9. Ceza Dairesi 2023/9863 E. , 2024/3943 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/111 E., 2023/65 K.
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Sanıklar hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismar suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, altıncı fıkrası uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.12.2016 tarihli ve 2011/101 Esas, 2016/233 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi sonucunda sanıkların beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, altıncı fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca ayrı ayrı 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ilişkin hükümlerin sanıklar müdafileri, katılanlar vekili ve katılan Bakanlık vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine dair kararının sanıklar müdafileri, katılanlar vekili ve katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 01.12.2022 tarihli ve 2021/20915 Esas, 2022/10853 Karar sayılı kararı ile ''İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca düzenlenen 15.02.2016 tarihli raporda, mağdurenin yapılan muayenesinde Depresif Uyum Bozukluğu tespit edildiği, tespit edilen bu psikiyatrik tablonun ruh sağlığını bozacak mahiyet ve derecede olduğu, bu tablonun iddia edildiği gibi cinsel istismara bağlı ortaya çıkabileceği ya da aralarında yaş farkı fazla olmayan mağdur ile sanıkların hile, şiddet veya zorlama olmaksızın erken yaşta cinsel deneyim yaşamasına bağlı olabileceği gibi olay sonrası gelişen psikososyal stres ve çatışmalar nedeniyle de ortaya çıkabileceği, bunlar ve sanıklar arasında tıbben ayırım yapılamayacağına ilişkin tespit karşısında, ilk derece mahkemesince mevcut haliyle sanıklar haklarında 5237 sayılı TCK'nın 103/6. maddesinin uygulanamayacağı nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması'' nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
2. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2023 tarihli ve 2023/111 Esas, 2023/65 Karar sayılı kararı ile sanıkların ayrı ayrı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... Müdafilerinin Temyiz İstemleri
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, olay tarihi olan 2011 den beri yargılamanın devam etmesinin adil yargılanma hakkının ihlali olduğuna, mağdurenin yargılamada sanık ... ile ilişkiye girdiğini hatırlamadığını beyan ettiğine, mağdure beyanlarının çelişkili olduğuna, tanık ...'un beyanında mağdurun isim vermediğini beyan ettiğine, sanık ... hakkında mahkumiyet hükmü vermeye yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık ... Müdafilerinin Temyiz İstemleri
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, mağdurenin aşamalarda ve Adli Tıp Kurumunda verdiği ifadeler arasında çelişkiler bulunduğuna, mağdurenin bakire olmamasının atılı suçun işlendiği anlamına gelmeyeceğine, mağdureyi tanık ...'un yönlendirdiğine, tanık ...'un beyanında mağdurenin isim vermediğini beyan ettiğine, mağdurenin şikayetten vazgeçtiğine, sanık ... hakkında mahkumiyet hükmü vermeye yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir
C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, üst sınırdan ve takdiri indirim uygulanmadan ceza verilmesi gerektiğine, mağdurenin ruh sağlığının bozulması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin altıncı fıkrasının uygulanması gerektiğine, Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1.5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirdiği nazara alınarak katılan Bakanlık vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
2. 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla kurulan hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2023 tarihli ve 2023/111 Esas, 2023/65 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!