WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/9657 E.  ,  2024/2454 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/567 E., 2021/464 K.
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet (çocuğun cinsel istismarı)
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve tehdit suçundan 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.04.2010 tarihli ve 2009/1544 Esas, 2010/436 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın çocuğun cinsel istismarı ve tehdit suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

2. Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.04.2010 tarihli ve 2009/1544 Esas, 2010/436 Karar sayılı kararının katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 17.06.2014 tarihli ve 2012/10969 Esas, 2014/8232 Karar sayılı kararı ile "Mağdure çocuğun kovuşturma aşamasında dinlenmesi sırasında psikoloji, psikiyatri, tıp veya eğitim alanında uzman bir kişi bulundurulmayarak Ceza Muhakemesi Kanununun 236 ncı maddesinin üçüncü fıkrasına muhalefet edilmesi" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.12.2014 tarihli ve 2014/689 Esas, 2014/887 Karar sayılı kararı ile çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve tehdit suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

4. Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.12.2014 tarihli ve 2014/689 Esas, 2014/887 Karar sayılı kararının katılan mağdure vekilinin tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 17.09.2019 tarihli ve 2017/9991 Esas, 2019/10882 Karar sayılı kararı ile "Sanığın üzerine atılı çocuğun basit cinsel istismarı suçunu düzenleyen 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonrası öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla davaya bakma, delilleri değerlendirme ve suç vasfının tayini ile buna göre lehe kanunu belirleme görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek 5235 sayılı Kanunun 12 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 4 üncü maddeleri gereğince görevsizlik kararı verilmesinde zorunluluk bulunması" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.10.2019 tarihli ve 2019/883 Esas, 2019/688 Karar sayılı kararı ile Yargıtay bozma kararı doğrultusunda görevsizlik kararı vererek sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan yargılanmasının yapılması için dosyayı görevli ve yetkili Ankara Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.

6. Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.12.2021 tarihli ve 2019/567 Esas, 2021/464 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Daha önce Asliye Ceza Mahkemesinin ve Yargıtay savcılarının sanığın beraatini talep ettiği, ancak yeni bir delil olmamasına rağmen Mahkeme savcısının mahkumiyet talep ettiğine, ancak dosyada bulunan deliller ile talep arasındaki uyum bulunmadığına, mağdurenin Cumhuriyet savcısındaki beyanında bulunan Psikolog ...'nin mağdurenin beyanlarında samimi olmadığı kanaatinde olduğunu bildirdiğine, mağdure ...'ün hazırlıkta, Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesi duruşmasında, ve Kütahya Asliye Ceza Mahkemesinde talimatla verdiği ifadelerinde sürekli olarak birbiriyle tutarsız beyan ve iftiralarda bulunduğuna, soruşturmada sanığın cinsel organını kendi cinsel organına soktuğunu beyan etmesine rağmen kovuşturmada ilişkinin sürtünme şeklinde olduğunu beyan ettiğine, mağdure ile katılanların ifadelerinde de çelişkiler, tutarsızlıklar bulunduğuna, şikâyetten sonra da katılan ... ile sanığın birçok defa birlikte olduklarına, ordu evinde buluştuklarına, birçok mesaj gönderdiğine, telefon mesajlarında, sanığın dünyanın en iyi babası olarak gördüğüne, iftiraya kurban gittiğine ve hala çok sevdiğini ve inandığını açıkça söylediğine, sanığın Asliye Ceza Mahkemesindeki beraatini kutladığına, mağdurenin 01.06.2010 tarihli mesajda; "Babacım iletir misin ... ablama onları çok seviyorum. Baba seni de seviyorum." şeklinde olup sanığı çok sevdiğine, sanığın davada beratından sonra, katılan ...'in sanığı Kütahya'ya çağırdığına ve ordu evine kızı Rabia'yı da getirip buluştuklarına, boşanma davasında dinlenen tanıklar ... ve eşi ...'un buluşmayı doğruladıklarına ve evliliği devam ettirmek istediğini, anne babasının etkisi altında kalmakta olduğunu beyan ettiğini, ...'ün de ayrılmaları sebebiyle pişman olduğunu beyan ettiğini söylediklerine, şikâyetten sonra katılan ...'in sanıktan 50.000 TL karşılığında konuyu kapatacaklarına dair mesaj çektiğine, tarafların ayrı yaşayıp 2020 yılında katılan ...'in boşanma davası açtığına ve diğer hususlara ilişkindir.

B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması gerektiğine, tehdit suçundan açılan kamu davası hakkında karar verilmesi gerektiğine ve diğer hususlara ilişkindir.

III. GEREKÇE
1. Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurenin başka delillerle doğrulanmayan soyut ve çelişkili beyanları, raporlar, mesajlar, tanık anlatımları, savunma ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde hukuka aykırılık bulunmuştur.

2. Sanık hakkındaki iddianamede tehdit suçundan açılan kamu davası bakımından zamanaşımı süresi içerisinde karar verilmesi mümkün görülmüştür.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.12.2021 tarihli ve 2019/567 Esas, 2021/464 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının
temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.03.2024 tarihinde karar verildi.