WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2024/2269 E.  ,  2024/4204 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2023/1974 E., 2023/1742 K.

Katılan mağdure vekilinin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümle sınırlı olmak üzere temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin bir şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma kullanılması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299/1. maddesi uyarınca takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
Sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/1,2. cümle çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Kanun'un 103/2. maddesi, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Kanun'un 109/1, 3-f, 5. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.09.2023 tarihli ve 2023/214 Esas, 2023/267 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103/2, 103/3-c, 43/1, 62/1, 53. maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise 5271 sayılı Kanun'un 223/2-c maddesi gereğince beraatine dair verilen kararın katılan mağdure vekili ile sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
İlk Derece Mahkemesince sanığın katılan mağdureyi kolundan tutarak zorla yatak odasına götürdüğünün kabul edildiğine, yatak odasına zor kullanarak rıza dışı götürülme halinin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun sabit olduğunu gösterdiğine, beraat kararının bozulması gerektiğine ilişkindir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Katılan mağdure ile sözde birlikte olan sanığın prezervatif kullandığı ve katılan mağdurenin iç çamaşırlarının çıkarıldığı düşünülünce küloda meni buluşmasının mümkün olmadığına, incelenen külodun sanığın eşine ait olduğuna, evde bulunan külodun katılan mağdureye aitmiş gibi tutanak altına alınarak incelemeye esas alındığına, sanığın eşinin iki aydan beri sanıkla cinsel ilişkiye girmediğine ilişkin beyanının raporlarla doğrulanmadığına, tanıklıktan çekinme hakkına sahip sanığın eşinin önce tanıklıklıktan çekindiğine, sonradan da boşanma aşamasında olmaları hasebiyle bu durumu fırsata çevirip tanıklık yaparak aleyhe beyanda bulunduğuna, kanuna aykırı olarak tanıklık yapan sanığın eşinin yanıltıcı beyanına itibar edilemeyeceğine, bu kişinin ayrıntılı beyanlarına başvurulamayacağına, sanığın eşinin cezaevinde bulunan sanığa bir kitap gönderip içine sevgisini gösteren bir not yazdığına, sanığın malvarlığını ele geçirme amacı taşıdığına, katılan mağdure ile ailesinin de istismar suçlamalarını maddi menfaat elde etmek amacıyla yapmayı alışkanlık haline getirdiğine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat kararının istismar suçunun oluşmadığının kanıtı olduğuna, savunma tanıklarının dinlenmediğine ilişkindir.

III. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve katılan mağdure vekili ile sanık müdafiinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, çocuğun nitelikli cinsel istismarı eyleminin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat kararının da isabetli olduğu anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, hukuka aykırılık görülmemiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 07.12.2023 tarihli ve 2023/1974 Esas, 2023/1742 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili ile sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289. maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.05.2024 tarihinde karar verildi.