WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2024/1155 E.  ,  2024/4400 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle,
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin bir şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma kullanılması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında zincirleme şekilde sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Sinop Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.06.2023 tarihli ve 2023/8 Esas, 2023/128 Karar sayılı kararı ile mevcut deliller değerlendirilerek müsnet suçlardan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle birinci fıkrasının ikinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına, ısrarlı takip suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasını (e) bendi uyarınca beraatine dair verilen kararın Katılan bakanlık vekili ve sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 08.11.2023 tarihli ve 2023/1712 Esas, 2023/1797 Karar sayılı kararı ile sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 123 ek (A) maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 ay hapis cezasına ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına dair verilen karar sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili, katılan mağdure vekili tarafından temyiz edilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın mağdureye yönelik cinsel saldırıda bulunduğuna ilişkin her türlü şüpheden uzak ve kesin delil elde edilemediğine, mağdurenin ve tanıkların aşamalarda çelişkili beyanlarda bulunduklarına, verilen cezada takdiri indirim nedeni uygulanmamasının kanuna aykırı olduğuna, taraflar arasında husumet bulunduğuna ilişkindir.

B. Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın mağdureye yönelik eylemlerinin sarkıntılık boyutunu aşarak 5237 sayılı Kanun 103 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğuna, ısrarlı takip suçunun 5237 sayılı Kanun'un 123 ek (A) maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi kapsamında çocuğa karşı işlendiğine, eksik ceza tayin edildiğine, Bakanlık lehine vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

C. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın mağdureye yönelik eylemlerinin sarkıntılık boyutunu aşarak 5237 sayılı Kanun 103 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğuna, ısrarlı takip suçunun 5237 sayılı Kanun'un 123 ek (A) maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi kapsamında çocuğa karşı işlendiğine, eksik ceza tayin edildiğine, Avukatlık Ücret Tarifesi uyarınca 5271 sayılı Kanun gereğince görevlendirilen müdafii ücretinin mahsup edilerek lehe vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE
A. Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan lehine mülkiyet hakkının ihlali suretiyle genelge ile ücreti vekaletin belirlenemeyeceği, 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirmesi nedeniyle vekâlet ücretine hükmedilmemesinin de yerinde olduğu, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusuna dair esastan ret kararına ve kurulan hükme yönelik sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili ve katılan mağdure vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmediği anlaşıldığından kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.

B. Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanık hakkında kurulan hükümde, olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurenin aşamalardaki beyanları, tanıkların aşamalardaki çelişkili beyanları, savunmalar ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında, İlk Derece Mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Tebliğnamede onama isteyen görüşe gerekçeye istinaden iştirak edilmemiştir.

IV. KARAR
A. Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 08.11.2023 tarihli ve 2023/1712 Esas, 2023/1797 Karar sayılı kararında sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili ve katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

B. Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 08.11.2023 tarihli ve 2023/1712 Esas, 2023/1797 Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bozma sebebine göre atılı suçtan tutuklu bulunan sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü bulunmadığı takdirde derhal salıverilmesinin temini hususunda en seri vasıtayla mahalline bilgi verilmesi için ilgili yerlere müzekkere yazılmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Sinop Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2024 tarihinde karar verildi.