WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 19 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2024/561 E.  ,  2024/3786 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/2488 E., 2021/1718 K.

Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ
1. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/1-1. cümle, 109/1, 109/5, 43, 53. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.10.2019 tarihli ve 2018/479 Esas, 2019/446 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103/1-1. cümle, 43, 62, 53. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise aynı Kanun'un 109/1, 109/3-f, 109/5, 62, 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair kararının sanık ile katılan Bakanlık vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 24.11.2021 tarihli ve 2019/2488 Esas, 2021/1718 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 280/1-(a) maddesi uyarınca esastan; çocuğun cinsel istismarı suçundan ise katılan Bakanlık vekili ve sanığın istinaf başvurularının kabulü ile 5271 sayılı Kanun'un 280/2. maddesi uyarınca mahkûmiyet hükmünün ilk üç paragrafının çıkartılmasına ve yerine sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103/1-2. cümle, 43, 62, 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ibaresinin eklenmesi biçiminde düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kısmî ret, kısmî bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II-TEMYİZ NEDENLERİ
A. Sanığın Temyiz İstemi
Nişanlısıyla arasının bozulması için kendisine iftira atıldığına, mağdure ve annesinin kendisinden maddi menfaat elde etmeye çalıştığına, atılı suçlardan dolayı beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Mağdurenin sanığa karşılıksız hisler beslediğine ve kıskançlık nedeniyle iftira attığına, kararın gerekçeden yoksun olduğuna, tanıklar dinlenilmeden eksik inceleme ile karar verildiğine, tüm dosya kapsamına göre sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığına ve beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün kaldırılması ile alt sınırdan ceza tayini yapılarak takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

III. GEREKÇE
Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak mağdurenin kovuşturma evresinde alınan ifadesinde sanığın cinsel eylemlerini Kübana isimli işletmeye gittikleri gün olan 22.10.2018 tarihinde gerçekleştirdiğine dair beyanı ile tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın 23.10.2018 tarihinde mağdureye istismarda bulunduğuna dair, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı eyleminden belirlenen cezasının zincirleme suça ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi ile artırılması suretiyle fazla ceza tayini karşısında, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine düzeltilerek esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Farklı gerekçeyle Tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmiştir.

IV. KARAR
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 286/2-a. maddesinde yer verilen;“İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun'un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye farklı sebeple uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.04.2024 tarihinde karar verildi.