9. Ceza Dairesi 2023/9576 E. , 2024/1454 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/205 E., 2023/141 K.
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma
Mağdur vekilinin temyiz istemi yönünden; suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdurun ve velayet hakkına sahip babasının kovuşturma evresinde verdiği ifadelerinde şikâyetçi olmadıklarını beyan etmeleri karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden o yer Cumhuriyet savcısının hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 20.12.2018 tarihli ve 2018/6910 Esas, 2018/7683 Karar sayılı kararı ile özetle, sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkûmiyeti ile hata hükümlerinin tartışılmaması gerekçeleriyle ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkı saklı tutularak hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin bozma kararına uyulmasına karar verildikten sonra yapılan yargılama sonucunda Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.01.2020 tarihli ve 2019/18 Esas, 2020/15 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 5271 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 05.04.2022 tarihli ve 2021/13203 Esas, 2022/3206 Karar sayılı kararı ile özetle, hata hükümlerinin tartışılıp bu yöndeki savunmanın reddi nedenleri karar yerinde açıklandıktan sonra hüküm tesis edilmesi gerekirken bozma ilâmına uyulmasına rağmen sanık hakkında hata hükümlerinin tatbikine dair değerlendirme yapılmaksızın yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması nedeniyle, ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkı saklı tutularak hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.04.2023 tarihli ve 2022/205 Esas, 2023/141 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli istismarı suçundan, suçun kanuni tanımındaki maddi unsurlarında kaçınılmaz hataya düştüğünden 5237 sayılı Kanun'un 30 ncu maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca sanığın beraatine karar verilmiştir.
4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca mağdur vekilinin temyiz isteminin reddi, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yönünden hükmün bozulması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Sanığın atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunun sübuta ermesine rağmen yetersiz ve sanığın sorgudaki beyanı dışında delil bulunmamasına rağmen hata hükümlerinden bahisle beraat kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olmasına ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Mağdur Vekilinin Temyiz İsteğinin İncelenmesinde
Suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdurun ve velayet hakkına sahip babasının kovuşturma evresinde verdiği ifadelerinde şikâyetçi olmadıklarını beyan etmeleri karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükmü temyize hak ve yetkisi bulunmadığından, vaki temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereğince 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteğinin İncelenmesinde
Sanığın müdafii huzurunda alınan kolluktaki beyanında mağdur ile cinsel ilişkiye girdiğini kabul etmesi, daha sonraki aşamalarda mağdurun kendisini on yedi yaşında tanıttığına dair savunması, mağdur beyanları, tıbbi rapor içerikleri ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, mağdur ile cebir veya tehdit olmaksızın cinsel ilişkiye giren sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunduğu nazara alınıp, buna göre cinsel ilişkiye girme eylemlerinin aynı Kanun'un 104 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturup, öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasında belirtilen on iki yıllık olağanüstü dava zamanaşımına tabi bulunduğu ve suç tarihi ile inceleme günü arasında olağanüstü zamanaşımı süresinin geçtiği belirlenmiştir.
IV. KARAR
A. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle mağdur vekilinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince REDDİNE,
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.04.2023 tarihli ve 2022/205 Esas, 2023/141 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.02.2024 tarihinde karar verildi.
...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!