WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2024/335 E.  ,  2024/2739 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/76 E., 2023/145 K.
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, müstehcenlik
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama, kısmî bozma

Suça Sürüklenen çocuklar ... ile ... hakkında müstehcenlik suçundan dava ve hüküm olmadığı anlaşılmıştır.

Suça sürüklenen çocuk ... hakkında müstehcenlik suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri, suça sürüklenen çocuk ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkumiyet hükmü, suça sürüklenen çocuk ... ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan ceza verilmesine yer olmadığına dair hükümlere yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararların kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesinden sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümler, suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ile suça sürüklenen çocuk ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun'un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebebine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi.

Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin bir şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma kullanılması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY VE OLGULAR
Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.11.2022 tarihli ve 2019/262 Esas, 2022/630 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanık ...'in olay tarihinde on beş yaşından küçük mağdure ...'yı zorla aracına bindirdikten sonra vajinal yoldan cinsel ilişki yaşadığı şeklinde gerçekleştirdiği kabul edilen eylemlerle ilgili mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde:
a) Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'un (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 24 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Suça sürüklenen çocuk ...'in mağdure ...ile vajinal yoldan birden fazla cinsel ilişki yaşadığı ve diğer sanık ... suça sürüklenen çocukların eylemlerine iştirak ettiği, diğer suça sürüklenen çocuklar ve sanıkla birlikte ağaçlık alana götürdükleri, mağdure ...'nın cinsel ilişki esnasında görüntülerini çekerek telefonuna kaydettiği, bu görüntüleri değişik zamanlarda diğer mağdureler ...,...'e gösterdiği şeklinde gerçekleştirdiği kabul edilen eylemlerle ilgili mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde:
a) Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası,103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 31 inci maddesinin son fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
b) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, Aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
c) Müstehcenlik suçundan (Mağdure ...'ya yönelik) aynı Kanun'un 226 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 20 gün hapis ve 1.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
d) Müstehcenlik suçundan (Mağdureler ...,...'a yönelik ayrı ayrı) aynı Kanun'un 226 ncı maddesinin beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 7 ay 10 gün hapis ve 1.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
3. Suça sürüklenen çocuk ...'ın mağdure ...ile vajinal yoldan cinsel ilişki yaşadığı ve diğer sanık ... suça sürüklenen çocukların eylemlerine iştirak ettiği, diğer suça sürüklenen çocuklar ve sanıkla birlikte ağaçlık alana götürdükleri şeklinde gerçekleştirdiği kabul edilen eylemlerle ilgili mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde:
a) Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası,103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 31 inci maddesinin son fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
b) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
4. Suça sürüklenen çocuk ... ... hakkında ise çocuğun nitelikli cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, mevcut delillerin değerlendirilmesi ile 5237 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca ayrı ayrı ceza verilmesine yer olmadığına dair verilen kararın sanık müdafii, suça sürüklenen çocuklar müdafileri, katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekili tarafından istinafı üzerine yapılan inceleme neticesinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine dair karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure ...Vekilinin Temyiz İstemi
Müstehcenlik suçuna iştirak durumunun gözetilmediğine, takdiri indirim koşulları bulunmadan gerekçesiz indirim yapıldığına, ... ... hakkında hatalı olarak verilen adli tıp raporuna göre ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer sebeplere yöneliktir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
... ... hakkında verilen raporlar arasındaki çelişki giderilmeden hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiğine, müstehcenlik suçuna iştirak durumunun gözetilmediğine, takdiri indirim koşulları bulunmadan gerekçesiz indirim yapıldığına ve dilekçesinde belirttiği diğer sebeplere yöneliktir.

C. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Mağdurenin ifadelerinin çelişkili olduğuna, hüküm kurulurken tanık beyanları dikkate alınmadığına, diğer suça sürüklenen çocukların atfı cürum niteliğindeki beyanlarının hükme esas alındığına, delillerin yanlış değerlendirildiğine, suça sürüklenen çocukların sanığın dosyasında tanık olarak dinlendiklerinde de sanık aleyhine beyanları olmadığına, mahkeme hem suça sürüklenen çocukların savunmalarına itibar etmediğine hem de sanık aleyhine olacak şekilde suça sürüklenen çocuğun beyanını hükme esas alarak gerekçenin çeliştiğine, mağdurenin psikolojik durumu ile akıl sağlığının yerinde olmadığına, Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçeli olmadığına, duruşmalı inceleme yapılması ile sanığın beraatine, tahliyesine ve dilekçesinde belirttiği diğer sebeplere yöneliktir.

D. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Mağdure ve tanıkların çelişkili beyanlarına itibar edildiğine, müstehcenlik suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına, somut olayda kimlerin yer aldığının bile meçhul olduğuna, annesi ile mağdurenin ifadelerinin çeliştiğine, sanık ile mağdure arasında husumet olduğuna, üzerine atılı tüm suçlardan beraat kararı verilmesi gerektiğine ve dilekçesinde belirttiğidiğer sebeplere yöneliktir.

E. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Suça sürüklenen çocuğun olay tarihinde yaşının küçük olduğuna, mağdurenin, yaşını büyük söylediğine, mağdure ile aralarında arkadaşlık dışında ilişki olmadığına, mağdurenin beyanlarının sürekli değiştiğine, mağdurenin koruma altına alınması ile dilekçesinde belirttiği diğer sebeplere yöneliktir.

III. GEREKÇE
A. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Müstehcenlik, Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, suça sürüklenen çocuklar müdafileri, katılan mağdure ...vekili ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemlerinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiş, aynı gerekçeyle suça sürüklenen çocuk ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

B. Suça Sürüklenen Çocuk ... ... Hakkında Kurulan Ceza Verilmesine Yer Olmadığına Dair Hükümler Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (h) bendinde yer verilen; “Davanın düşmesine, ceza verilmesine yer olmadığına, güvenlik tedbirine ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen bu tür kararlar veya istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar”ın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında katılan mağdure ...vekili ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemlerinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiş, aynı gerekçeyle Tebliğnamede bozma isteyen düşünceye iştirak olunmamıştır.

C. Sanık ... ve Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141, 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinin birinci fıkrası, 230 uncu maddesi, 289 uncu maddesinin (g) bendi ve 1412 sayılı Kanun'un 308 inci maddesinin yedinci fıkraları uyarınca mahkeme kararlarının, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, ulaşılan kanaat, suça sürüklenen çocuk ... ile sanık ...'in suç oluşturduğu sabit görülen fiilleriyle bunun hukuki nitelendirmesinin belirtilmesi suretiyle delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gibi kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu açısından sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ...'in cebir, tehdit veya hile içeren eylemlerinin nasıl ve ne şekilde oluştuğu ile ayrıca suça sürüklenen çocuk ... hakkında ise mağdurenin aşamalarda kendisine yönelik eylemlerin sayısına ilişkin çelişkili beyanlarda bulunmasına karşın mağdurenin hangi beyanına neden üstünlük tanındığı karar yerinde tartışılmadan ve denetime elverişli gerekçe içermeden 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanması suretiyle yazılı şekilde hükümler kurularak karşısında 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin (g) bendine muhalefet edilmesi, hukuka aykırı bulunmuş, bozma sebebine istinaden Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak olunmamıştır.

D. Sanık ... ve Suça Sürüklenen Çocuklar ... ve ... Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
1. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2. Ancak; 5271 sayılı Kanun'un 170 inci maddesinin dördüncü fıkrası ve 225 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan ''Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir'' şeklindeki düzenleme karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının kanuna aykırı olduğu gözetildiğinde, Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 01.04.2019 tarihli iddianameler ile sanık ... ve suça sürüklenen çocuklar ... ve ...'ın mağdureye yönelik eylemlerini cebir veya tehditle gerçekleştirdiklerine dair iddianamede herhangi bir anlatım ve kabul bulunmadığı gibi Mahkemece denetime elverişsiz yetersiz gerekçe ile sanığa ve suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında ek savunma hakkı verilerek temel cezada 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ile artırım yapılması,
2. Mağdurenin aşamalarda suça sürüklenen çocuk ...'in kendisine yönelik eylemlerin sayısına ilişkin çelişkili beyanlarda bulunmasına karşın mağdurenin hangi beyanına neden üstünlük tanındığı karar yerinde tartışılmadan suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan zincirleme suç hükümlerinin uygulanması,
3. Suça sürüklenen çocuk ...'ın diğer suça sürüklenen çocuklarla birlikte mağdurenin üzerinde ortak hakimiyet kurarak eylemi birlikte gerçekleştirmediği ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi karşısında söz konusu hükümlere yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi, hukuka aykırı bulunmuş, bozma gerekçesine göre Tebliğnamede onama isteyen düşünce ile katılan Bakanlık vekili açısından temyiz sebebi gösterildiği anlaşıldığından ret isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

IV. KARAR
A. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Müstehcenlik, Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Mahkumiyet Hükümleri ile Suça Sürüklenen Çocuk ... ... Hakkında Kurulan Ceza Verilmesine Yer Olmadığına Dair Hükümler Yönünden
Gerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle müstehcenlik, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından kurulan hükümlere yönelik suça sürüklenen çocukları müdafileri, katılan mağdure ...vekili ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Diğer Hükümler Yönünden
Gerekçenin (C) ve (D) bölümlerinde açıklanan nedenlerle sanık ... suça sürüklenen çocuklar ... ile ... müdafileri, katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin 08.02.2023 tarihli ve 2023/76 Esas, 2023/145 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.03.2024 tarihinde karar verildi.

...