WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2024/3637 E.  ,  2024/5970 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

Katılan Bakanlık vekilinin müstehcenlik suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında müstehcenlik suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı dikkate alındığında; hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen asıl karar ile sanık müdafiinin müstehcenlik suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz isteminin reddine dair ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/2, 103/4, 43/1, 58. maddeleri, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Kanun'un 109/1, 109/3-f, 109/5, 43/1, 58. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.10.2023 tarihli ve 2023/139 Esas, 2023/258 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103/2, 103/4, 43/1, 53, 58. maddeleri uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109/2, 109/3-f, 109/5, 43/1, 58. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair verilen kısmen re'sen de istinafa tabi kararın katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 23.01.2024 tarihli ve 2023/2136 Esas, 2024/170 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-c maddesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
2. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 08.02.2024 tarihli ve 2023/2136 Esas, 2024/170 Karar sayılı ek kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 296/1. maddesi uyarınca sanık müdafiinin müstehcenlik suçu yönünden temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın mağdurun güçsüzlüğünden yararlanıp kaçmak istemesine rağmen zorla alıkoyarak atılı suçları işlediğinin sabit olduğuna, dosyadaki deliller karşısında gerekçelendirme yapılmadan alt sınırdan ceza verildiğine, alt sınırdan ceza tayin edilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğuna, katılma kararı verilmesine rağmen katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmediğine, dolayısıyla sanığın atılı suçlardan üst sınırdan cezalandırılması için hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Mağdurenin soyut beyanları dışında herhangi bir delil bulunmadığına, sanığın soruşturma aşamasında polisler tarafından darp edilmiş olması ve bu durumun muayene raporuyla da doğrulanmış olması sebebiyle soruşturma aşamasında alınan ifadelerinin hükme esas alınamayacağına, ilk celsede vermiş olduğu beyanlarına itibar edilmesi gerektiğine, sanığın şikayeti üzerine polisler hakkında ek takipsizlik kararı verilmiş olmasının darp olayının gerçekleşmediği anlamına gelmeyeceğine, sanığın mağdurenin fotoğraflarını eskort sitesinde görmüş olması sebebiyle on sekiz yaşından büyük olduğu inancı ile hareket ettiğine, mağdure her ne kadar on dört yaşında ise de ifadesinde sanığa on beş yaşında olduğunu söylediğini kabul ettiğine, sanığın mağdurenin başkaları tarafından tehdit edildiğini bilmesinin mümkün olmadığına, sanığın mağdurenin kendisine şantaj yapıldığını iddia ettiği "sadlovetrkye" isimli hesap ve diğer hesaplarla herhangi bir bağlantısının bulunmadığına, bu hesapların sanık tarafından oluşturulduğuna ilişkin somut bir delil olmadığına, mağdureye şantaj yapıldığı varsayımı kabul edilse bile mağdurenin her gittiğinde oradan ayrılma imkanı varken fazladan oturup sanıkla sohbet ettiğine ilişkin beyanlarının sorgulanması gerektiğine, mağdurenin beyanlarının çelişkili olması sebebiyle hükme esas alınamayacağına, sanıkla mağdur arasında cinsel birliktelik yaşanmadığına, mağdurun zorla alıkonulmadığına, ortada zor kullanma olmadığı için kabul anlamına gelmemekle birlikte cinsel birlikteliğin gerçekleştiği kabul edilse bile bu eylemin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu teşkil ettiğine, mağdurenin sanığa on beş yaşında olduğunu belirtmesi sebebiyle sanık hakkında hata hükmünün uygulanması gerektiğine, sanığın mağdureye şantajda bulunduğundan haberinin olmaması ve mağdurenin sanığın evine rızasıyla gelmiş olması sebebiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurları itibariyle oluşmadığının gözetilmediğine ilişkindir.

III. GEREKÇE
A. Asıl Kararın Temyizi Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezaların alt sınırdan belirlenmesinin isabetli olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirmesi nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesinin yerinde olduğu anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Ek Kararın Temyizi Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesinde belirtilen suçlar ve aynı Kanun’un 296/1. maddesinin ilgili bölümünde yer alan; “... temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş [ise] …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

IV. KARAR
A. Müstehcenlik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 286/2-a. maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler ile Sanık Müdafiinin Müstehcenlik Suçundan Kurulan Hükme Karşı Temyiz İsteminin Reddine Dair Ek Karara Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A ve B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 23.01.2024 tarihli (asıl) ve 08.02.2024 tarihli (ek) 2023/2136 Esas, 2024/170 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1.maddesi maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLER VE EK KARARIN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.06.2024 tarihinde karar verildi.