WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2024/497 E.  ,  2024/3114 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/884 E., 2023/1131 K.
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi ile düzeltilerek esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii, katılan ... ve katılan mağdure Minel vekili, katılan Bakanlık vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama

Nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında katılan mağdur Hüseyin'e karşı, nitelikli dolandırıcılık suçundan hükmolunan cezaların tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen düzeltilerek esastan ret kararı dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir

Nitelikli cinsel saldırı suçu yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz

dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 43 üncü maddesi ve 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Ankara 35. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 06.07.2023 tarihli ve 2022/382 Esas, 2023/237 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile özetle psikolojik sorunları olan katılan mağdureye sanığın "benim üstün güçlerim var, cinlerim var, ben senin içindeki cinleri çıkartabilirim, sakın sesini çıkarma, içindeki bu cinlerin çıkması için benimle cinsel ilişkiye girmen gerek aksi taktirde delirirsin, kendine ve ailene zarar verirsin" diyerek manevi baskı yaptığı, katılan mağdureyi yalnız olarak iyileştireceğinden bahisle katılan mağdurenin anne ve babası katılan ...'in evlerinden uzaklaştırdıktan sonra ve katılan mağdurenin direncini manevi yönden kırdıktan sonra birden fazla katılan mağdure ile katılan mağdurenin rızası hilafına cinsel ilişkiye girdiği, katılan mağdureye cinsel saldırıda bulunduğu her eylemden sonra dua malzemesi aldığını söyleyerek katılan ...’den para aldığı, bu şekilde sanığın katılan ...’den parça parça toplam 20.000 TL para aldığı kabulü ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin ikinci fıkrasının 43 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına uygulanmasına ve nitelikli dolandırıcılık suçundan aynı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesi, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin ikinci fıkrası 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile 1240 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, adli para cezasının beş eşit taksitte ödenmesine ve hak yoksunluklarına uygulanmasına dair verilen kararın sanık müdafii ile katılan mağdurlar vekili ve katılan Bakanlık vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 03.11.2023 tarihli ve 2023/884 Esas, 2023/1131 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddi ile düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure Minel ve Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın dosyaya yansıyan eylemleri gözetildiğinde hakkında daha çok ceza verilmesi gerektiğine, alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması gerektiğine yöneliktir.

B. Katılan Bakanlık Vekili Temyiz İstemi
Katılan mağdureye yönelik nitelikli cinsel saldırı suçundan sanığa verilen netice cezanın miktar itibarıyla hukuka aykırı olup kamu vicdanını yaraladığına, ceza miktarı hesaplanırken alt sınırdan hesaplama yapılarak sanığın işlemiş olduğu suçla orantılı olmayan bir ceza verildiğine ve katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmediğine olduğuna yöneliktir.

C. Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemleri
Adlî Tıp Raporunda sperm hücresi görülmediğinin belirtilmesinin sanığın atılı suçu işlemediğini şüpheye yer bırakmayacak şekilde gösterdiğine, Zübeyde Hanım Kadın Hastalıkları Hastanesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin cinsel saldırı raporunun ve Adlî Tıp Raporunun sanık lehine olduğunun, hymendeki deflorasyonun zamanının tespit edilememesinin sanık lehine olduğunun, katılan mağdurenin beyanlarını somut delillerle desteklenmediğinin, sanığın bir iftiraya maruz kaldığına, katılan mağdurenin sonraki ifadelerinde sanığın olay sırasında bıçak kullandığını beyan etmesine rağmen ilk ifadesinde bunları söylemediğine, dolayısıyla ifadelerinin çelişkili olduğuna, psikolojik sorunları bulunduğu kabul edilen katılan mağdurenin beyanlarının hükme esas alınamayacağına, cinsel saldırı suçuna doğrudan tanıklığı bulunmayan Yıldız ve Yaşar'ın katılan mağdurenin yönlendirmesi ile beyanda bulunduklarına ve şüpheden sanık yararlanır ilkesinin gözetilmediğine, sanık hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanmamasına ilişkin gerekçelerin gösterilmediğine yöneliktir.

III. GEREKÇE
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden
Hükmedilen cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık ve müdafii, katılan ile katılan mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekilinin anılan hükme yönelik temyiz istemlerinin aynı Kanun'un 298 inci maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Nitelikli Cinsel Saldırı Suçu Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdani kanıya ulaşıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptanarak eylemine uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiğinden bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

IV. KARAR
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii, katılan ile katılan mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 03.11.2023 tarihli ve 2023/884 Esas, 2023/1131 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii, katılan mağdure ile katılan vekili ve katılan Bakanlık vekilinin öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi

sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 35. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.04.2024 tarihinde karar verildi.