9. Ceza Dairesi 2024/216 E. , 2024/3499 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2023/1259 E., 2023/1633 K.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle,
Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin, katılan mağdure Elif'e yönelik eylemleri nedeniyle verilen hüküm bakımından İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin bir şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma kullanılması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdîren reddine, katılan mağdure Kübra'ya yönelik eylemleri nedeniyle verilen hüküm bakımından ise hükmedilen ceza miktarına göre 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında katılan mağdure Kübra'ya yönelik çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, katılan mağdure Elif'e yönelik çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi, ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılamasında mevcut delillerin değerlendirilmesi sonucu İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.06.2023 tarih ve 2022/390 Esas, 2023/276 Karar sayılı kararı ile katılan mağdure Kübra'ya yönelik sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, katılan mağdure Elif'e yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 15 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair verilen kararların o yer Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii, katılan mağdure Elif vekili, katılan ... ve mağdure katılan ... vekili ve katılan Bakanlık vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliyesi Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 14.09.2023 tarihli ve 2023/1259 Esas, 2023/1633 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafilerinin Temyiz İsteği
Sanık ile katılanlar arasındaki husumetin dikkate alınmadığına, katılan mağdure Kübra Nur'a yönelik iddialar bakımından süresi içerisinde şikayet hakkının kullanılmadığına, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin yasal koşullarının oluşmadığına, katılan mağdure Elif'e yönelik suçlamalar bakımından olay yerlerinin suçun işlenmesine elverişli olmadığına, tanıkların beyanları ve sanık lehine olan deliller dikkate alınmadan eksik soruşturma ile karar verildiğine, katılanların beyanları dışında sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair yeterli delil bulunmaması nedeniyle atılı suçlardan beraat kararı verilmesinin gerektiğine ilişkindir.
B. Katılanlar Vekillerinin Temyiz İsteği
Atılı suçlardan alt sınırdan ayrılarak daha ağır cezaya hükmedilmesine, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayarak herbir eylemden ayrı ayrı cezalandırılmasının gerektiğine, cezada indirim yapılmamasına ve atılı suçlardan mahkum olan sanık aleyhine vekalet ücreti yükletilmesine, sanık hakkında verilen hükümlerin bozulmasının gerektiğine ilişkindir.
C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği
Katılan mağdure Kübra’ya yönelik eylemlerin sarkıntılık düzeyini aştığına, atılı suçlardan alt sınırdan ayrılarak daha ağır cezaya hükmedilmesine, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayarak herbir eylemden ayrı ayrı cezalandırılmasının gerektiğine, cezada indirim yapılmamasına ve atılı suçlardan mahkum olan sanık aleyhine vekalet ücreti yükletilmesine, sanık hakkında verilen hükümlerin bozulmasının gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A-Sanık Hakkında Katılan Mağdure Elif'e Karşı Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1-5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve sanık müdafilerinin, katılanlar vekillerinin ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenlerde gözetilerek yapılan değerlendirmede; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükümde, hukuka aykırılık görülmemiştir.
2- 5271 sayılı Kanun gereğince görevlendirilen vekili bulunan katılan mağdure Elif lehine mülkiyet hakkının ihlali suretiyle genelge ile ücreti vekaletin belirlenemeyeceği, 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirdiği nazara alınarak katılan mağdure vekilinin ve katılan Bakanlık vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.
B-Sanık Hakkında Katılan Mağdure Kübra' ya Karşı Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1- İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ile tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. Ancak; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca ceza artırımı yapılırken yerinde olmayan gerekçe ile alt sınırdan uzaklaşılarak karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2- 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirdiği nazara alınarak katılan Bakanlık vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
IV. KARAR
A. Sanık Hakkında Katılan Mağdure Elif'e Karşı Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümününde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliyesi Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 14.09.2023 tarihli ve 2023/1259 Esas, 2023/1633 Karar sayılı kararında, sanık müdafileri, katılanlar vekilleri ve katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebeplerinin ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında Katılan Mağdure Kübra'ya Karşı Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümününde açıklanan nedenlerle sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliyesi Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 14.09.2023 tarihli ve 2023/1259 Esas, 2023/1633 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İzmir 4 Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!