9. Ceza Dairesi 2024/254 E. , 2024/6082 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/494 E., 223/204 K.
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan açılan davanın bozma üzerine yapılan yargılaması sonunda Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.03.2019 tarihli ve 2014/135 Esas, 2019/140 Karar sayılı kararı ile sanığın, atılı suçtan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/1 ve 62. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair verilen kararın temyizi üzerine, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 04.07.2022 tarihli ve 2021/10979 Esas, 2022/7398 Karar sayılı kararı ile "Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; mağdurenin aşamalardaki samimi anlatımları, savunma ve tüm dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesince sanığın, olay günü tuvalete giden mağdurenin arkasından giderek mağdurenin göğüslerine dokunma şeklinde kısa süreli ani ve kesintili gerçekleşen eyleminin sarkıntılık düzeyinde kaldığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması" gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
2. Bozma üzerine Mahkemesince sanığın eylemi sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 103/1,2. cümle ve 62. maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Her ne kadar sanığın cezalandırılmasına karar verilmiş ise de dosyada sanığın cezalandırılmasına yeterli delil bulunmadığına, sanığın olayın başından beri suçu inkar ettiğine, alkol alması nedeni ile tuvaletleri karıştırarak kadınlar tuvaletine girdiğine, mağdurenin olayı abartarak sanığın kendisine zarar vereceğinden korkarak babasına defalarca tecavüze uğradığını söylediğine, ayrıca daha önce söylemediği halde duruşmada sanığın göğüslerini ellediğine söylediğine, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Katılanlar ve Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Mağdurenin olay nedeni ile ruh sağlığının bozulması nedeni ile suçun nitelikli halinden cezalandırılması gerektiğine, sanık hakkında takdiri indirim maddesinin uygulanmasının ve gerekçesinin de hatalı olduğuna, ayrıca müvekkilleri lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği
Sanığa üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine, sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmasının kanuni olmadığına ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Sanık Müdafii, Katılanlar ve Katılan Mağdure Vekili ile Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Şikayetçi olan ve usulüne uygun olarak davaya katılan mağdure ve katılanlar vekilinin kararı temyize hak ve yetkisinin bulunması nedeniyle, Tebliğnamedeki katılanlar vekilinin temyiz talebinin reddine ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı ve eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından Mahkemece kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Katılanlar ve Katılan Mağdure Vekilinin Vekalet Ücretine İlişkin Temyiz Talebi Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükümde, 03.12.2022 günlü Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesinde yer alan "Kamu davasına katılma üzerine mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine bu tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir" şeklindeki düzenleme nazara alındığında kendilerini vekaletnameli vekil ile temsil ettiren katılanlar ... ve... ile katılan mağdure lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılanlar ve katılan mağdure vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasına “Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 2022 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince belirlenen 17.400 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak kendisini vekaletnameli vekil ile temsil ettiren katılanlar ... ve... ile katılan mağdureye ödenmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.06.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!