WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Temmuz 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2024/467 E.  ,  2024/4658 K.
"İçtihat Metni"
BOZMA ÜZERİNE
DİRENME
DURUŞMA TALEPLİ

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/767 E., 2023/950 K.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 27.09.2023 tarihli ve 2023/767 Esas, 2023/950 Karar sayılı kararı ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.01.2023 tarihli ve 2022/9-586 Esas ve 2023/8 Karar sayılı bozma kararı üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 24.10.2018 tarihli ve 2018/6831 Esas ve 2018/6250 Karar sayılı bozma kararına karşı direnme kararı verildiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 6763 sayılı Kanun’un 36. maddesiyle değişik 307. maddesinin dördüncü fıkrası ile 6763 sayılı Kanun’un 38. maddesiyle 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 10. maddesi uyarınca yapılan incelemede;
Bölge Adliye Mahkemesince verilen direnme kararının; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin direnme kararını temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle,
Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5271 sayılı Kanun'un 299/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.06.2017 tarihli ve 2017/261 Esas ve 2017/165 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/1, 1c, 3c, 3d, 62 maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair verilen kararın istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 15.09.2017 tarihli ve 2017/2026 Esas ve 2017/1657 Karar sayılı kararı ile hükümden 103/3-d maddesinin çıkarılarak sanığın 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılması ve istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin, 24.10.2018 tarihli ve 2018/6831 Esas, 2018/6250 Karar sayılı ilamı ile, "Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurenin beyanları, tanık beyanlarıyla çelişki oluşturmayan istikrarlı sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, yeterli, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilmeden, ilk derece mahkemesinin sübuta yönelik delillerin değerlendirilmesine ilişkin olarak 5271 sayılı CMK'nın 230/1-b. maddesine uygun düşmeyen gerekçeyle çocuğun basit cinsel istismarı suçundan kurduğu mahkûmiyet hükmünün bozulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde anılan hükme yönelik istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi suretiyle aynı Kanun'un 289/1-g. maddesine muhalefet edilmesi
" gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmiştir.

3. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 04.02.2019 tarihli ve 2018/3274 Esas, 2019/153 Karar sayılı kararı ile duruşma açarak önceki kararında direnilmesine ve istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar vermiştir.

4. Direnme kararı üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 24.10.2022 tarihli ve 2021/11205 Esas ve 2022/9379 Karar sayılı kararı ile dosyanın Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiş, Ceza Genel Kurulunun 18.01.2023 tarihli ve 2022/9-586 Esas ve 2023/8 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına direnen Bölge Adliye Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesine göre yeniden hüküm kurması gerektiğinden, diğer yönleri incelenmeyen kararın bozulmasına karar verilmiştir.

5. Bozma üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 27.09.2023 tarihli ve 2023/767 Esas, 2023/950 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 103/1, 1-c ve 62 maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53. maddesi uyarınca da hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

6. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Sanık Müdafilerinin Temyiz İsteği
Bölge Adliye Mahkemesinin özel daire ve Ceza Genel Kurulu bozma kararlarını değerlendirmeden yeniden mahkumiyet kararı vermesinin yasal olmadığını, katılan mağdurenin beyanları ile katılan mağdure ve tanık beyanları arasında çelişkiler bulunduğunu, katılan mağdurenin iddia ettiği olay tarihinden sonra da kursa gitmeye devam ettiğini, savunmaya dair ileri sürdükleri delillerin Mahkeme tarafından dikkate alınmadığını, savunma haklarının kısıtlandığını, olayı gören ve görgüye dayalı bilgisi olan tanık bulunmadığı gibi tanık beyanları arasında da çelişkiler bulunduğunu, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığını, sanığın savunmasının başından beri istikrarlı olduğunu, ayrıca katılan mağdurenin ailesinin sonrasında şikayetten vazgeçmek için para talep ettiklerini beyanla sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Sanık hakkında 103/3-d yanında 103/3-b maddesinin de şartlarının bulunduğuna, bu nedenle alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesi gerektiğine, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin uygulanmasının yasal olmadığına, sanığın beyanları arasında çelişki bulunduğuna ilişkindir.

III. GEREKÇE
Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararı, olayın intikal şekli ve zamanı, katılan mağdurenin beyanları, tanık beyanlarıyla çelişki oluşturmayan istikrarlı sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, yeterli, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilmeden yazılı şekilde anılan hükme yönelik istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi suretiyle aynı Kanun'un 289/1-g. maddesine muhalefet edilmesi nedeniyle yerinde görülmemiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin direnme kararı yerinde görülmediğinden, Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin, 24.10.2018 tarihli ve 2018/6831 Esas, 2018/6250 Karar sayılı bozma kararının, oy birliğiyle DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 307. maddesinin dördüncü fıkrası gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE,

16.05.2024 tarihinde karar verildi.