WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2024/1098 E.  ,  2024/3104 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
ASIL KARAR TARİHİ : 17.04.2023
EK KARAR TARİHİ : 02.05.2023
SAYISI : 2023/714 E., 2023/821 K.
SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı reddi kararı
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama

Sanık hakkında kurulan asıl ve ek kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi.

İlk Derece Mahkemesince sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan beraatine dair 13.10.2020 tarih ve 2019/475 Esas, 2020/247 Karar sayılı ilama ilişkin katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf talepleri üzerine hükmün sanık aleyhine bozulmasının ardından söz konusu karara direnme yetkisi bulunmayan ve kanunen uymak zorunda olan İlk Derece Mahkemesince sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan dolayı sanığın 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair kurulan hükmün aslında Bölge Adliye Mahkemesince verilmiş bir karar olarak kabulünde zorunluluk bulunduğu, esas olarak Bölge Adliye Mahkemesince istinaf incelemesi sırasında tespit edilen hukuka aykırılıklar karşısında 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılmak suretiyle yapılacak yargılama sonucunda esasa ilişkin yeni hüküm kurulması gerektiği ve bu kapsamda bozma üzerine İlk Derece Mahkemesince kurulan yeni hükmün temyizi kabil olduğu belirlenmekle Bölge Adliye Mahkemesince temyiz talebinin reddine dair verilen ek kararın hukuka aykırı olması karşısında kaldırılmasına karar verildi.

Sanık müdafiin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.10.2020 tarihli ve 2019/475 Esas, 2020/247 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine dair verilen kararın katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 06.07.2022 tarihli ve 2021/616 Esas ve 2022/1344 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının kabulü ile "Katılan mağdurun aşamalardaki beyanlarının birbiriyle uyumlu olması, katılan mağdurun ailesi ile sanık arasında husumet bulunduğuna dair ciddi bir iddianın ileri sürülmemesi, katılan mağdurun iftira atması için geçerli bir sebep bulunmaması, yaşı itibariyle kendisine yönelik icra edilen dokunmaların cinsel saikle yapıldığının ayrımına varabilecek durumda olması, katılan mağdurun aynı gün durumu annesine bildirmesi, annesinin şikayetçi olmamasını istemesine rağmen intikal tarihinde annesinden habersiz olarak okuldan kaçıp karakola gidip şikayetçi olması hususları birlikte değerlendirildiğinde; sanığın bu eylemlerini cinsel arzularını tatmine yönelik olduğu sonucuna varılmış olup, ani, kesik, süreklilik arz etmeyen ve yoğunlaşmayan nitelikte bulunması nedeniyle sarkıntılık suretiyle cinsel istismar suçundan eylemine uyan 6763 sayılı yasayla değişik TCK'nın 103/1. fıkra 2.cümlesi gereğince CMK'nın 226/2. maddesine göre ek savunması alındıktan sonra cezalandırılması gerektiği gözetilmeden dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile sanığın beraatine karar verilmek suretiyle CMK'nın 289/1-g maddesine muhalefet edilmesi" nedeniyle İlk Derece Mahkemesinin kararının bozulmasına dair karar verilmiştir.

2. Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.02.2023 tarihli ve 2022/162 Esas, 2023/27 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair verilen kararın katılan mağdure vekili ve sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin olmak üzere esastan reddine karar verilmiş, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 02.05.2023 tarihli ve 2023/714 Esas, 2023/821 Karar sayılı ek kararı ile sanık müdafiin temyiz talebinin 5271 sayılı Kanun'un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine, karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin reddi ile ek kararın onanması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın, çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılması gerektiğine ve lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi istemine ilişkindir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Bozma üzerine verilen İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurularını kesin olarak reddeden Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile savunma haklarının kısıtlandığına, bozma kararının yok hükmünde sayılmasına ve istinaf talepleri dikkate alınarak sanığın beraatine karar verilmesine, beraatine karar verilmediği takdirde celse açılarak dosya kapsamında keşif taleplerinin reddedilmesi ve husumet iddiası üzerine katılan mağdurenin annesinin dinlenmemesi şeklindeki eksik inceleme ile verilen kararın bozularak toplanmayan delillerin toplanmasına karar verilmesine ilişkindir.

III. GEREKÇE
1. Olayın intikal şekli ve zamanı, katılan mağdurenin aşamalardaki beyanları, sanığın suç tarihindeki yaşı ve dosya içindeki mevcut raporları ile ayağının takılması ile katılan mağdureye temas ettiği savunması ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın iddia konusu eylemi cinsel saikle gerçekleştirdiğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Bozma sebebine göre Tebliğnamede temyiz isteminin reddini isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan Bakanlık vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 17.04.2023 tarihli ve 2023/714 Esas, 2023/821 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, sayın Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.04.2024 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY

Daire çoğunluğunca sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün bozulmasına karar verilmiş ise de;
Sanık ile katılan mağdurun dükkan komşusu oldukları, olay günü mağdurun boş koli ihtiyacını karşılamak amacıyla sanıkla birlikte sanığa ait depoya indiği, sanığın mağdura boş koli verdikten sonra mağdurla birlikte deponun merdivenlerinden çıktıkları esnada mağdurun kalçasına kısa süreli dokunduğu, mağdurun olayın şoku ile "mehmet amca" diye seslenmesi üzerine sanığın "tamam bişey yok" diyerek pışpışlar tarzda iki kez daha mağdurun aynı bölgesine dokunduğu, depodan çıktıktan sonra ise mağdurun elindeki kolileri yere indirmek bahanesiyle sanığın mağdurun ellerine dokunduğu anlaşılmış olup, mağdurun sanığa iftira atması için sebep bulunmaması, yaşı itibariyle kendisine yönelik icra edilen dokunmaların cinsel saikle yapılıp yapılmadığının ayrımına varabilecek durumda olması, mağdurun aynı gün durumu annesine bildirmesi, annesinin olayın duyulması halinde kavga çıkacağını ve mağdurun adının kötüye çıkacağını söyleyerek mağdurdan şikayetçi olmamasını istemesine rağmen intikal tarihinde mağdurun annesinden habersiz olarak kolluğa gidip şikayetçi olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın olay sırasında ayağının tökezlediği yönündeki savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu anlaşılmakla hakkındaki mahkumiyet hükmünün yerinde olduğu ve onanması gerektiği kanaatinde olduğumdan bozma yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.