WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/9612 E.  ,  2024/510 K.
"İçtihat Metni"...
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/456 E., 2023/81 K.
ŞİKAYETÇİ : ...
MAĞDURE : ...
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi ve altıncı fıkrası uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Anılan kararın Bakanlık vekili, o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin, 05.02.2020 tarihli ve 2019/2628 Esas ve 2020/805 Karar sayılı kararı ile Bakanlık vekilinin temyizinin reddine ve kararın onanmasına karar vermiştir.

3. Dairemizin onama kararına Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, 18.02.2021 tarih ve 11613 sayı ile itiraz kanun yoluna başvurulmuştur.

4. Dairemizin 22.11.2021 tarihli ve 2021/19379 Esas ve 2021/9233 Karar sayılı ilamı ile itirazın reddine karar verilerek dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.

5. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.03.2022 tarihli ve 2022/9-66 Esas ve 2022/210 Karar sayılı kararı ile itirazın değişik gerekçe ile kabulü, Dairemizin kararının kaldırılması ve Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.12.2014 tarihli ve 2013/339 Esas ve 2014/397 Karar sayılı kararın bozulmasına karar verilmiştir.

6. Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.02.2023 tarihli ve 2022/456 Esas, 2023/81 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43, 62, ve 53 üncü maddeleri uyarınca kazanılmış hakkı da gözetilerek 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

7. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının onama görüşlü Tebliğnamesi ile dosya Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Bozma sonrasında Mahkemenin duruşma açmasına rağmen olayın esasını tartışmadan karar verdiğini, hazır olan savunma tanığını dinlemediğini, aynı olay ile ilgili sanık hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğini, bu karara rağmen mahkumiyet kararı verilmesinin yasal olmadığını, suçun Akçakoca’da işlendiğini, Mahkemenin yetkisiz olduğunu, itirazlarına rağmen yetkisizlik kararı verilmediğini, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendinin uygulanarak fazla ceza verildiğini, sanık aleyhine delil bulunmadığını, mağdure ve şikayetçinin beyanlarının çelişkili olduğunu, sanığın yaşadığı ekonomik sıkıntılar nedeni ile geçimsizlik yaşadıklarını, sonrasında bir araya geldiklerini, birlikte iş kurduklarını ve boşanma ilamını kesinleştirmediklerini, şikayetçinin eşinin başka bir kadın ile ilişkisi olduğunu düşündüğü için böyle bir iddiada bulunduğunu, mağdurenin soruşturma sırasında yurda alınması nedeni ile psikolojisinin bozulduğunu beyanla sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdure ve şikayetçinin aşamalarda değişen çelişkili anlatımları, sanığın savunması ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek müsnet suçtan beraat yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Anılan nedenle onama talep eden Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.

IV. KARAR
Gerekçede açıklanan nedenlerle Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.02.2023 tarihli ve 2022/456 Esas 2023/81 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.01.2024 tarihinde karar verildi.
...