WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2024/147 E.  ,  2024/2845 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1526 E., 2023/1410 K.
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, müstehcenlik
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ile suç duyurusu üzerine müstehcenlik suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, ikinci fıkrası, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ile aynı Kanun'un 226 ıncı maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca açılan kamu davalarının yapılan yargılaması sonucunda, Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.03.2022 tarihli ve 2021/211 Esas, 2022/104 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın, mağdurenin 15 yaşını ikmal etmediği döneme ilişkin çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, mağdurenin 15 yaşını ikmal ettiği döneme ilişkin değişen suç vasfı ile reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan aynı Kanun'un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Dair verilen kararların sanık müdafileri, o yer Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararı ile özetle; mağdurenin beyanının alınmasına katkıda bulunduğu anlaşılan Pedagogun usulüne uygun biçimde kimlik tespiti ve yemini yaptırılmadan, bu bilirkişinin katkısıyla tespit edilen mağdur beyanının hükme esas alınması, ilk cinsel ilişki tarihinin tespiti yönünden tutanak mümzilerinin tanık olarak dinlenmesi, sanığın mağdurenin yaşında hataya düştüğü itirazı karşısında sanığın cep telefonu üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak cinsel ilişki görüntülerinin hangi tarihte oluşturulduğunun tespiti, mağdurenin duruşmada hazır edilerek fiziki görünümünün gözlem yapılarak tutanağa aktarılarak mağdureye yaşı ile ilgili sanığa ne yönde beyanda bulunduğunun sorularak 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin uygulanabilirliğinin tartışılması, mağdureye yönelik eylemlerin 15 yaşından küçük olduğu dönemlerle 15 yaşından büyük olduğu dönemler de bir bütün olarak değerlendirilerek zincirleme suç maddesinin uygulanmayarak çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu ile reşit olmayanla cinsel ilişki suçlarından ayrı ayrı hükümler kurulması, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendinin uygulanıp uygulanmayacağı yönünde herhangi bir delil tartışması ve değerlendirme yapılmaması nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

2. Bozma üzerine yapılan yargılamada Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.07.2023 tarihli ve 2022/499 Esas, 2023/301 Karar sayılı kararı ile sanığın, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (d) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 28 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve müstehcenlik suçundan aynı Kanun'un 226 ıncı maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6 yıl 8 ay hapis, 120 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluğuna karar verilmiştir.

3. Bu kararın sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 24.10.2023 tarih ve 2023/1526 Esas, 2023/1410 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Özetle; hukuka aykırı olarak elde edilen delillerin hükme esas alındığına, kararların gerekçesiz olduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, çelişkili mağdure beyanları dışında somut delil bulunmadığına, sanık lehine hata hükümlerinin uygulanmadığına, müstehcenlik suçuna konu görüntülerin çocuğa ait olup olmadığının belli olmadığına ilişkindir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği
Özetle; sanık hakkında alt sınırdan eksik cezaya hükmedilmesine, katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin usule, kanuna ve hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

III. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği ve 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirmesi nedeniyle vealet ücretine hükmedilmemesinin de yerinde olduğu anlaşıldığından, 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurularının esastan reddine dair kurulan hükme yönelik katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmediği anlaşıldığından kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 24.10.2023 tarih ve 2023/1526 Esas, 2023/1410 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.03.2024 tarihinde karar verildi.