WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2024/1086 E.  ,  2024/5937 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin sanıklar hakkında verilen mahkûmiyet kararlarının sanıklar müdafileri tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 26.10.2022 tarihli 2022/1994 Esas, 2022/2219 Karar sayılı kararı ile "Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kamu davasına katılma talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden karar başlığında müşteki olarak gösterilmesi, sevk maddelerinin bütün sanıklar yönünden yazılmasına rağmen iddianame anlatımında yağma suçundan sadece sanık ... hakkında kamu davası açıldığının belirtilmesi suretiyle diğer sanıklar yönünden yağma suçundan kamu davası açılıp açılmadığı hususunda tereddüte yol açılması karşısında, gerekiyorsa diğer sanıklar yönünden de yağma suçundan usulünce kamu davasının açılması sağlanıp bu dava ile birleştirilerek tereddütün giderilmesinden sonra sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde her üç sanığında yağma suçundan mahkumiyetine karar verilmesi, 5271 sayılı CMK'nın 217. maddesinin birinci fıkrasında “Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir” ve aynı Kanunun 210. maddesinin birinci fıkrasında ise “Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez” hükümlerine yer verilmiş olup, bu kapsamda aynı zamanda olayın tek tanığı konumunda bulunan mağdurenin maddi hakikatın ortaya çıkarılması açısından duruşmaya getirilerek iddiaya konu hususlarla ilgili dinlenip, bu mümkün olmadığı takdirde soruşturma evresinde verdiği beyanı duruşmada okunduktan sonra sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken dinlenilmesinden vazgeçilen mağdurenin soruşturma aşamasındaki beyanı da okunmadan yazılı şekilde karar verilmesi, hükmün gerekçe kısmında, sanıkların birbirlerinin eylemine iştirak etmek suretiyle mağdureye yönelik birden fazla eylem gerçekleştirdiklerinin kabul edilmesi karşısında, sanıklar hakkında TCK'nın 43. maddesinin iki kez uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, öte yandan sanıkların aynı ortamda ve birbirlerinin peşi sıra mağdureye organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel saldırıda bulunmaları şeklinde meydana gelen olayda, TCK'nın 43. maddesinde öngörülen "değişik zaman" unsurunun ne suretle gerçekleştiğinin denetime elverecek şekilde karar yerinde tartışılıp gösterilmemesi" gerekçesiyle bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
2. İstanbul Anadolu 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.09.2023 tarihli ve 2023/362 Esas, 2023/365 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında ayrı ayrı nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102/2, 102/3-d, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 18 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan Kanun'un 109/2, 109/3-b, 109/5, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, nitelikli yağma suçundan Kanun'un 149/1-c-d-h, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına dair verilen kararın katılan Bakanlık vekili ve sanıklar müdafileri tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın samimi ikrarda bulunduğuna, alt sınırdan hüküm kurulmamasının hukuka aykırı olduğuna, yağma suçu açısından hakkında somut delil olmamasına rağmen ceza verilmesine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi ve alt sınırdan uzaklaşılmasının hukuka aykırı olduğuna, sanığın tutukluluk halinin devamına ilişkin kararın hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
B.Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığa isnat edilen suçlar bakımından yeterli ve somut bir delil bulunmadığına, cinsel saldırı suçunu işlemediğine, mağdurun kendi isteğiyle sanığa para verdiğine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu da işlemediğine, olayın taraflar alkollüyken ve rızayla işlendiğine, eksik incelemeyle karar verildiğine, kararın bozulmasına ilişkindir.
C.Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Duruşmada okunmayan ve tartışılmayan bir delilin hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğuna, eksik kamera kayıtlarına dayanarak mahkûmiyet hükmü kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, dinlenen tanık beyanlarının doğruluğu ve tarafsızlığı teyit edilmeksizin hükme esas alınarak sanık hakkında mahkûmiyet tesisinin, adil yargılanma ilkesine ve hakkaniyete aykırı olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin göz ardı edildiğine, sanık hakkında üst hadden ceza verilmesinin yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. GEREKÇE
A.Sanıklar Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B.Sanıklar Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
1. Sanık ...'ın mağdurun cebinden 50,00 TL para alması eyleminden dolayı sanıklar Şah Sultan ve Mesut'un suça ne şekilde iştirak ettiğinin karar yerinde tartışılmadan mahkümiyet hükmü kurulması sebebiyle kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmuştur.
2. Mağdurun 50,00 TL parasını alan sanıklar hakkında, suç tarihi itibarıyla paranın satın alma gücü ve günün ekonomik koşulları birlikte değerlendirildiğinde, 5237 sayılı Kanun’un 150/2. maddesi gereğince sanıklara verilen cezadan değer azlığı nedeniyle indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR
A.Sanıklar Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 29.11.2023 tarihli ve 2023/2403 Esas, 2023/2253 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1 maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B.Sanıklar Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 29.11.2023 tarihli ve 2023/2403 Esas, 2023/2253 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 18. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2024 tarihinde karar verildi.