WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2024/1778 E.  ,  2024/4325 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/350 E., 2023/408 K.

Sanıklar haklarında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin bir şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma kullanılması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299/1. maddesi uyarınca takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I.HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
1. Sanıklar haklarında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işledileri iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/1.a maddesi yollamasıyla 103/2., 53. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının bozma üzerine yapılan yargılaması sonucunda, Uşak 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.10.2023 tarihli ve 2023/350 Esas, 2023/408 Karar sayılı kararı ile sanıklar haklarında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103/2, 6/1 ve 53. maddeleri uyarınca neticeten ayrı ayrı 13 er yıl 4 er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir..

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kararın düzeltilerek onanması görüşünü içeren 12.02.2024 gün ve 9-2024/6585 sayılı Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II.TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemleri
Sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediğine dair dosya kapsamında mağdurenin aşamalardaki soyut ve çelişkili beyanları haricinde cezalandırılmasını gerektirir yeterli delil bulunmadığına, bu nedenle şüpheden sanık yararlanır ilkesi de gözetilmek suretiyle sanık hakkında atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerektiğine, atılı suçu kabul anlamına gelmemekle birlikte, mağdurenin fiziksel olarak gerçek yaşından büyük durduğuna, dışarıdan bir insanın mağdurenin yaşını tahmin edebilmesinin mümkün olmadığına, mağdurenin görünüş itibariyle büyük durmaktan ziyade kendisini de büyük olarak tanıttığına, sosyal medya profilinde kendisinin 2001 doğumlu olduğunu ve kuaför salonunda çalıştığını belirttiğine, sanığın ilk ifadesinden itibaren mağdurenin kendisine on sekiz yaşından büyük olduğunu söylediğine, bu sebeple sanığın mağdurenin on sekiz yaşında olduğunu zannettiğine, buna göre sanık hakkında hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemleri
Sanığın mağdureye yönelik atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediğine dair dosya kapsamında mağdurenin aşamalardaki soyut ve çelişkili beyanları haricinde cezalandırılmasını gerektirir yeterli delil bulunmadığına, suçu kabul anlamına gelmemekle birlikte sanığın mağdurenin yaşı konusunda kaçınılmaz hataya düştüğüne, sanığın mağdureyi ilk ve son defa olayın olduğu gün makyajlı bir halde gördüğüne, mağdurenin ve diğer sanıklardan Ali'nin sanık ...'e mağdurenin on sekiz yaşında olduğunu söylediklerine ve bu yönlendirme neticesinde sanığın mağdurenin yaşının on sekizden büyük olduğu konusunda hataya düşmemesinin imkansız olduğuna, sanığın mağdureyle cinsel ilişkiye girdiğinin kabulü halinde bile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 30. maddesindeki hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

C. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemleri
Sanığın mağdureye yönelik atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediğine dair dosya kapsamında mağdurenin aşamalardaki soyut ve çelişkili beyanları haricinde cezalandırılmasını gerektirir yeterli delil bulunmadığına, suçu kabül anlamına gelmemekle birlikte sanığın eyleminin organ sokma boyutuna varmayıp basit istismar aşamasında kaldığına, sanığın mağdurenin yaşında hataya düştüğüne zira sanığın mağdureye yaşını sorduğunda mağdurenin sanığa on sekiz yaşında olduğunu söylediğine bu yüzden de sanığın 5237 sayılı Kanun'un 30. maddesinde duzenlenen hata hükümleri uyarınca unsurları itibarıyla oluşmayan müsnet suçtan beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

D. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Sanıklar haklarında atılı suçlardan dolayı temel cezaların üst sınırdan belirlenmesi ve tarafları lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

E. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanıklar haklarında atılı suçtan dolayı temel cezaların üst sınırdan belirlenmesi ve 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi uyarınca ceza indirimi uygulanmaması ile kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

III.GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili ile sanıklar müdafilerinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezaların alt sınırdan belirlenmesinin ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinde düzenlenen takdiri indirim hükmü uygulamasının isabetli olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirmesi nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesinin yerinde olduğu anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmediği gibi, esasen vekaletnamesi bulunmayıp, mağdureye baroca görevlendirilen vekilinin vekalet ücreti talep edemeyeceği nazara alındığında tebliğnamedeki bu konuda kararın düzeltilerek onanması şeklindeki görüşe de iştirak edilmemiştir.

IV.KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Uşak 3. Ağır Ceza Mahkemesince bozma üzerine verilen 17.10.2023 tarihli ve 2023/350 Esas, 2023/408 Karar sayılı kararda katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili ile sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Uşak 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.05.2024 tarihinde karar verildi.