9. Ceza Dairesi 2024/1100 E. , 2024/2968 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/461 E., 2023/112 K.
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, müstehcenlik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık, katılan Bakanlık vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY VE OLGULAR
1.Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 04.06.2021 tarihli, 2021/2 Esas, 2021/179 Karar sayılı kararı ile, sanığın, çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 43 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca 18 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendi, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası, 43 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; müstehcenlik suçundan aynı Kanun'un 226 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ve 120,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair verilen kararın sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesince sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusunın esastan reddine karar verilmiştir.
2.Kararın sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 28.06.2022 tarihli, 2022/2393 Esas, 2022/6675 Karar sayılı kararı ile ;" Sanığın kimliğinin tespitine ilişkin olarak sanığın beyanı dışında başkaca bir işlem yapılmadığının anlaşılması karşısında, Afganistan uyruklu sanığa ait nüfus ve adli sicil kayıtlarının, sanığın vatandaşı olduğu ülke ve gerektiğinde uluslararası kurum ve kuruluşlardan genelgeler doğrultusunda temin edilip, sanığın resmi kimlik bilgilerinin diplomatik yazışmalarla belirlenemediği takdirde soruşturma makamınca sanığın beyanı üzerine tespit edilen kimlik bilgileri, sanıktan usulüne uygun şekilde alınacak parmak izlerinin ve fotoğraf kayıt formu ile sanıktan temin edilecek fotoğraflarının Göç İdaresi Genel Müdürlüğüne gönderilerek Geçici Koruma Yönetmeliğinin 21 ve 22. maddeleri uyarınca sanığın Türkiye'ye kabul edilen yabancılardan olup olmadığının ve varsa yabancı kimlik numarası ile adres kayıt sistemindeki kayıtlarının tespit edilmesi, şayet kimliği bu şekilde belirlenmiyorsa 6458 sayılı Kanun'un 91. maddesi uyarınca çıkartılan Geçici Koruma Yönetmeliğinin 21. ve 22. maddeleri gereğince gerekli kayıtlarının yapılıp geçici koruma belgesi çıkarılıp gönderilmesi istenilerek belirlenen kimliği esas alınarak karar verilmesi gerekirken, 5271 sayılı CMK’nın 209. maddesine aykırı davranılması nedeniyle istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi," gerekçesiyle bozularak İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
3.Bozma üzerine yapılan yargılama neticesinde, Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 06.04.2023 tarihli, 2022/461 Esas, 2023/112 Karar sayılı kararı ile, katılanın iş yerinde çalışan sanığın, olay tarihinde on iki yaşından küçük katılan mağdureyi değişik zamanlarda birden fazla kez tehditle iş yerinin mutfak ve depo kısmına götürerek katılan mağdurenin anal bölgesine cinsel organını sürtmesi ve değişik zamanlarda birden fazla kez katılan mağdureden ön ve arka özel bölgelerinin fotoğraf ve videolarını çekmesini isteyerek katılan mağdurenin müstehcen görüntülerinin oluşturulmasını sağlama şeklinde gerçekleştirdiği kabul edilen eylemlerle ilgili mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde, çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 43 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca 18 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendi, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası, 43 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; müstehcenlik suçundan aynı Kanun'un 226 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ve 120,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Üst sınırdan ceza verilmesine ve Bakanlık lehine vekalet ücreti verilmesi gerektiğine yöneliktir.
B. Sanığın Temyiz İstemi
Sanığın eylemlerin suç olduğunu sonradan öğrendiğine, mahkûmiyet için kesin ve açık delillerin gerektiğine, yıllarca katılana ait işyerinde çok çalıştırıldığına, beraatine karar verilmesine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.
III.GEREKÇE
1.İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdani kanıya ulaşıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, kurulan hükümlere yönelik sanık ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmeyerek, kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirdiği nazara alınarak katılan Bakanlık vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 06.04.2023 tarihli, 2022/461 Esas, 2023/112 Karar sayılı kararında sanık ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!