WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2024/2076 E.  ,  2024/4281 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2022/338 E., 2023/420K.

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ, OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/1,1.cümle, 2, 4, 58. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.09.2021 tarihli ve 2021/50 Esas, 2021/282 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde çocuğun cinsel istismarı suçundan, aynı Kanun'un 103/1,1.cümle, 4, 62, 53, 58. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair verilen kararın sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesi kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesi kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 09.06.2022 tarihli ve 2021/28975 Esas, 2022/5927 Karar sayılı kararı ile "Mağdurenin aşamalardaki beyanlarında olay günü ... ve Can isimli arkadaşlarıyla birlikte parkta oturduğu sırada yanlarına gelen sanığın konuşmaya başladığını ve daha sonra kendisine sarılarak öpen sanığın arkadaşlarını gönderdikten sonra yakındaki çardağa götürüp istismarda bulunduğunu beyan etmesi nedeniyle bu tanıkların dinlenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması karşısında söz konusu karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi," nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
3. İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.10.2023 tarihli ve 2022/338 Esas, 2023/420 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103/1,1.cümle, 4, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmekle, 5271 sayılı Kanun'un 307/3. maddesinde yer verilen; "Yargıtaydan verilen bozma kararına uyulması hâlinde ilk derece mahkemesi tarafından verilen karara karşı, istinaf veya temyiz sınırlarına bakılmaksızın sadece temyiz yoluna başvurulabilir." hükmü uyarınca dava dosyası doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir.
4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Mahkemece tüm tanıklar dinlenmeden bozma ilamına aykırı şekilde aynı kararın verildiğine, dinlediği tanıklara diğer tanıkları tanıyıp tanımadıklarını sorarak ulaşması imkanı varken eksik araştırma ile karar verdiğine, sübuta ve zor kullanmaya ilişkin çelişkili mağdure beyanlarına rağmen hatalı şekilde mahkumiyet kararı verdiğine, bozma sonrası dinlenen iki tanık ifadelerinin de hem kendi içinde hem mağdurenin beyanlarıyla çelişkili olduğuna, kabul anlamına gelmemekle birlikte mağdurenin iddia ettiği eylemlerin sarkıntılık düzeyinde kaldığına, Mahkemece savunma haklarının kısıtlandığına, kısa kararda yargılama giderlerinin miktarı ve dayanağının belirtilmediğine ilişkindir.

III. GEREKÇE
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak; Mahkemece sanığın cebir kullanmak suretiyle cinsel istismar eylemini gerçekleştirdiği kabul edilmesine rağmen gerekçesinde cebirin ne şekilde uygulandığına yer verilmemesi hukuka aykırı görülmüştür.
2.Açıklanan nedenle Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak Sayın Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.05.2024 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY
Mağdurenin arkadaşlarıyla parkta otururken sanığın masalarına geldiği, hemşehri olduklarını öğrenmeleri üzerine sanığın mağdurenin diğer arkadaşlarını gönderdikten sonra yargılamaya konu cinsel eylemlerde bulunduğu ve mağdurenin bir fırsat bulup sanığın elinden kaçtıktan sonra şikayetçi olduğu olayda;
Sanığın kolunu mağdurenin omzuna attıktan sonra kafasını kendi omzuna doğru sıkıştırarak hareket etmesini ve karşı koymasını engellediğine yönelik mağdurenin tututarlı beyanları ve sanığın elini mağdurenin omzunda gördüğüne dair tanık Ali Emre'nin ifadeleri dikkate alındığında on üç yaş on aylık mağdureye karşı gerçekleşen çocuğun cinsel istismarı eylemlerinin cebirle işlendiği görüş ve kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun 5237 sayılı Kanun'un 103/4. maddesinin uygulanmama gerekçesine iştirak etmiyorum.