9. Ceza Dairesi 2024/1800 E. , 2024/4834 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2023/1124 E., 2023/949 K.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında cinsel saldırı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102/1-1.fıkra, 102/3-a,e, 53 ve 63. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Ankara 31. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.07.2023 tarihli ve 2021/451 Esas, 2023/219 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 102/1-1. cümlesi, 102/3-a,e, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair verilen kararın sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin 05.12.2023 tarihli ve 2023/1124 Esas, 2023/949 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının bulunmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, sanığın cinsel saldırıda bulunacak durum ve gücü bulunmadığına, sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, hükme esas alınan tanık ifadelerinin birbiriyle çeliştiğine, katılan mağdur hakkındaki raporun "kişinin livataya maruz kalıp kalmadığının tespitine tıbben karar verilemediği..." şeklinde olduğuna, şüpheden sanığın yararlanacağına, azami hadden ceza takdir edildiğine ve sanık lehine olan hiçbir hükmün uygulanmadığına, kararın yasal ve yeterli bir gerekçeye dayanmasının zorunlu olduğuna, söz konusu hükmün usul ve kanuna aykırı olduğundan bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği
Yerel Mahkeme tarafından verilen cezanın yeterli olmayıp vicdana aykırı olduğuna, davanın katılan mağdur aleyhine ve sanık lehine bir sonuç doğurduğuna, alt sınırdan hüküm kurulmasının hukuken isabetsiz olduğuna, sanığın savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğuna, sanığın üzerine atılı suçtan üst hadden, takdiri indirim uygulanmadan cezalandırılmasını talep ettiklerine ve katılan Bakanlık lehine vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin yerinde görülmediği anlaşıldığından kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin 05.12.2023 tarihli ve 2023/1124 Esas, 2023/949 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 /1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 31. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!