9. Ceza Dairesi 2024/1686 E. , 2024/4096 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/187 E., 2016/86 K.
Sanık hakkında tehdit suçundan doğrudan verilen 500 TL adli para cezasının miktar itibarıyla kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir.
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 318. maddesi gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı, tehdit ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/2, 109/2, 3-f, 5, 106/1,1. cümle, 53. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda Nazilli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.04.2016 tarihli ve 2015/187 Esas, 2016/86 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103/2, 29/1, 62, 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109/2, 109/3-f, 29/1, 62, 50/1-a, 52/2. maddeleri uyarınca 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; tehdit suçundan aynı Kanun'un 106/1,2. cümle, 62, 52/2. maddeleri uyarınca 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair hükümlerin sanık müdafii, katılan mağdur vekili, o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 15.03.2021 tarihli ve 2016/12461 Esas, 2021/2060 Karar sayılı kararı ile suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdurun velayet hakkına sahip annesi olan katılan ...'ın yokluğunda verilip usulüne uygun tebliğ edilen kararı temyiz etmemesi karşısında, mağdura yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin temyiz isteminin reddine; sanık hakkında tehdit suçundan verilen mahkumiyet kararının kesin hüküm olması gerekçesiyle temyiz isteminin reddine; çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan verilen mahkumiyet hükmünün onanmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise sair temyiz itirazlarının reddiyle ''Sanık hakkında atılı suçtan hüküm kurulurken koşulları oluşmadığı halde haksız tahrike ilişkin TCK'nın 29. maddesinin tatbiki ve eylemini cinsel amaçla gerçekleştirdiği dosya kapsamından anlaşılmasına rağmen hakkında 5237 sayılı TCK'nın 109/5. maddesinin uygulanmaması suretiyle cezanın eksik tayini...'' şeklindeki gerekçeye istinaden bozulmasına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.04.2021 tarihli ve 14-2016/299938 sayılı itiraznamesi ile temyiz isteminin reddi, onama ve bozma kararları kaldırılarak, o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz istemleri ile birlikte katılan mağdur vekilinin temyiz istemi yönünden de esastan inceleme yapılması suretiyle çocuğun nitelikli cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerin bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülerek Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 15.03.2021 tarihli ve 2016/12461 Esas, 2021/2060 Karar sayılı kararına itiraz edilmiştir.
3. Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 31.05.2021 tarihli ve 2021/1577 Esas, 2021/3933 Karar sayılı kararı ile Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 15.03.2021 tarihli ve 2016/12461 Esas, 2021/2060 Karar sayılı ilâmı usul ve kanuna uygun görülüp, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ileri sürülen itiraz nedenleri yerinde görülmediğinden reddiyle, Yargıtay Ceza Genel Kurulunca incelenmesi için dosyanın Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verilmiştir.
4. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.09.2023 tarihli ve 2021/14-214 Esas, 2023/422 Karar sayılı kararı ile mağdurun annesinin sanık hakkında şikâyetçi olup davaya katılmış olması, mağdurun kanuni temsilcisinin iradesine uygun olarak kanun yoluna başvurma yetkisi kazanan vekilinin sanık hakkında verilen hükümleri temyiz etmeye hakkının olduğu kabul edilerek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne, Yargıtay (Kapatılan) 14.Ceza Dairesinin 15.03.2021 tarihli ve 2016/12461 Esas, 2021/2060 Karar sayılı katılan mağdur vekilinin temyiz isteminin reddi ile çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen hükümlere ilişkin onama ve bozma kararının kaldırılmasına, o yer Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafiinin temyiz istemlerinin yanında katılan mağdur vekilinin temyiz talebinin de değerlendirilmesi suretiyle temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın, Yargıtay 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesine karar verilmiştir.
5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kısmî ret, kısmî bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İsteği
Süre tutum dilekçesinde usul ve kanuna aykırı olduğu belirtilen karara karşı gerekçeli temyiz dilekçesi sunulmamıştır.
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Sanığın eylemini cinsel amaçla gerçekleştirdiği dosya kapsamından anlaşılmasına rağmen hakkında 5237 sayılı Kanun'un 109/5. maddesinin uygulanmaması suretiyle cezanın eksik tayin edildiğine ilişkindir.
C. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanığa ait telefonda suça ilişkin çekildiği iddia edilen fotoğraflara rastlanılmadığına, mağdura sokulduğu belirtilen Zafer marka gazoz şişesinin olay yerinde bulunmadığına, müvekkilin olay tarihinde hiç yalnız kalmadığına, katılan mağdurun kendi yaptığı istismar eylemini gölgeleme maksadıyla hareket ederek sanığa iftira attığına, katılan mağdurun soyut ve çelişkili beyanları dışında dosyada delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanığın atılı suçlardan beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükmün İncelenmesinde
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Ancak; Mahkemece çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan hüküm kurulurken koşulları oluşmadığı halde haksız tahrike ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükmün İncelenmesinde
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Ancak; sanık hakkında atılı suçtan hüküm kurulurken koşulları oluşmadığı halde haksız tahrike ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinin tatbiki ve eylemini cinsel amaçla gerçekleştirdiği dosya kapsamından anlaşılmasına rağmen hakkında aynı Kanun'un 109/5 maddesinin uygulanmaması suretiyle cezanın eksik tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Sanık Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hükmün İncelenmesinde
Sanık hakkında hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu dikkate alındığında, katılan mağdur vekili ile sanık müdafiinin temyiz isteklerinin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümlerin İncelenmesinde
Gerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Nazilli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan mağdur vekili, o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi ve 326. maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!