WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2024/493 E.  ,  2024/4420 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2023/284 E., 2023/393 K.

İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.11.2023 tarihli ve 2023/284 Esas ve 2023/393 Karar sayılı kararı ile Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin, 11.11.2020 tarihli ve 2020/366 Esas, 2020/4861 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307. maddesine, 7165 sayılı Kanun’un 9. maddesi ile eklenen, üçüncü fıkrası ve aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz yoluna tabi olduğu belirlenmekle;

Mahkemece verilen direnme kararının; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/1-1.cümle, 43/1 ve 53. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.09.2019 tarihli ve 2019/339 Esas, 2019/372 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103/1-1 ve 3.cümle, 43/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 10 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair verilen kararın sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 26.11.2019 tarihli ve 2019/2878 Esas, 2019/2236 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi kararının sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin, 11.11.2020 tarihli ve 2020/366 Esas, 2020/4861 Karar sayılı kararı ile "Olayın intikal şekli, mağdurenin aşamalardaki ifadelerinde daha önceki tarihlerde de sanığın kendisine istismarda bulunduğu yönünde başka delillerle desteklenmeyen soyut iddiaları, intikal günü ise sanığın kendisine dokunduğunu hissetmediğini belirtmesi, tanık anlatımları ile katılan annenin son eylemin gerçekleşme şekline yönelik çelişen beyanları, savunma ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, anılan hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi" nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanunun 304/2-a maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

3. Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesi kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 31.12.2020 tarihli ve 14-2019/134273 sayılı itiraz yazıları üzerine Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin, 30.03.2021 tarihli ve 2021/384 Esas, 2021/2606 Karar sayılı kararı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ileri sürülen itiraz nedenleri yerinde görülmediğinden reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 308/2 ve 3. maddeleri uyarınca itirazın Yargıtay Ceza Genel Kurulunca incelenmesi için dosyanın Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar vermiştir.

4. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.03.2023 tarihli ve 2021/(Kapatılan)14-150 Esas, 2023/132 Karar sayılı kararı ile "Mağdurenin aşamalarda sanığın kendisine yönelik çok sayıda eyleminin tariflemesine karşın babası katılan ...'ye sadece bir kez dudaktan öpme eyleminden bahsetmiş olmasının hayatın olağan akışına uygun olmaması, mağdurenin poposuna sanığın ellediğini tanık Nuray'ın görüp kendisine söylediği, bu durumu kendisinin fark etmediği şeklindeki ifadesinin, mağdurenin beyanlarına itibar edilmesi hususunda tereddüt oluşturması, sanığın aşamalarda istikrarlı biçimde suçlamayı kabul etmemesi hususları birlikte göz önüne alındığında; sanığın mağdureye yönelik eyleminin gerçekleştiğini gösteren kesin ve inandırıcı kanıt bulunmaması, iddianın şüphede kalması ve bu şüphenin de sanık lehine yorumlanması gerektiğinden, sanığın mağdureye karşı eyleminin sabit olmadığı kabul edilmelidir" şeklindeki gerekçeyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının reddine karar verilerek dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verilmiştir.

5. Bozma kararına İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.11.2023 tarihli ve 2023/284 Esas ve 2023/393 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 307/4. maddesi uyarınca direnilmesi ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 103/1-1 ve 3.cümle, 43/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 10 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
6. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararına karşı İlk Derece Mahkemesinin direnme hakkı bulunmadığına, sanığın isnat edilen suçu işlediğine dair kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, şüpheden sanığın yararlanması gerektiğine, sanığın kendisine yönelik çok sayıda eyleminin olduğunu belirtmesine rağmen babasına sadece dudaktan öpmeden bahsettiğine, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Kusurun yoğunluğu, suçun işleniş biçimi, meydana gelen zararın ağırlığı göz önüne alarak takdiri indirim hükümlerinin uygulamaması gerekirken uygulamasının usule ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışlarının neler olduğu, bunların mahkemeyi etkilemeye yönelik şekli tutum ve davranışlar olup olmadığı denetime elverişli şekilde hükümde gösterilmeden taktiri indirim nedeninin uygulandığına ilişkindir.

III. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hüküm, Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin, 11.11.2020 tarihli ve 2020/366 Esas, 2020/4861 Karar sayılı kararı ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.03.2023 tarihli ve 2021/(Kapatılan)14-150 Esas, 2023/132 Karar sayılı kararındaki gerekçelerle hukuka aykırı görülmüştür.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.11.2023 tarihli ve 2023/284 Esas ve 2023/393 Karar sayılı direnme kararı yerinde görülmediğinden, Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin, 11.11.2020 tarihli ve 2020/366 Esas, 2020/4861 Karar sayılı bozma kararının, oy birliğiyle DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 307/4. maddesi gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE,13.05.2024 tarihinde karar verildi.