9. Ceza Dairesi 2024/1313 E. , 2024/3916 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1767 E., 2023/2110 K.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ, OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/1-1ve 3. cümle, 43 ve 53. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.05.2023 tarihli ve 2020/420 Esas, 2023/218 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103/1-1.cümle, 43/1, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair verilen hükmün sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 01.11.2023 tarihli ve 2023/1767 Esas, 2023/2110 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında suçun işleniş biçimi, sanığın amaç ve saiki, meydana gelen tehlikenin ağırlığı gözetilerek eylemle orantılı şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması gerekirken, dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeyle sanık hakkında en alt sınırdan ceza tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın üzerine atılı olan suçu işlediğine dair somut herhangi bir delil dosya kapsamında bulunmadığına, herhangi bir somut delille desteklenmeyen, aşamalarda değişen ve tanık anlatımlarıyla doğrulanmayan katılan mağdure anlatımlarına itibarla dosya kapsamına uymayan ve ihtimallere dayalı gerekçelerle sanığın cinsel istismar suçundan cezalandırılmasının hukuka aykırı olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1.Olayın on yıl sonra adli mercilere ihbar edilmesi suretiyle intikalin sağlanması, katılan mağdurenin başka delille doğrulanmayan soyut beyanları dışında mahkumiyete yetecek başka delil elde edilememesi nedeniyle mahkumiyet kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Bozma nedenine göre katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 01.11.2023 tarihli ve 2023/1767 Esas, 2023/2110 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak üye ...'ın karşı oyu ile oy çokluğuyla BOZULMASINA, bozma nedenine göre atılı suçtan tutuklu bulunan sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü bulunmadığı takdirde derhal salıverilmesinin temini hususunun ivedi şekilde mahalline bildirilmesi için ilgili yerlere müzekkere yazılmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.05.2024 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Dairemiz Sayın Heyetinin çoğunluk görüşü olan, “nitelikli cinsel saldırı” suçundan sanık hakkında ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararı sonrası İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’nce verilen esastan red kararının “onanmasına” ilişkin Dairemiz Sayın Heyetinin çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Katılmama gerekçelerim ise;
Sanığın mağdurenin babası olan Serkan’ın teyzesinin kocası olduğu, 2010 yılı içerisinde mağdurenin annesi Zehra’nın işe gitmesi sebebiyle mağdureye babaannesinin baktığı, sanığın da mağdurenin babaannesi ile aynı binada ikamet ettiği, olay tarihlerinde sanığın, bilgisayar oyunu oynamak için mağdureyi ikamet ettiği eve çağırdığı, mağdurenin bilgisayar oyunu oynadığı esnada da elini onun elbisesinin içerisine sokup, cinsel organını okşadığı, bir yıllık süreçte 5-10 kez benzer şekilde eylemde bulunduğunu mağdurun anlattığı, mağdure sınıf öğretmeninin cinsel istismar konusundan bahsedip bu şekilde bir eyleme maruz kalan oldu mu sorusu üzerine olayı anlatması ile intikalin gerçekleştiği,
Sanık mağdurenin sadece bir kez evlerine geldiğini, pc gösterdiğini ancak bir eyleminin olmadığını, mağdurenin babaannesi ile eşi arasında anlaşmazlık olduğundan ve oturdukları apartmandan kendilerini atmak amacı ile böyle bir isnatta bulunulduğunu, o dönem çalıştığını, evde olmadığını savunduğu, rehber öğretmenleri olan tanıklar mağdurenin olayı kendilerine benzer şekilde anlattığını beyan etmeleri, babaanne ve anne ile mağdur beyanlarında sanık ile aralarında herhangi bir husumet olmadığını, o dönem sanığın çalışmadığını, bütün gün evde oturduğunu beyan ettikleri,
Adli Tıp Kurumu Adli Tıp 6. İhtisas Kurulu’nun 04/10/2022 tarihli raporunda; Mağdurun muayenesinde ve dava dosyasının incelenmesinde, mağduru bulunduğu olaydan kaynaklanmış ruh sağlığını bozacak mahiyet ve derecede olan (Travma sonrası stres bozukluğu) denilen psikiyatrik bozukluğun tespit edildiği, bu duruma göre ...’ın 2010 tarihinde mağduru bulunduğu olay nedeniyle ruh sağlığının bozulduğunun belirtilmesi,
Mağdurun Çim beyanında tutarlı olduğu, adli görüşme boyunca göz teması kurduğu, ayrıntı ve detay verebildiği, duygu durumu da göz önüne alınarak verdiği bilgilerin güvenilir olduğu tespitlerinin yapıldığı, mahkemede ki mağdure beyanları ile Çim beyanlarının birbirine benzer olduğu, mağdurenin mahkeme beyanı sonrasında psikolog beyanında; Mağdurun bu olay ile ilgili ilk hatırlamalarının cinsel gelişim üzerine aldığı bilgilerden sonra olduğunu ifade ettiğini, hatırlama süreçlerinde yanılma payının oldukça yüksek olduğunu, ancak bir çocuğun böyle bir olayı hatırlayabilmesi için görmüş, duymuş yada deneyimlemiş olması gerektiğini, bu kriterler doğrultusunda mağdurenin beyanlarına itibar edilebileceği kanaatinde olduğunu beyan etmesi,
Olayın oluş özellikleri dikkate alındığında katılanların sanığa iftira atmasını gerektirecek bir durumun bulunmadığı, her ne kadar sanık savunmasında bir iftira iddiası ortaya atmış ise de bu durumun varlığını kanıtlayabilecek somut delillere ulaşılamadığı dikkate alındığında dosyadaki tüm delillerle sanığın üzerine atılı suçu gerçekleştirdiği vicdani kanaati ile ilk derecenin kararı hakkındaki BAM kararı ile esastan red kararı verilmesinin uygun olduğu, kararın onanması gerektiğini düşüncesinde olduğumdan beraate yönelik Dairemiz Sayın heyetinin çoğunluk görüşü olan bozma kararına katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!