9. Ceza Dairesi 2024/2889 E. , 2024/4764 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/2288 E., 2023/2113 K.
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY VE OLGULAR
1.Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.06.2023 tarihli ve 2023/159 Esas, 2023/274 Karar sayılı kararı ile; suça sürüklenen çocuğun (SSÇ) cinsel organını farklı tarihlerde on beş yaşından küçük ve rızası
hukuken geçerli olmayan katılan mağdurenin vajinasına soktuğu şeklinde kabul edilen olayda çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin 22.11.2023 tarihli ve 2023/2288 Esas, 2023/2113 Karar sayılı kararı ile; SSÇ hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik SSÇ müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi
Tek celsede karar verildiğini ve mütaalaya karşı yazılı savunma haklarının engellendiğini, SSÇ’nin kürt kökenli olması ve Türkçeyi yeteri kadar konuşamaması nedeniyle kendisini tam olarak ifade edemediğini, savcılık savunmasını okumadan imzaladığını, katılan mağdureyi on beş yaşından büyük yani akranı olarak bildiği için katılan mağdureyle duygusal ve cinsel ilişki yaşadığını, SSÇ ile katılan mağdure arasındaki mesajlaşmaların yaş hususunda bir konuşma olup olmadığı noktasında incelenmediğini, SSÇ’nin kastının bulunmadığını beyanla çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1.Mahkemece ilk cinsel eylemin 2012 yılı nisan ayında gerçekleştiğinin kabul edildiği ve bu tarihte katılan mağdurenin on iki yaşından küçük olduğu dikkate alındığında SSÇ'nin eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuş ise de; sonuç ceza değişmeyeceğinden bu husus bozma sebebi yapılmamıştır.
2. İntikal şekli, katılan mağdurenin ve katılanların aşamalardaki beyanları, SSÇ'nin müdafii huzurundaki ikrarları, raporlar ve İlk Derece Mahkemesinin gerekçesine göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin SSÇ tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiri nedeni dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, SSÇ hakkında kurulan mahkûmiyet hükmüne ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen kararda birinci bentte eleştirilen sebep dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin 22.11.2023 tarihli ve 2023/2288 Esas, 2023/2113 Karar sayılı kararında SSÇ müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştiri sebebi dışında hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!