9. Ceza Dairesi 2024/1880 E. , 2024/4362 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2023/328 E., 2023/222 K.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin bir şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma kullanılması karşısında
savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi ve üçüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılamasında mevcut delillerin değerlendirilmesi sonucunda, Küçükçekmece 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.11.2022 tarihli ve 2022/359 Esas, 2022/511 Karar sayılı kararı ile çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi, dördüncü fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 18 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair verilen kararın sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Dairesinin 08.02.2023 tarihli ve 2023/328 Esas, 2023/222 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi ve 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın alt sınırdan hüküm kurularak cezalandırılmasının hukuka aykırı olduğuna, usul ve kanuna aykırı kararın bozulmasının gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık Müdafilerinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, katılan mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğuna, sanık ile katılan taraf arasında husumet bulunduğuna, şartları oluşmamasına rağmen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin dördüncü maddesi uyarınca artırım yapıldığına, sanığın cezalandırılmasına yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve somut delil bulunmadığına, sanık hakkında verilen mahkumiyet kararının bozulmasının gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafilerinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükümde, hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Dairesinin 08.02.2023 tarihli ve 2023/328 Esas, 2023/222 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Küçükçekmece 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.05.2024 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
11 yıl 5 aylık mağdurenin öz dedesi olan sanık ile birlikte okuldan eve geldikleri, sanığın eve gelini Hatime'nin isteği üzerine bozuk olan musluğu tamir etmek için girdiği, eksik bir parça alması için mağdureden iki yaş buyük ağabeyi tanık ...'i nalbura yolladığı, geldikten sonra tanığın odasında bilgisayarla oynamaya girdiği, sanığın ise bu sırada yargılamaya konu eylemleri gerçekleştirdiği iddiasıyla görülen davada;
Sanığın mağdure ve ağabeyi tanığı aracıyla alıp evlerine getirdiği dosya içeriği ile anlaşılmış ise de tanık ...'in kendisinin yürüyerek geldiğini ısrarla söyleyerek çelişkili ve dosya kapsamına uymayan beyan da bulunduğu,
Sanığın eylemlerini tanığı dışarı yolladığı sırada yapma imkanı varken tanığın gelmesini bekleyip evin diğer odasında ve kapı açık iken yapmasının hayatın olağan akışına uygun düşmediği,
Mağdurenin annesi Hatime ile sanığın oğlu olan eşi arasında mevcut geçimsizlik nedeniyle birbuçuk yıldır ayrı yaşadıkları ve boşanma isteğini açıkça ve her aşamada ifade etmesi,
Mağdurenin annesinin bir kısım iddialarının mağdure tarafından yargılamanın hiç bir aşamada ifade edilmemiş olması,
Sanığın sattığı arsanın parası ile ilgili mevcut husumette gözönüne alındığında mağdurenin soyut iddiaları dışında sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkumiyeti için yeterli somut ve ispata elverişli delil bulunmadığından, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle sayın çoğunluğun onama yönündeki kararına katılmıyoruz.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!