WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2024/1551 E.  ,  2024/3913 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2023/1363 E., 2023/2098 K.

Mağdure vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen yargılamada davaya katılan mağdure vekilinin kurulan hükmü istinaf etme hakkı bulunmadığından bahisle vaki başvurunun 5271 sayılı Kanun'un 279/1-b maddesi uyarınca reddine dair verilen kararın itirazı kabil olup, buna ilişkin mağdure vekilince ayrıca sunulan itiraz dilekçesi üzerine itirazın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 02.01.2024 günlü kararıyla kesin olarak reddedilmesi karşısında, mağdure vekilinin temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde; sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/1-3.cümle, 53. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Turgutlu Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.03.2022 tarihli ve 2021/344 Esas, 2022/79 Karar sayılı kararı ile mevcut deliller değerlendirilerek sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103/1-2 ve 3. cümle, 103/4, 62. maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair verilen kararın mağdure vekili ve sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 280/1-9 maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103/1-1.ve 3.cümle, 62, 53. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İzmir Bölge Adliyesi Mahkemesi 20. Ceza Dairesi kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 29.03.2023 tarihli ve 2022/16259 Esas, 2023/1805 Karar sayılı kararı ile özetle "...sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; katılan ...'nın şikayetten vazgeçmesi nedeniyle katılma hakkının dolayısıyla istinaf hakkının ortadan kalktığı, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesince sadece sanık tarafından istinaf yoluna başvurulmuş olduğu kabul edilip inceleme yapılması gerekirken aleyhe bozma yasağına aykırı olacak şekilde ilk derece mahkemesince hükmedilen 7 yıl 6 ay hapis cezasından daha fazla hapis cezasına hükmedilmesi ve çocuğun cinsel istismarı eyleminin cebirle gerçekleştirildiği kabul edilmesine rağmen 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının sanık hakkında uygulanmaması" nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 22.11.2023 tarihli ve 2023/1363 Esas, 2023/2098 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103/1-2.ve 3.cümle, 103/4, 62/1, 53 ve kazanılmış hakkı gözetilerek neticeten 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiin temyiz istemi; mağdurenin ve tanıkların beyanlarının çelişkili olduğuna, mağdurenin annesi Leyla’nın mahkemeye hitaben verdiği dilekçede olayın bir yanlış anlaşılmadan ibaret olduğunu beyan etmesinin dikkate alınmadığına ilişkindir.

III. GEREKÇE
1.Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan ceza tayin edilirken uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 103/1-1 ve 3.cümlesi yerine 103/1-2 ve 3.cümlesi olarak gösterilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen yukarıda anlatılan husus dışında hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.

3.Açıklanan nedenle Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

IV. KARAR
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
İlk Derece Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen yargılamada davaya katılan mağdure vekilinin kurulan hükmü istinaf etme hakkı bulunmadığından bahisle vaki başvurunun 5271 sayılı Kanun'un 279/1-b maddesi uyarınca reddine dair verilen kararın itirazı kabil olup, buna ilişkin mağdure vekilince ayrıca sunulan itiraz dilekçesi üzerine itirazın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 02.01.2024 günlü kararıyla kesin olarak reddedilmesi karşısında, mağdure vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçede açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20.Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan "TCK 103/1-2 ve 3.cümlesi" ibaresi yerine "TCK 103/1-1 ve 3.cümlesi" ibaresinin eklenerek Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Turgutlu Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.05.2024 tarihinde karar verildi.