WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2024/3563 E.  ,  2024/4927 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1131 E., 2023/938 K.

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109/1, 109/2, 109/3-f, 109/5, 43/1, 103/1, 1.cümle, 103/1, 3.cümle, 43/1, 53/1. maddeleri uyarınca açılan İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.03.2023 tarihli ve 2022/579 Esas, 2023/187 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103/1, 1.cümle, 103/1, 3.cümle, 43/1, 53/1. maddeleri uyarınca 14 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109/1. delaletiyle 109/2, 109/3-f, 109/5, 43/1. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay 24 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair verilen kararın sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 09.05.2023 tarihli ve 2023/1131 Esas, 2023/938 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanığın Temyiz İstemi
Hasan Baş’ın tanık olarak dinlenmediğine, zincirleme suç hükümlerinin hukuka aykırı olarak uygulandığına, somut delil olmadığına, aralarında husumet olduğuna ilişkindir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Tüm tanıklar dinlenmeden esas hakkındaki mütalaanın açıklandığına, mağdurun beyanlarının çelişkili olduğuna ve atfı cürüm niteliğinde olduğuna bu nedenle de hükme esas alınamayacağına, mağdurun beyanlarının müştekilerin beyanları ile de çelişkili olduğuna, sanığın atılı suçu işlemediğinin sabit olduğuna ancak bu durumun istinaf mahkemesince dikkate alınmadığına, taraflar arasında husumet olduğuna, adli raporlarda fiziksel bulgu tespit edilemediğine, mağdurun beyanlarının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, üst sınırdan ve takdiri indirim maddesi de uygulanmadan hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

III. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanık hakkında atılı suçtan mahkumiyet hükmü kurulurken önce 5237 sayılı Kanun'un 103/1, 1. cümlesinin ardından 103/1, 3. cümlesinin tatbiki suretiyle kademeli uygulama yapılması sonuç ceza miktarı değişmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Sanığın eylemleriyle ilgili mağdurenin olaydan sonra başlatılacak adli süreçte delil olarak kullanılmak üzere sanıkla arasındaki mesaj içeriklerini adli mercilere sunduğu anlaşılmış ise de; mesaj kayıtlarının temin şekli itibarıyla yasak delil niteliği taşımasından dolayı 5271 sayılı Kanun'un 206/2-a maddesine aykırılık oluşturacak şekilde sanık aleyhine hükme esas alınmış olması; dosya içeriğindeki diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu anlaşılmakla bozma nedeni yapılmamıştır.
3. 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eyleme uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.

B. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Çocuğun cinsel istismarı eylemi işlendiği sırada ve eylemle sınırlı süre ile mağdurenin iradesiyle hareket etme imkanının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı, kişinin vücudunun suçun konusu olması nedeniyle mağdurenin hareket etme özgürlüğü ortadan kaldırılmadan bu suçun işlenemeyeceği nazara alındığında, olay günü sanığın, cinsel istismar eylemi dışında mağdurenin hürriyetini kısıtlayan başkaca bir hareketin bulunmaması nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun kanuni unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilerek bu suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, karşısında istinaf başvurusunun kabulü yerine reddi hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Suça konu eylemlerin 2016 yılı ile 15.08.2022 tarihleri arasında olduğu anlaşılmakla, gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 05.08.2022 ile 05.09.2022 tarihleri olarak yazılması hukuka aykırılık olarak görülmüştür.

IV. KARAR
A.Sanık Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararında sanık ile sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

B.Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle sanık ile sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.05.2024 tarihinde karar verildi.