WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2024/2932 E.  ,  2024/5881 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/124 E., 2022/556 K.

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle; gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında cinsel saldırı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102/1-1. cümle, 53. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda İstanbul Anadolu 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.12.2014 tarihli ve 2014/208 Esas, 2014/625 Karar sayılı kararı ile sanığın cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 102/1, 62, 53. maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 29.12.2021 tarihli ve 2021/3768 Esas, 2021/10430 Karar sayılı ilamıyla; ''Mağdure ile tanığın aşamalardaki çelişkili ifadeleri, savunma ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, olay günü metrobüste seyahat eden sanığın, cinsel amaçla yanında duran reşit mağdureye dokunduğuna dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek müsnet suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi'' nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
2. İstanbul Anadolu 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2022 tarihli ve 2022/124 Esas, 2022/556 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 307/4. maddesi uyarınca önceki karara direnilmesi ile sanığın cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 102/1, 62. ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 16.05.2023 tarihli ve 2022/16656 Esas, 2023/3142 Karar sayılı kararı ile dosyanın bu hususta inceleme yapmakla görevli Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi için Yargıtay Birinci Başkanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verilmiştir.
3. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.12.2023 tarihli ve 2023/9-530 Esas, 2023/669 Karar sayılı kararı ile Yerel Mahkemenin sanığa atılı cinsel saldırı suçunun unsurları itibarıyla oluştuğuna ilişkin gerekçesi isabetli olduğundan dosyanın uygulamanın denetlenmesi bakımından Özel Daireye gönderilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Davanın zamanaşımına uğradığı, tanık anlatımlarının savunmayı teyit ettiği, eksik inceleme ile karar verildiği, 5237 sayılı Kanun’un 51. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin uygulanmama gerekçesinin yetersiz olduğu, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ile soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine ancak, suç tarihi itibarıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine engel teşkil edecek herhangi bir adli sicil kaydı bulunmayan sanığın, kabul edilen eylemlerinden kaynaklanan maddi bir zararın bulunmaması ve olumsuz kişilik özellikleri taşıdığına dair dosyaya yansıyan somut bir bulgu ya da delil olmaması karşısında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükmünün 5271 sayılı Kanun'un 231/6. maddesinde yer alan kanuni koşullar değerlendirilerek uygulanması hususunda karar verilmesi gerekirken "Sanığın gözlemlenen kişilik özelliklerine göre" şeklindeki soyut ve yetersiz gerekçeyle anılan maddenin tatbikine yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Kabule göre de;
Tüm dosya kapsamına göre sanığın olay günü metrobüste katılanın vücuduna kıyafetleri üzerinden cinsel amaçlı sürtünme şeklindeki eyleminin ani ve kesintili gerçekleştiği, bu sebeple sarkıntılık düzeyinde kaldığı göz önüne alınarak yapılan değerlendirmede, hükümden önce 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 58-61. maddeleri ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarla ilgili 5237 sayılı Kanun'un 102-105. maddelerinde değişiklikler yapılması karşısında, aynı Kanun'un 7/2. maddesindeki "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" düzenlemesi nazara alınıp, lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili maddeleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi suretiyle değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. Belirtilen gerekçeyle Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 9. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2024 tarihinde karar verildi.