9. Ceza Dairesi 2024/2287 E. , 2024/3832 K.
"İçtihat Metni"...
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1548 E., 2023/1581 K.
SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı
KARAR : Direnme
TEMYİZ EDENLER : Katılan Bakanlık vekili, sanık müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesi kararı ile Dairemizin 22.12.2021 tarihli ve 2021/14323 Esas, 2021/10233 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307 nci maddesine, 7165 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesi ile eklenen, üçüncü fıkrası ve aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz yoluna tabi olduğu belirlenmekle;
Bölge Adliye Mahkemesince verilen direnme kararının; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin direnme kararını temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin süresinde olduğu gibi Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır” ve 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinin ikinci fıkrasında bulunan “Kararlarda, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekilleri belirtilir” şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda 291 inci maddesinin birinci fıkrasındaki temyize ilişkin on beş günlük kanuni sürenin belirtilmesinin yanı sıra süresinde verilen temyiz dilekçesiyle talep edildiği takdirde gerekçeli hükmün tebliğinden işlemeye başlayan yedi günlük süresi içerisinde gerekçeli temyiz dilekçesi verilmesinin zorunlu olduğuna dair 295 inci maddesinin birinci fıkrasının da yer alması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle sanık müdafiinin gerekçeli temyiz dilekçesinin de süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
Temyiz incelemesinin kapsamına göre
1. Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması uyarınca İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.06.2019 tarihli ve 2018/409 Esas, 2019/270 Karar sayılı kararıyla mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın atılı suçtan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102/2, 102/3-d ve 35/2. maddeleri uyarınca 22 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 25.11.2019 tarihli ve 2019/1615 Esas, 2019/348 Karar sayılı kararıyla mevcut delillerin değerlendirilmesiyle sanığın atılı suçtan 5237 sayılı Kanun'un 102/2, 102/3-d ve 35/2. maddeleri uyarınca 18 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına dair kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 22.12.2021 tarihli ve 2021/14323 Esas, 2021/10233 Karar sayılı kararıyla sair temyiz itirazlarının reddiyle hükmün "... Katılanın aşamalardaki beyanları, savunma ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın olay gecesi yolda yürümekte olan reşit katılanı arkasından tutup sivri uçlu cismi sırtına dayamak suretiyle yan taraftaki boşluğa götürmesinin ardından yere yatırdığı, katılanın kalçasına dokunarak alt kıyafetini çıkarmaya çalıştığı sırada direnip bağırması üzerine eylemine devam etmeksizin bıraktığı ve mevcut haliyle sübuta eren fiilin 5237 sayılı TCK’nın 102/1-c.1, 3-d. maddelerinde düzenlenen cinsel saldırı suçunu oluşturduğu gözetilerek karar verilmesi gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçundan hüküm kurulması,..." bozulmasına dair karar verilmiştir.
2. Bozma kararı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.03.2022 tarihli ve 14-2020/58237 sayılı itiraznamesiyle bozma kararının kaldırılarak hükmün onanması talep edilmiş olup Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 12.10.2022 tarihli ve 2022/3566 Esas, 2022/8987 Karar sayılı kararıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ileri sürülen itiraz nedenleri yerinde görülmediğinden reddiyle, itirazın Yargıtay Ceza Genel Kurulunca incelenmesi için dosyanın Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verilmiştir.
3. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.03.2023 tarihli ve 2023/9-94 Esas, 2023/152 Karar sayılı kararıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının reddine ve dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verilmiştir.
4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin kararıyla Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 22.12.2021 tarihli ve 2021/14323 Esas, 2021/10233 Karar sayılı bozma kararına direnilmesine ve sanığın
5237 sayılı Kanun'un 102/2, 102/3-d ve 35/2. maddeleri uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığa en üst hadden ceza verilmesi gerektiğine, katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Kararın hayatın olağan akışına uygun olmayan gerekçelere dayanması nedeniyle isabetsiz olduğuna, tamamen varsayımsal ve mağdurenin soyut ifadelerine dayanan olguyu kabul etmemekle, Ceza Genel Kurulu kararında da belirtildiği gibi sanığın eyleminin bütün halinde cinsel saldırı suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi nedeniyle kararın bozulması gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.
III. GEREKÇE
Dairemizin bozma ilamına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesince Dairemizin bozma ilamına direnildiği belirtilse de dosyayla ilgili son kararın Ceza Genel Kurulu tarafından verilmiş olması nedeniyle direnmenin esas itibariyle bu karara yönelik olduğu anlaşıldığından, direnme kararı ile ilgili değerlendirmenin Ceza Genel Kurulu tarafından yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle direnme kararı yerinde görülmediğinden Dairemizin 22.12.2021 tarihli ve 2021/14323 Esas, 2021/10233 Karar sayılı bozma kararının, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE,
30.04.2024 tarihinde karar verildi.
...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!