WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2024/3247 E.  ,  2024/5527 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/392 E., 2014/587 K.

Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 09.01.2024 tarihli ve 2021/4127 Esas, 2024/86 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.03.2024 tarihli ve14-2015/60880 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 30/1. maddesinde belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, 5271 sayılı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, sanığın üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı suçu sübut bulduğundan bu suç yönünden hata hükümlerinin uygulanma koşulları oluştuğu gerekçesine dayalı bozma ilamının kaldırılmasına ve hükmün onanmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.

II. GEREKÇE
Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 09.01.2024 tarihli ve 2021/4127 Esas, 2024/86 Karar sayılı bozma ilâmı usul ve kanuna uygun olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ileri sürülen itiraz nedenleri yerinde görülmediğinden reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 308/2 ve 308/3. maddeleri uyarınca itirazın Yargıtay Ceza Genel Kurulunca incelenmesi için dosyanın Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına Tevdiine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ sayın üye ... ile sayın üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğu ile REDDİNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308/3. maddesi uyarınca Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 09.01.2024 tarihli ve 2021/4127 Esas, 2024/86 Karar sayılı bozma kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.06.2024 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY
Sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan mahkumiyetine dair İlk Derece Mahkemesince verilen kararın, onanması görüşünde olduğumuzdan, sanık hakkında hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine dair bozma kararına ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan itirazın reddi ile dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na gönderilmesine dair verilen sayın çoğunluğun kararına katılmıyoruz.
Şöyle ki;
Sayın çoğunlukla aramızdaki uyuşmazlık dosyada hata hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağına yöneliktir.
Somut uyuşmazlıkta; mağdure ile sanığın aynı mahallede oturdukları, yaklaşık olarak 4 yıldır birbirlerini tanıdıkları, sanığın ise özelllikle son bir yıldır mağdure ile gönül ilişkisi dışında arkadaşlıklarının olduğu şeklindeki beyanı,
Mağdurenin hastane doğumlu olup, buna ilişkin doğum raporunun dosyada mevcut olduğu,
Mağdurenin facebook sayfasındaki doğum tarihlerinin farklı tarihleri içerdiği sabit ise de sanıkla mağdurenin bu sosyal paylaşım sitesinden tanışmadığı,
Mağdure ile sanık arasındaki yaş farkının nüfus kayıt örneklerine göre fazla olmadığı, bu yaş grubu yada bu yaş grubuna yakın bulunan kişilerce de bu hususun rahatlıkla öngörülebileceği,
Mağdurenin hangi sınıfta okuduğunu, birbirlerini uzun yıllardır tanıyan sanık tarafından bilinebilecek bir durum olduğu,
Mağdurenin, sanığa yaşını büyük söylediğine ilişkin dosya kapsamında bir beyanının bulunmadığı,
Mahkemece hata hükümlerinin tartışıldığı, oy çokluğuyla verilen kararda sanık hakkında hata hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen Tebliğnamede verilen mahkumiyet kararlarının onanmasının talep edildiği,
Açıklanan nedenlerde hata hükümlerinden yaralanması gerektiği yönündeki savunmaların sanığı suçtan kurtarmaya yönelik olduğu, 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin uygulanabilme koşulunun hatanın esaslı bir hata olması gerektiğine ilişkin olduğu, mevcut olayda ise hata hükmünün uygulama koşullarının oluşmadığı değerlendirilmiştir.
Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerde herhangi bir hukuka aykırılık saptanmadığı, hata hükümlerinin uygulanmamasına yönelik gerekçenin dosya kapsamıyla uyumlu olduğu, verilen mahkumiyet kararlarının hukuka ve vicdana uygun olduğu değerlendirilmekle kurulan mahkumiyet hükümlerinin onanması görüşünde olduğumuzdan, mahkumiyet kararının bozulması yönündeki çoğunluğun görüşü yerinde olmayıp Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı'nın itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği kanaatinde olduğumuzdan itirazın reddine yönelik sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.