9. Ceza Dairesi 2024/546 E. , 2024/4357 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/189 E., 2020/306 K.
Bakanlık vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde; 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükümleri temyize hakkı bulunmadığından, bakanlık vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesi uyarınca reddine,
O yer Cumhuriyet savcısı ve katılan mağdure vekilinin temyiz istemleri yönünden; sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 03.08.2016 tarih ve 2015/163235 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kamu davası açılmıştır.
2.Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.03.2017 tarihli ve 2016/371 Esas, 2017/54 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 03.11.2017 tarihli ve 2017/2456 Esas, 2017/2131 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık, sanık müdafii ve Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
4.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 03.11.2017 tarihli ve 2017/2456 Esas, 2017/2131 Karar sayılı kararının sanık ... sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, sanığın üzerine atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu bakımından Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 23.01.2020 tarihli ve 2019/4188 Esas, 2020/700 Karar sayılı kararı ile özetle; suç tarihi itibarıyla on dört yaşı içerisinde bulunan mağdurenin aşamalarda değişen çelişkili anlatımları ile 25.05.2017 tarihli dilekçesi, savunma ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi karşısında, mahkumiyet kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, anılan hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine yazılı şekilde esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı görüldüğünden bozma kararı verilmiştir.
5.Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.10.2020 tarihli ve 2020/189 Esas, 2020/306 Karar sayılı kararı ile bozma ilâmına uyularak sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Eylemin ortaya çıkışı, soruşturmanın başlangıç şekli, mağdurenin evden kaçması, mağdur çocuğun ayrıntılı cinsel içerikli ifadeleri göz önünde bulundurulduğunda sanığın üzerine atılı suçun sübut bulduğuna, sanığın üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesinin usul, kanun, mevcut delil durumu ve dosya kapsamına aykırı olduğuna, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Bakanlık Vekili ve Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olduğuna, sanık hakkında verilen beraat kararının usul ve kanuna aykırı olduğuna, kararın bozulmasının gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 20 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükümleri temyize hakkı bulunmadığından, bakanlık vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
B. O Yer Cumhuriyet Savcısı ve Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ile o yer Cumhuriyet savcısı ve katılan mağdure vekilinin temyiz dilekçesinde belirttiği nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Dairemiz bozma ilamı üzerine yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, o yer Cumhuriyet savcısı ve katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. KARAR
A. Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Bakanlık vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesi gereğince Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE,
B. O Yer Cumhuriyet Savcısı ve Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.10.2020 tarihli ve 2020/189 Esas, 2020/306 Karar sayılı kararında o yer Cumhuriyet savcısı ve katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!