WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2024/21 E.  ,  2024/4484 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.11.2022 tarihli ve 2022/217 Esas, 2022/502 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 08.03.2022 tarihli ve 2021/23750 Esas, 2022/2025 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307 nci maddesine, 7165 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesi ile eklenen, üçüncü fıkrası ve aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz yoluna tabi olduğu belirlenmekle;

Katılan Bakanlık vekili hakkında temyiz talebinin 5271 sayılı Kanun'un 296 ncı maddesi gereğince sıfat yönünden reddine, dair ek kararın; bozma öncesi 05.12.2019 tarihli celsede Bakanlık vekilince usulüne uygun şekilde yapılan katılma talebinin kabulüne karar verildiği görülmekle hükmü temyize hakkı bulunduğu anlaşılmakla 08.11.2022 tarihli ek kararın kaldırılmasına karar verilerek;

Mahkemece verilen direnme kararının; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin direnme kararını temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle,

Sanık müdafiinin kanunî süresinden sonra yaptığı duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY VE OLGULAR
1. Sanıklar hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile 43 üncü maddesi uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 16.11.2020 tarihli ve 2019/316 Esas, 2020/368 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi sonucunda sanığın mağdura farklı zamanlarda birden fazla kez organ sokmak suretiyle beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği sabit olduğundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, altıncı fıkrası ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 26 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair kararına yönelik katılan Bakanlık vekili, katılanlar vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesi kararının, temyizi üzerine, Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 08.03.2022 tarih ve 2021/23750 Esas, 2022/2025 Karar sayılı ilâmı ile "Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurun vefat etmesi nedeniyle aşamalarda beyanın alınamamış olması, tanıkların görgüye dayanmayan ve aşamalarda çelişki içeren anlatımları, mağdurun meydana geldiği iddia edilen istismar eylemiyle ilgili daha sonra başlatılacak adli süreçte delil olarak kullanılmak üzere sanıkla 2018 yılında yaptığı görüşmeye dair adli mercilere sunduğu ses kaydının temin şekli itibarıyla 5271 sayılı CMK’nın 148/3. maddesi kapsamında yasak delil niteliği taşımasından dolayı söz konusu kayda istinaden hazırlanan bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağı, savunma ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi," nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

3. Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.11.2022 tarihli ve 2022/217 Esas, 2022/502 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin 4 üncü fıkrası uyarınca direnilmesi ile sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı
Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, altıncı fıkrası ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 26 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesi gerektiğine, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin altıncı fıkrasının uygulanması gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.

B. Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin yedinci fıkrasının uygulanması gerektiğine, eylemin cebir ve tehdit ile gerçekleştirdiğine, hesap hatası yapıldığına ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.

C. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, söz konusu hukuka aykırı olarak elde edilen delil değerlendirmeye alınacak ise mağdurun burada tek eylemeden bahsettiği ve zamanaşımına uğradığına, bıraktığı intihar notunun gerçekten mağdur tarafından yazılıp yazılmadığının araştırılmadığına, tanık olan doktor beyanlarının ruh sağlığının bozulduğu anlamına gelmeyeceğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.

III. GEREKÇE
Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurun vefat etmesi nedeniyle aşamalarda beyanın alınamamış olması, tanıkların görgüye dayanmayan ve aşamalarda çelişki içeren anlatımları, mağdurun meydana geldiği iddia edilen istismar eylemiyle ilgili daha sonra başlatılacak adli süreçte delil olarak kullanılmak üzere sanıkla 2018 yılında yaptığı görüşmeye dair adlî mercilere sunduğu ses kaydının temin şekli itibarıyla 5271 sayılı Kanun'un 148 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca yasak delil niteliği taşımasından dolayı söz konusu kayda istinaden hazırlanan bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağı, savunma ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın, değişik tarihlerde yaşı küçük mağdura karşı atılı suçları işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraatine karar verilmesi gerektiğinden direnme kararı yerinde görülmemiş, açıklanan nedenle Tebliğname'deki düşünceye iştirak edilmemiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle direnme kararı yerinde görülmediğinden Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 08.03.2022 tarihli ve 2021/23750 Esas, 2022/2025 Karar sayılı bozma kararının, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE,

14.05.2024 tarihinde karar verildi.