardım talebini kabul etmemesi sebebiyle asılsız isnatlarda bulunulduğuna, sanığın hangi eyleminden dolayı cezalandırıldığının somut biçimde gösterilmediğine, sanık ...’in 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmama gerekçesi ile mahkûmiyet gerekçesi arasında çelişki olduğuna, katılan mağdurenin sanık ... ile irtibat kuramamasından duyduğu öfke ile asılsız isnatlarda bulunduğuna, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun yasal unsurları ile oluşmaması ile birlikte nitelikli unsurların da oluşmadığına, katılan mağdurenin sanık ... yönünden değişen beyanları sanık lehine değerlendirilirken sanık ... yönünden aksi bir değerlendirme yapılmasının kendi içinde çelişki yarattığına ilişkindir.

D. Sanık ... Müdafilerinin Temyiz İstemleri
Sanık ...’in tanınan bir iş insanı olması karşısında katılan mağdure tarafından teşhis edilmesinin hükme gerekçe sayılamayacağına, katılan mağdure ve annesi katılanın maddi durumu olan kişilere suç isnadı ile şikayetten vazgeçme karşılığında para temini amaçladıklarına, Bakırköy 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/95 Esas sayılı dosyasında katılan mağdurenin yaşı küçük kız çocuklarına sahte kimlik çıkartmayı teklif etmesinin yargılama konusu olduğuna, katılan mağdurenin benzer isnatlarla birden fazla kişiyi suçladığına ve bu dosyalarda sanıkların yaş hususunda hataya düştüklerinin kabulüne karşın iş bu dosyada suçun ikrar edilmemesi sebebiyle hata hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, katılan mağdurenin çelişkili anlatımları dışında mahkûmiyete ve keza zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına yeterli delil bulunmadığına, temin edilen HTS kayıtlarının Mahkemesince incelenmediğine, üst sınırdan ceza tayinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

III. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde
1. İstinaf bozma kararı öncesinde Bakırköy 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.12.2020 tarihli ve 2018/54 Esas, 2020/485 Karar sayılı kararı ile; sanık ... hakkında verilen beraat kararına yönelik katılan mağdure vekili, katılan ... sanık ... müdafiinin istinaf yoluna başvurmaması, katılan Bakanlık vekilinin istinaf talebinin mahkûmiyet hükümlerine yönelik, o yer Cumhuriyet savcısının istinaf talebinin ise sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik olması karşısında sanık ... hakkında kurulan beraat hükmünün istinaf edilmeksizin kesinleştiği gözetilmeden bozma üzerine yapılan yargılamada İlk Derece Mahkemesince aynı suçtan sanık ... hakkında yeniden hüküm kurulmuş ve katılan Bakanlık vekili tarafından bu hükme yönelik temyiz isteminde bulunulmuş ise de, kurulan beraat hükmünün hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu, bu bakımdan hukuken varlık kazanmayan bir kararın da temyize konu edilmesinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.

2. Temyiz dilekçesinde eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna dair temyiz sebebine yer verilmesi karşısında aksi yönde görüşle Tebliğname'de ret isteyen düşünceye iştirak olunmamıştır.

B. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Katılan Bakanlık Vekili ve Sanıklar Müdafilerinin Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde
1. Birleşen Bakırköy 42. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.03.2022 tarihli ve 2021/478 Esas, 2022/157 Karar sayılı davasına ait iddianame ve birleştirme kararı 5271 sayılı Kanun'un 191 inci maddesine aykırı olarak sanıklar ... ve ...'a okunmadan ve sanık ... yönünden 5271 sayılı Kanun'un 147 nci maddesi uyarınca yasal hakları hatırlatılarak usulüne uygun savunması alınmadan yargılamaya devamla yazılı biçimde sanıklar ... ve ... hakkında hüküm kurulmak suretiyle savunma haklarının kısıtlanması,
2. Katılan mağdurenin aşamalardaki beyanlarında eylemlerin oluş şekli, sayısı, sanık ... ile tanışmasına aracılık yapan kişi, sanık ...'in olaya dahil olduğu zaman ve eylemlerinin mahiyeti hususlarında çelişkili anlatımlarda bulunup sanık ... ve temyiz dışı sanık ... yönünden isnatlarından vazgeçmesi karşısında mevcut çelişkilerin olay örgüsü kabulünde şüphe oluşturduğu gözetilerek katılan mağdureye aşamalardaki değişen anlatımları sorulmak suretiyle eylemin başlangıcından itibaren sanıkların olaya dahil oldukları zaman, eylemlerinin mahiyeti, birbirlerinin eylemlerine iştirak edip etmedikleri ve iştirak şekli, cinsel ilişkilerin sayısı, yeri, kronolojik sıralaması ve oluş şekline dair ayrıntılı beyanı alınarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
3. İlk Derece Mahkemesince katılan mağdure ve sanıkların kullandıkları hatlara dair suç tarihlerini kapsayacak şekilde görüşme kayıtlarının temin edilmediği görülmekle, suçun sübutuna etkisi bakımından katılan mağdure (Kolluk ifadesinde beyan olunan iki hat) ve sanıkların kullanımlarında bulunan hatlara ilişkin 24.08.2018 tarihinden 30.09.2018 tarihe kadar arama, aranma ve mesaj kayıtları, sinyal aldığı baz istasyonu bilgilerini içerir HTS kayıtlarının temini ile sanıkların birbiriyle ve katılan mağdureyle herhangi bir görüşme kaydının olup olmadığı, belirtilen zaman zarfında aynı yerden sinyal verip vermedikleri ve katılan mağdurenin yer gösterme işleminde tarif ettiği adresler ve çevresinden sinyal alınıp alınmadığının tespiti maksadıyla HTS kayıtları üzerinde usulüne uygun bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
4. Katılan mağdurenin soruşturmadaki beyanında sanık ...'in aracılık yapması ile cinsel ilişki yaşadığı ..., haklarında ayrıca yargılama yapılan ...,..., kollukta beyanı alınan katılan mağdurenin arkadaşı ..., sanık ...'ın evine katılan mağdure ile cinsel ilişki yaşamaya geldiğini beyan eden ... ile kimlik bilgilerinin araştırılarak tespiti halinde ... isimli şahsın tanık sıfatıyla ayrıntılı beyanları alınarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
5. Kabul ve uygulamaya göre de;
a) İlk Derece Mahkemesince, sanık ...'ın, on beş yaşından küçük katılan mağdure ile farklı zamanlarda birden çok kez cinsel ilişkiye girmesi eylemleri haricinde tanışıklığının bulunduğu sanık ... ile katılan mağdurenin kendisine ait ikamette birden çok kez cinsel ilişkiye girmesini sağladığının kabulü karşısında, sanık ...'ın yaşadığı cinsel ilişki eylemlerinden dolayı zincirleme şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi ve katılan mağdurenin sanık ... ile cinsel ilişkiye girmesini sağlama şeklinde eylemlerinin hem çocuğun nitelikli cinsel istismarı hem de fuhuş suçlarını oluşturduğu gözetilerek 5237 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesinde düzenlenen fikri içtima kuralı uyarınca daha ağır cezayı içeren zincirleme şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken sanık ...'ın gerek kendisinin katılan mağdureyle cinsel ilişkiye girmesi gerekse sanık ...'le cinsel ilişkiye girmesini sağlaması şeklindeki eylemlerinin zincirleme şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı kabul edilip yazılı şekilde tek hüküm kurularak eksik cezaya hükmolunması,
b) Sanıklar ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hüküm kurulurken temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenmesine karşın eylemin ne şekilde cebir, tehdit veya hile kullanmak suretiyle gerçekleştirdiğine dair denetime elverişli gerekçe gösterilmeksizin yazılı şekilde hükümler kurulması karşısında, istinaf başvurularının kabulü yerine yazılı şekilde esastan reddedilmesi,
hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle, hukuki değerden yoksun olan hükme ilişkin dava dosyasının, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle Mahkemesine gönderilmek için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,

B. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Katılan Bakanlık Vekili ve Sanıklar ..., ... ve ... Müdafilerinin Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 10.10.2023 tarihli ve 2023/2004 Esas, 2023/1846 Karar sayılı kararına yönelik katılan Bakanlık vekili ve sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden kararın 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Bakırköy 18. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.03.2024 tarihinde karar verildi.

...