9. Ceza Dairesi 2024/679 E. , 2024/3051 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2023/1972 E., 2023/2116 K.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin bir şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma kullanılması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.09.2023 tarihli ve 2022/357 Esas, 2023/243 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 17 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 11 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair verilen re'sen de istinafa tabi kararın o yer Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararı ile o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince reddine; sanık müdafiinin istinaf başvurusunun ise 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca hükümde yer alan mağdure vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi yönündeki ibarenin çıkarılması suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
2.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Mağdurenin anlatımlarından sanığın eyleminin iki defa gerçekleştiği anlayışının hatalı olduğuna, mağdurenin kovuşturma evresinde kendisine sadece parkta dokunulduğunu, sanığın evine hiç gitmediğini beyan ettiğine, mağdurenin beyanlarının çelişki olduğu yönünde çıkarım yapılması gerekirken eylemin iki defa olduğu yönünde saptama yapıldığına, yönlendirilmiş olabileceğinin göz önünde bulundurulmadığına, mağdurenin aşamalardaki ifadelerinin eylemlerin gerçekleşme şekline yönelik çelişkiler içerdiğine, mağdurenin ablası olan tanık C.Ö. ile annesi katılan ...'un ifadelerinin çelişkili ve tutarsız olduğuna, adli tıp raporuyla da sabit olduğu üzere mağdurenin kıyafetlerinde sanığa ait DNA profiline rastlanmadığına, yine sanığın cep telefonunda yapılan incelemede çocuk pornografisine yönelik bir içerik bulunmadığına, böyle bir eğiliminin olması halinde pedofilik içerik bulunabileceğine, iddia edilen olayları kabul etmemekle birlikte eylemin sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturabileceğine, sanığın atılı suçlardan beraatine karar verilmek üzere hükümlerin bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1.Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2.Ancak; sanık hakkında temel cezalar belirlenirken 5237 sayılı Kanun'un 61 nci maddesinin birinci fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlar ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur." şeklindeki kanuni düzenleme nazara alınarak dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte değerlendirildiğinde; İlk Derece Mahkemesince suçların özellik arz etmeyen işleniş biçimi ve benzer olaylardan daha vahim bir hal içermemesinden dolayı alt hadden ayrılmayı gerektirir bir neden bulunmadığı gözetilmeden fiillerin ağırlığıyla orantılı olmayacak şekilde teşdit uygulanması,
3.Sanığın mağdureye karşı 26.06.2022 tarihinde çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği kabulü yerinde olmakla birlikte mağdurenin Çocuk İzlem Merkezinde (ÇİM) alınan ifadesinde maruz kaldığını söylediği ilk istismar eyleminin işleniş şekline ve tarihine dair ayrıntı içermeyen bir anlatımının bulunduğu, ÇİM'de alınan ifadesine katılan adli görüşmeci tarafından düzenlenen raporda; yaşından dolayı zaman ve sayı mefhumu hususunda net bilgi alınamadığının belirtildiği, 30.05.2023 tarihinde Mahkemece alınan beyanı sırasında istismar eyleminin birden fazla defa gerçekleşip gerçekleşmediği hususunun hiçbir kuşkuya mahal bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulamadığı nazara alındığında; sanığın çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını zincirleme şekilde işlediğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bir delil bulunmadığı gözetilmeden 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının tatbiki suretiyle sonuç cezaların fazla tayini karşısında, söz konusu hükümlere yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine düzeltilerek esastan reddedilmesi, hukuka aykırı görülmüştür.
4.Bozma sebebine göre Tebliğname'de onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 11.12.2023 tarihli ve 2023/1972 Esas, 2023/2116 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!