9. Ceza Dairesi 2024/88 E. , 2024/6074 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında katılan ...'ya yönelik nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan hükmün istinaf incelemesi neticesinde Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen diğer hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ, OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (... ve ...'e yönelik), nitelikli cinsel saldırı (Leyla ve ...'e yönelik) suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Ankara 37. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.06.2023 tarihli ve 2021/265 Esas, 2023/219 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile,
a) Sanık hakkında katılan mağdure Hevin'e yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/2, 103/3-c, 103/4, 43/1, 61/7 ve 53. maddeleri uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, aynı Kanun'un 109/2, 109/3-e,f, 109/5 ve 53. maddeleri uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Sanık hakkında katılan ...'ya yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103/2, 103/3-c, 103/4 ve 53. maddeleri uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca beraatine,
c) Sanık hakkında katılan mağdure ...'a yönelik sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103/1-3. cümle, 103/3-c ve 53. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca beraatine,
d) Sanık hakkında katılan ...'e yönelik nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 102/2, 102/3-c ve 53. maddeleri uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, çocuğun cinsel istismarı suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca beraatine,
e.) Sanık hakkında katılan ...'ya yönelik nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 73/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8 maddeleri uyarınca şikayet yokluğu nedeniyle kamu davasının düşürülmesine;
Dair kurulan hükümlerin sanık ... müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin 26.09.2023 tarihli ve 2023/859 Esas, 2023/655 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında katılan mağdure Hevin ve katılan ...'ya yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı, katılan ...'e yönelik nitelikli cinsel saldırı ve katılan mağdure Hevin'e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinde temel cezalar ile zincirleme suça ilişkin artırımların üst sınırdan belirlenmesine, sanığın katılan mağdure ...'a yönelik eyleminin sarkıntılık düzeyini aştığına ve temel cezanın üst sınırdan belirlenmesi gerektiğine, katılanlar ... ve ... ile katılan mağdure ...'a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat kararlarının hukuka aykırı olduğuna, sanığın katılan ...'e yönelik çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediğinin sabit olduğuna, yine katılan ...'nın sanığın tehditleri nedeniyle şikayet hakkını yasal süresinde kullanamadığına bu nedenle katılana yönelik nitelikli cinsel saldırı suçundan mahkumiyeti gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında eksik inceleme ve somut delille desteklenemeyen katılan mağdure ve katılan beyanları doğrultusunda mahkumiyet hükümleri kurulduğuna, hukuka aykırı ele geçirilmiş ses kaydının hükümlere esas alındığına, hukuka aykırı delil olarak kabul edilmese dahi, mahkumiyete esas alınan aynı ses kaydı içeriğinde sanığın atılı suçları işlemediğine yönelik beyanlarının olduğu ancak bu hususa İlk Derece Mahkemesince itibar edilmediğine, ses kaydı tutanaklarının yetersiz olduğu, bulundukları bölgedeki konuşma ve vurgu tarzına, şiveye, sahip oldukları ağıza yönelik inceleme yapılmamış, yüzeysellikten öteye gitmeyen tutanaklardan yola çıkıldığına, yine ses kaydı analizinde kayıt içeriğindeki sesin sanığa ait olduğuna dair şüpheye yer bırakmayacak şekilde bir tespit yapılmadığına, sanığın lehine olan delillerin değerlendirilmesinden kaçınıldığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin de bu şekilde ihlal ediliğine, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi kapsamında takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanığın beraatine karar verilmesi aksi kanaat oluşur ise lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı (...'a Yönelik), Nitelikli Cinsel Saldırı (...'e Yönelik), Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma (Hevin'e Yönelik) Suçlarından Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, usulüne uygun olarak elde edilmiş delil olarak kabul edilmeyen ses kayıtları hükme esas alınmış ise de mevcut deliller mahkumiyete yeterli bulunduğundan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Çocuğun Cinsel İstismarı (...'e Yönelik), Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma (..., ... ve ...'e Yönelik) Suçlarından Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun yapıldığı, katılan beyanları, tanık ifadeleri, sanık savunması ve İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi nazara alınarak katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
C. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı (... ve Hevin'e Yönelik) Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükümlere ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; olayın intikal şekli ve zamanı, katılan mağdurelerin aşamalardaki beyanları, savunma, doktor raporları ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, İlk Derece Mahkemesince sanığın eylemlerini organ sokmak suretiyle gerçekleştirdiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp, mevcut haliyle eylemlerin çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilerek hükümler kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde mahkumiyet kararları verilmesi ve katılan ...'nın olay nedeniyle ruh sağlığının bozulup bozulmadığına dair usulüne uygun oluşturulmuş sağlık kurulundan rapor aldırıldıktan sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunla getirilen değişiklikler de göz önüne alınmak suretiyle belirlenecek lehe kanuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması karşısında, söz konusu hükümlere yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Nitelikli Cinsel Saldırı (Katılan ...'ya Yönelik) Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık hakkında atılı suçtan gerçekleştirilen yargılama neticesinde şikayet yokluğu nedeniyle kamu davasının düşmesine dair İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili istinaf incelemesini yapan Bölge Adliye Mahkemesince anılan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hüküm 5271 sayılı Kanun'un 286/2-h. maddesi gereğince kesin olup temyiz edilemediğinden, katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin aynı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı, Nitelikli Cinsel Saldırı, Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma, Çocuğun Cinsel İstismarı Suçlarından Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesi kararında sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
C. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a. maddesi uyarınca Ankara 37. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.06.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!